<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<!DOCTYPE article PUBLIC "-//NLM//DTD JATS (Z39.96) Journal Publishing DTD v1.4 20241031//EN"
        "https://jats.nlm.nih.gov/publishing/1.4/JATS-journalpublishing1-4.dtd">
<article         dtd-version="1.4">
            <front>

                <journal-meta>
                                                                <journal-id>yok</journal-id>
            <journal-title-group>
                                                                                    <journal-title>OLBA</journal-title>
            </journal-title-group>
                            <issn pub-type="ppub">1301-7667</issn>
                                        <issn pub-type="epub">2687-6558</issn>
                                                                                            <publisher>
                    <publisher-name>Mersin Üniversitesi</publisher-name>
                </publisher>
                    </journal-meta>
                <article-meta>
                                        <article-id/>
                                                                                                                                                                                            <title-group>
                                                                                                                        <article-title>PHOKAIA’DAKİ PALMİYE SÜTUN BAŞLIĞI VEKÖKENİ</article-title>
                                                                                                                                                                                                <trans-title-group xml:lang="en">
                                    <trans-title>Das Palmenkapitell in Phokaia und seine Herkunft</trans-title>
                                </trans-title-group>
                                                                                                    </title-group>
            
                                                    <contrib-group content-type="authors">
                                                                        <contrib contrib-type="author">
                                                                <name>
                                    <surname>Arıcı</surname>
                                    <given-names>Sabri</given-names>
                                </name>
                                                                    <aff>Mersin Üniversitesi, Turizm Fakültesi Turizm Rehberliği Bl. 33342 Mersin</aff>
                                                            </contrib>
                                                                                </contrib-group>
                        
                                        <pub-date pub-type="pub" iso-8601-date="20150501">
                    <day>05</day>
                    <month>01</month>
                    <year>2015</year>
                </pub-date>
                                                    <issue>23</issue>
                                        <fpage>141</fpage>
                                        <lpage>174</lpage>
                        
                        <history>
                                            </history>
                                        <permissions>
                    <copyright-statement>Copyright © 1998, OLBA</copyright-statement>
                    <copyright-year>1998</copyright-year>
                    <copyright-holder>OLBA</copyright-holder>
                </permissions>
            
                                                                                                <abstract><p>Yunan dünyasında ele geçen palmiye sütun başlıkları kendine has formuyla   dikkat çekmektedir. Bu başlık, genel olarak Kalathos, ters çan ya da çanak şeklinde   bir formun etrafına palmiye yaprakları sarılmış şekilde görünmektedir. Anıtsal   mimaride Arkaik dönemden Hellenistik döneme kadar oldukça seyrek olarak,   Roma döneminde ise daha yaygın kullanıldığı görülmektedir. Yunan dünyasında   Arkaik dönemde, Arkades (Girit), Phokaia ve Delphi’deki Klazomenai ile Massalia hazine binalarında kullanılanlar olmak üzere dört yerde karşımıza çıkmaktadır. Bu   başlıklara benzeyen en erken örnekler ve en yaygın olanları Mısır’da karşımıza   çıkmaktadır. Mısır palmiye sütun başlıklarının ilk taş örnekleri MÖ 3. binin   ortalarında ortaya çıkmaktadır. Ancak en yoğun olarak MÖ 2. binin ortalarında   kullanılmıştır. Üzerinde küçük bir abakusu olan bu başlıklarda, orta damarı oldukça belirgin olan yapraklar yukarıdan kavis yapacak şekilde bir eğimle sarkarlar.   Bu yapraklar aşağıda hepsi kurdele ile bağlanmış bir buket gibi görünmektedir.   Başlığın bitiminde yani kurdelenin alt kısımda üçlü sarılan halkalar dikkat çekmektedir. Mısır Palmiye sütun başlıkları Yunan örneklerine göre daha zarif bir görünüm   sergilemektedir. Mısır’da bu başlıklar, bazen diğer sütun çeşitleriyle karışık olarak   bazen de kendi başına yapı girişlerinde, kutsal içerikli yapıların avlu ve stoalarında   simgesel bir mimari eleman olarak kullanılmıştır. Yunan dünyasında ise palmiye ile   ilgili sütun başlığı veya benzer tarzdaki ilk bilgiler, MÖ 7. yüzyıldan itibaren antik   kaynaklardan alınmaktadır. Günümüze ulaşmayan bu eserler, mimaride kullanılan   bir elemandan çok, tek başına duran bir sütun başlığı veya sütun gövdeli üst kısmı   palmiye ağacı şeklinde simgesel anlamlar yüklenerek kullanıldığı anlaşılmaktadır.   Ele geçen ilk somut örnekler, Girit-Arkades’te bulunan ve kendine özgü formuyla   dikkat çeken palmiye başlığı, Yunan dünyasındaki taştan yapılmış sütun başlıkları   arasındaki en erken örnektir. Kalathosu andıran gövdenin üst bölümü konveks   şeklinde olup, 26 yapraklı başlığın aşağıdan yukarıya doğru sarkan yaprak uçları   genişleyerek şekil almıştır. Bu düzenin altında yaprakları toplar şeklinde görülen   sarmal bir halka bulunmaktadır. Yaprakların ortasından dikey olarak inen merkezi   damar şeklinde görülen sarmal bir halka bulunmaktadır. Devşirme malzeme olarak   kullanılan bu abakuslu başlık küçük olması sebebiyle, muhtemelen ya bir adak ya   da cenaze töreninde simgesel bir amaç için kullanılmıştır. Başlığın Mısır ve Girit   etkisi hakkında birtakım tartışmalar bulunmaktadır. Diğer örnekler, Delphi’deki   Massalia (Marsilya) ve Klazomenai (Urla) hazine binalarında kullanılan palmiye   başlıkları Phokaia’daki örneğe benzemektedir. Klazomenai başlığı, Massalia   başlığına göre yaprak sayısı daha fazla ve bu sebeple de daha büyük yapılmıştır.   Massalia’nın Phokaia’nın kolonisi olması ve Klazomenai’nin denizden Phokaia’ya   yakın olmasının özellikle bu konu açısından aralarında yakın bir ilişkinin olması   gerekmektedir. Bu başlıklarda, diğer palmiye tipi başlıklardan ayıran en önemli   özellik, merkezi (orta) damarının ortadan kalkmış olmasıdır. Başlıkların in antis   planlı hazine binalarının ön tarafında kullanıldıkları tahmin edilmektedir. Bu   başlıkların Arkades ve Phokaia örneklerinden sonra yapıldığı tahmin edilmektedir.   Phokaia palmiye başlığının yapraklarındaki merkezi damarın belirginliğiyle dikkat çekmektedir. Bu yönüyle özellikle Mısır ve Arkades örneklerine çok benzemektedir.12 kıvrım yapan yaprağa sahiptir. Başlık, Athena tapınağının ilk yapım   evresinde, pronaosta, muhtemelen Tanrıça Athena ile bağlantılı zaferi simgeleyen   mimari bir eleman olarak kullanılmıştır. Gözenekli tüf taşından yapılan başlık abakussuz kullanılmıştır. MÖ 6. yüzyılın başlarında yapılan Phokaia palmiye başlığı,   bu tarihle, Hellen dünyasındaki mimaride kullanılan en erken taş palmiye başlık   olarak değerlendirilmelidir. Phokaia başlığı, MÖ 7. yüzyılın ikinci yarısından   itibaren Phokaia’nın Naukratis’le (Mısır) yaptığı yoğun ticari ilişkiler sonucunda   gelmiş olabileceği görüşü önem kazanmaktadır</p></abstract>
                                                                                                                                    <trans-abstract xml:lang="en">
                            <p>In der griechischen Welt ist das Palmenkapitell mit seiner eigentümlichen Form recht auffälig. Es tritt zumeist Kalathos-förmig, also eher in einer Glocken- oder Schalenform nach oben auf und ist von Palmenblättern umgeben. In der monumentalen Architektur ist es von der archaischen bis zur hellenistischen Zeit selten anzutreffen, wogegen es sich in der römischen Zeit eher bemerkbar macht, in der es ziemlich weitverbreitet gewesen war. Das Palmenkapitell tritt in der hellenistischen Welt während der archaischen Zeit in vier Orten wie Arkades (Kreta), Phokaia (Foça) und in den Schatzhäusern Clazomenai (Urla) und Massalia (Marseille) in Delphi auf. Die frühesten Beispiele, die den genannten Besipielen am meisten ähneln sowie die, die weiter verbreitet waren, tauchen in Ägypten auf. Den ersten äyptischen Beispielen der Palmenkapitelle aus Stein begegnen wir Mitte 3000 v.Chr. Jedoch wurden diese größtenteils Mitte 2000 v. Chr. verwendet. Auf diesen Palmenkapitellen mit kleinem Abakus, hängen die Blätter von oben mit recht flagranter mittlerer Ader bogenförmig herunter. Weiter unten bilden alle Blätter zusammen einen Strauß, umgebunden mit einer Schleife. Im Schlusstein des Kapitells, also im unteren Teil dieser Schleife, fallen Ringe im Dreier-Wickel auf. Im Vergleich zu ihren hellenisten Beispielen treten die äyptischen Palmenkapitelle mit mehr Eleganz hervor. In Ägypten wurden diese Kapitelle teils mit verschiedenen Arten von Säulen gemischt, teils einzeln an Eingängen oder teilweise in Höfen oder Stoas von Sakralbauten als symbolisches architektonisches Element benutzt. In der griechischen Welt sind die ersten Angaben oder weitere Einblicke über das Palmenkapitell ab dem 7. Jahrhundert. v.Chr. aus antiken Quellen zu entnehmen. Es hat sich herausgestellt, dass diese Werke, die leider unsere Zeit nicht erreicht haben, statt eines architektonischen Elements, eher als ein allein stehendes Kapitell oder als ein Schaft in Palmenform verwendet wurden, denen wiederum eine symbolisierende Bedeuteung beigemessen wurde. Das erste konkrete Beispiel, das in Kreta-Arkades aufgefundene Palmenkapitell mit seiner eigentümlichen Form, stellt das früheste Beispiel für die Steinkapitelle der griechischen Welt dar. Der obere Teil des Schafts in Konvexform, der uns an ein Kalathos erinnert, erhielt seine Form durch die 26 Blätter am Kapitell, indem die Blattspitzen von unten nach oben sich aufbreitend hochsteigen und wieder herunterhängen. Ein spiralförmiger Ring, der sich unmittelbar unter dieser Ordnung befindet, fügt diese Blätter zusammen. Dadurch dass dieses Kapitell mit Abakus recht klein war und als Einsammelmaterial benutzt wurde, ist es anzunehmen, dass es entweder als Gelübde oder als Symbol bei einer Beerdigung diente. Der äyptische oder kretanische Einfluss steht wiederum zur Debatte. Die anderen Beispiele wie die Kapitelle in den Schatzhäusern Massalia (Marseille) und Clazomenai (Urla) in Delphi, sehen sich mit dem in Phokaia recht ähnlich aus. Das Clazomenai-Palmenkapitell erscheint durch die Mehrzahl seiner Blätter größer als das Massalia-Kapitell. Dadurch dass Massalia eines der Kolonien von Phokaia war und dass Clazomenai und Phokaia sich über den Seeweg näher lagen, weist wiederum auf die Ähnlichkeit und auf eine enge Beziehung hin. Die genannten Kapitelle unterscheiden sich von weiteren Arten der Palmenkapitelle größtenteils durch die aufgehobene mittlere Blattader. Man vermutet, dass diese Kapitelle am Eingang der Schatzhäuser im in antis–Plan angewendet worden sind, wobei auch die Wahrscheinlichkeit besteht, dass die Palmenkapitelle in Phokaia und Arkades die Vorgänger dieser Kapitelle gewesen sind. Des Weiteren fallen die flagranten mittleren Blattadern des PhokaiaPalmenkapitells recht deutlich auf, was die Ähnlichkeit mit seinen Beispielen in Ägypten und Arkades hervorhebt. Das Phokaia-Kapitell hat 12 Palmenblätter. Es wurde in der ersten Bauphase des Athena Tempels als symbolisierendes architektonisches Element am Pronaos angewendet, was vermutlich einen Triumph Athenas andeutet. Das Kapitell aus Tuffstein mit Poren wurde ohne Abakus verwendet. Das Phokaia Palmenkapitell, das in den Anfängen des 6. Jahrhundert v.Chr. erstellt wurde, sollte mit seiner Datierung als das früheste Beispiel in der griechischen Architektur für Palmenkapitelle aus Stein bewertet werden. Die Annahme, dass das Phokaia-Palmenkapitell ab der zweiten Hälfte des 7. Jahrhunderts v.Chr. unter dem Einfluss des regen Handels zwischen Phokaia und Naucratis (Ägypten) sich bemerkbar machte, ist von großer Bedeutung.</p></trans-abstract>
                                                            
            
                                                            <kwd-group>
                                                    <kwd>Palmiye başlığı</kwd>
                                                    <kwd>   orta damar</kwd>
                                                    <kwd>   kalathos</kwd>
                                                    <kwd>   Athena tapınağı</kwd>
                                                    <kwd>  
Mısır.</kwd>
                                            </kwd-group>
                                                        
                                                                            <kwd-group xml:lang="en">
                                                    <kwd>Palmenkapitell</kwd>
                                                    <kwd>   mittlerer Blattader</kwd>
                                                    <kwd>   Kalathos</kwd>
                                                    <kwd>   Athena
Tempel</kwd>
                                                    <kwd>   Ägypten.</kwd>
                                            </kwd-group>
                                                                                                            </article-meta>
    </front>
    <back>
                            <ref-list>
                                    <ref id="ref1">
                        <label>1</label>
                        <mixed-citation publication-type="journal">Diodorus Siculus   Diodorus Siculus, Bibliothece Historikhe (Library of History of Diodorus Sicily), (Çev. C. H. Oldfather), 1953, London.</mixed-citation>
                    </ref>
                                    <ref id="ref2">
                        <label>2</label>
                        <mixed-citation publication-type="journal">Herodotos   Herodot Tarihi, (Çev. M. Ökmen), 1993, İstanbul.</mixed-citation>
                    </ref>
                                    <ref id="ref3">
                        <label>3</label>
                        <mixed-citation publication-type="journal">Pausanias Pausanias. Hellados Periegesos (Description of Greece), (Çev. W.H.S. Jones), 1954, London.</mixed-citation>
                    </ref>
                                    <ref id="ref4">
                        <label>4</label>
                        <mixed-citation publication-type="journal">Plutarkhos   Plutarkhos, Bioi Paralelloi (Plutharch’s Parallel Lives), (Çev. B. Perrin), 1948, London.</mixed-citation>
                    </ref>
                                    <ref id="ref5">
                        <label>5</label>
                        <mixed-citation publication-type="journal">Strabon  Strabon, Geographica (Coğrafya) XII-XIII-XIV, (Çev. A. Pekman), 1993, İstanbul.</mixed-citation>
                    </ref>
                                    <ref id="ref6">
                        <label>6</label>
                        <mixed-citation publication-type="journal">Thukydides   Peloponnessos Savaşları, (Çev. F. Akderin), 2010, İstanbul.</mixed-citation>
                    </ref>
                            </ref-list>
                    </back>
    </article>
