This article focuses on how knowledge production processes and the position of the researcher must be transformed within the context of Anthropocene debates. Conceptualized as a "overflow of millennia," in this article the Anthropocene is analyzed through the monocultural structures observed in agricultural and industrial systems. To confront this "overflow," the study emphasizes the necessity of transforming the monocultural character of knowledge production systems, including scientific knowledge. Finally, a discussion is conducted on the ecological transformation of knowledge, accompanied by the views of various researchers through concepts such as transdisciplinarity, participatory science, and action research. The paper draws attention to the complex, multi-layered, and relational structures of the crises inherent to the Anthropocene —such as climate change, biodiversity loss, resource depletion, and increasing social injustices—and emphasizes the need for a multi-dimensional transformation, ranging from scientific knowledge production to scientific ethics, and from the position of the researcher to knowledge systems, in order to face these multiple crises.
anthropocene monoculture transdisciplinarity epistemic monoculture epistemic diversity
Bu makale Antroposen tartışmaları bağlamında bilgi üretim süreçlerinin ve araştırmacının konumunun nasıl dönüştürülmesi gerektiğine odaklanmaktadır. Makale boyunca “binlerce yılın taşması” olarak konumlandırılan Antroposen kavramı, tarımsal ve endüstriyel sistemlerde görülen monokültürel yapılar üzerinden anlaşılmaya çalışılmış ve bu “taşkın”la yüzleşebilmek için, bilimsel bilgi üretimi de dahil olmak üzere bilgi üretim sistemlerinin monokültürel karakterinin dönüştürülmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Ve nihayetinde bilginin ekolojik dönüşümü için; transdisiplinerlik, katılımcı bilim, eylem araştırması gibi kavramlar üzerinden farklı araştırmacıların görüşleri eşliğinde bir tartışma yürütülmüştür. Makalede Antroposen’e içkin krizlerin –iklim değişikliği, biyoçeşitlilik kaybı, kaynakların tükenişi ve artan toplumsal adaletsizlikler- karmaşık, çok katmanlı ve ilişkisel yapılarına dikkat çekilmekte; bu çoklu krizlerle yüzleşebilmek için bilimsel bilgi üretiminden bilimsel etik anlayışına, araştırmacının konumundan bilgi sistemlerine kadar çok boyutlu bir dönüşüm ihtiyacı vurgulanmaktadır.
antroposen monokültür transdisiplinerlik bilgi monokültürleri epistemik çoğulluk
Beni bu makale için teşvik eden Ege Üniversitesi Antroposen Araştırma Grubu (ANTROG) üyelerine teşekkürü borç bilirim.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çevre ve Kültür |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 22 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 19 Ocak 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.17572/mj2025.2.268-288 |
| IZ | https://izlik.org/JA33UM64AF |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 12 Sayı: 2 |