Cemal Süreya'nın Hayatı
Cemal Süreya (asıl adı Cemalettin Seber), 1931’de Erzincan’da doğdu. Haydarpaşa Lisesi’nden sonra Ankara Üniversitesi’nde Maliye ve İktisat Bölümü’nü 1954’te bitirdi. İlk şiiri “Şarkısı-Beyaz” Mülkiye dergisinde yayımlandı. 1954’te göreve başladığı Maliye Bakanlığı’nda müfettiş yardımcılığı ve müfettişlik yaptı; 1965’te ayrıldığı göreve 1971’de döndü, 1982’de Maliye Tetkik Kurulu’nda başmüfettişlikten emekli oldu.
Cemal Süreya, modern Türk şiirinin en belirleyici ve yenilikçi akımlarından İkinci Yeni’nin önde gelen isimlerindendir.
1961’de Papirüs dergisini kurdu, bu dergi 1981’e kadar aralıklı olarak yayımlandı. 1977'de Türkiye Yazıları, 1986’da Maliye Yazıları dergilerini kurdu ve yazı işleri müdürlüğünü üstlendi. Şair, bir söyleşisinde 17 dergi batırdığını söyler.
Yazarlık hayatı boyunca Oluşum, Pazar Postası, Yeditepe gibi birçok yayında şiirler, yazılar kaleme aldı. Üvercinka (1958) adlı şiir kitabıyla Yeditepe Şiir Ödülü’ne, Göçebe’yle (1966) Türk Dil Kurumu Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Toplu şiirleri Sevda Sözleri (1984) adıyla yayımlanan Cemal Süreya, 1990’da İstanbul’da öldü. Eşi Zuhal Tekkanat’a yazdığı On Üç Günün Mektupları (1990) ölümünden sonra yayımlandı.
Cemal Süreya
Sevda Sözleri: Bütün Şiirleri
2020, Can Sanat Yayınları A.Ş.
Cemal Süreya’nın Maliye Yazıları Dergisi ile İlgili Günlükleri
Cemal Süreya, günlüklerinde Maliye Yazıları ile ilgili olarak şunları yazmıştı:
İlhan Ersen’le buluştuk. Maliye dergisi için yaptığımız küçük soruşturmanın sonuçlarını değerlendirdik. Dergi için ad aradık...
(335. Gün)
İlhan Ersen, Maliye dergisi için kurulacak ortaklığın tüzük tasarısını hazırlamış. Re Cafe’de oturup o tasarıyı bir kez de birlikte gözden geçirdik.
(357. Gün)
... Maliye Yazıları için İlhan Ersen’le Maliye Bakanlığı’na gittik. Teftiş Kurulu’na ve Tetkik Kurulu’na. Ziya Müezzinoğlu ve Ziya Kayla’yı evlerinde ziyaret ettik. ...
(449. Gün)
... İlhan Ersen’le birlikte Maliye Yazıları için bir bağlantı yeri arıyoruz. Büro değil de, bir büronun bir köşesine atılmış bir masa.
(455. Gün)
... Öğleden sonra Sait Maden’e uğradım. Maliye Yazıları'nın kapağı için çok güzel bir düzenleme yapmış. ...
(480. Gün)
Mehmet İzmen Ocak ayı başında öldü. Maliye Yazıları için onun hayat öyküsüyle ilgili öğeler toplarken şiir yazdığını da öğrendim. İzmen’in şiirlerinin güzel oluşu bir maliye müfettişi olarak göğsümü kabarttı. Hele bir tanesi var ki esir etti beni, Ömer Bedrettin’ler, Kocatürk’ler, Koryürek’ler kaç para?
Aşkımın bahçesinde çalıştım tek bir güle.
Buradaki “çalıştım” sözcüğü o günler için (Mehmet İzmen 1909 doğumlu) çok ilginç.
(496. Gün)
Maliye Yazıları için gelecek yazılardan kaygılıydım. Ama yazı akmaya başladı. Sanırım, güzel bir dergi olacak. ...
(504. Gün)
Sonunda Maliye Yazıları'nın ilk sayısı çıktı. Maliye müfettişi arkadaşlar eski Todori’de yemek yedik. ...
(563. Gün)
Maliye Yazıları'nın yeni sayısı için Yön Ajans’a gittim. Cemal Şener yoktu. Yetiştirememişler. Elde ciltlenmiş beş dergi verebildiler....
(596. Gün)
Maliye Yazıları benim için çok şeyiyle tıpkı Türkiye Yazıları serüveni gibi oldu. İkisini de yazmalıyım bir gün.
Bu sonuncusu daha dokunaklı.
(776. Gün)
Maliye Yazıları
Sayı 22
Ocak-Şubat 1990
Cemal Süreya'nın Derginin Kuruluşunda Meslektaşlarına Yazdığı Mektup
Maliye Yazıları
Sayı 22
Ocak-Şubat 1990
Cemal Süreya'nın Maliye Yazıları’ndaki İlk Sunuş Yazısı
"Eleştiremediğimiz şey bizim değildir.” Maliye Yazıları’nın amacını ya da çıkış nedenini yukarıdaki cümleyle özetleyebiliriz. Eleştiride değerlendirme ya da boy ölçüşme kadar, eleştirileni edinme de önemlidir. Asıl olan, gerçeği bulmak değil, onun çevresinde tutkuyla dolanmaktır. Bu da, kişiyi, çağın değerler zinciri ya da düşünsel gökadaları arasında kendine bir yer seçmeye götürür. Kazanılan bakış bir çeşit var olmaktır.
Maliye Yazıları, mesleği eleştiri olmuş bir grubun, eski, yeni bir kısım üyelerince çıkarılıyor. Maliye ve Ekonomik Yayınlar Anonim Şirketi’ni kuranlar çok çeşitli düşünsel köklere bağlı, hiç de türdeş diyemeyeceğimiz kişiler. Bu gerçek, Maliye Yazıları’nın yüzünü de ortaya çıkarıyor: çeşitliliğin dergisi.
Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde gelirler ve giderler yönünden Tersane’nin işlerini bir türlü anlayamadığını itiraf eder. Tersane, imparatorluğun, o günlerdeki 3 KİT’inden biridir (öbür ikisi Darphane ve Tophane). Bu sayıdaki “Anadolu Oturumu”nu KİT’lerin özelleştirilmesi konusuna ayırdık. Aslında bu tartışma Evliya’dan da eskilere gider. Ama KİT’lerin özelleştirilmesi güncellik de kazanmış bir konu. Bir tartışmanın sınırlarını aşmış; sıcak bir “iş” haline gelmiş. KİT’lerin özelleştirilmesi olayını okura bir dosya olarak sunmak için “Anadolu Oturumu”nu konuyla çok yakından ilgili birkaç arkadaşımızın “saplama” yazı ya da konuşmalarıyla da zenginleştirelim dedik: Necati Oktay, Burhan Ulutan, Nazif Kocayusufpaşaoğlu.
Dergimizin bir meslek grubunun eski yeni bir kısım üyesi tarafından çıkarıldığını söyledik. Ama, hemen belirtelim, açık bir yayın organıdır Maliye Yazıları. Maliye, iktisat, hukuk, toplumbilim, tarih, budunbilim vb. konularında kendini kurtarmış her yazıya sayfalarımız açıktır.
Ülkemizde makro analize cesaret edenlerin, çoğunca, mikro deneylerden hiç geçmedikleri görülüyor. Bu, onları sık sık spekülasyon tuzağına düşürebiliyor. Ama, mikro analizcilerin çoğunca makro plana geçemedikleri de ayrı bir gerçek. Maliye Yazıları sayfalarında bu iki türün kesişme noktalarına yer hazırlayabilirse, ne mutlu ona!
Gelecek sayıda buluşalım."
Maliye Yazıları
Sayı 1
Haziran-Temmuz 1986