The aim of this study is to examine how traditional femininity roles attributed to women by society are reproduced through television series, and to reveal how the media reinforces women’s subordinate positions in patriarchal societies by presenting gendered stereotypes. In this context, the series Kızılcık Şerbeti, which reproduces patriarchal codes and confines female characters to traditional roles, was selected as the sample. The research specifically focuses on the eighteenth episode of the series, analyzing its discourses through the method of Critical Discourse Analysis. The central problem addressed in this study is why women’s real-life experiences are not adequately represented in television dramas, how male-dominated discourse is sustained, and how women are depicted within this framework. Furthermore, the study explores the obstacles to representing women as strong and independent individuals and how such representations shape gender roles. From a feminist theoretical perspective, the analysis critically examines how the violence experienced by the character Nursema is represented, her position within a patriarchal social structure, and how these representations reproduce gender inequality. By analyzing the dialogues in the series, the critical discourse analysis method aims to reveal how gender roles are discursively constructed.
Bu çalışmanın amacı, toplum tarafından kadınlara atfedilen geleneksel kadınlık rollerinin televizyon dizileri aracılığıyla nasıl yeniden üretildiğini incelemek ve medyanın cinsiyetçi stereotipleri sunarak ataerkil toplumdaki kadınların ikincil konumlarını nasıl pekiştirdiğini ortaya koymaktır. Bu bağlamda, ataerkil yapıya ait kodları yeniden üreten ve kadın karakterlerini geleneksel rollerle sınırlandıran Kızılcık Şerbeti dizisi örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada dizinin birinci sezonunda Nursema karakterinin uğramış olduğu baskılar; söylemler, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, ataerkil söylem çerçevesinde ele alınmış, bu bölümlerdeki söylemler eleştirel söylem analizi yöntemiyle incelenmiştir. Çalışmanın temel sorunsalı, kadınların gerçek yaşamdaki deneyimlerinin dizilerde neden yeterince temsil edilmediği, erkek egemen söylemin nasıl sürdürüldüğü ve bu söylem içinde kadınların nasıl resmedildiğidir. Ayrıca, kadınların güçlü ve bağımsız bireyler olarak temsil edilmesinin önündeki engeller ile bu temsillerin toplumsal cinsiyet rollerini nasıl şekillendirdiği de çalışmanın odak noktalarından biridir. Feminist teori perspektifinden hareketle, Kızılcık Şerbeti dizisinde Nursema karakterinin maruz kaldığı şiddetin temsil biçimleri, ataerkil toplum yapısı içindeki konumu ve bu temsillerin toplumsal cinsiyet eşitsizliğini nasıl yeniden ürettiği eleştirel bir şekilde analiz edilmiştir. Eleştirel söylem analizi yöntemi, dizideki diyalogları çözümleyerek toplumsal cinsiyet rollerinin nasıl inşa edildiğini ortaya koymayı hedeflemektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İletişim Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 29 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 8 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 27 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 4 Sayı: 13 |