The transformation of gender-based relations is one of the issues that late Ottoman and early Republican novels focus on in the context of Turkish modernization. The difference and contribution of this study is that it discusses gender relations with an intersectional approach by including the transformation of urban spatiality that progresses parallel to the history of modernization. By synthesizing literary and sociological perspectives, it explores how gender roles and identities were shaped by modernization in terms of sharing urban spaces. Using qualitative thematic analysis, this study focuses on four novels written between 1874 and 1931—Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Araba Sevdası, Çalıkuşu, and Fatih-Harbiye—where the sense of urban space is a central theme. Findings indicate that in the Republican period, women developed a stronger sense of identity and belonging in urban spaces, reflecting broader social transformations. Key aspects include shifts in traditional gender roles, a small opportunity to experience the city, walking safely on the street, and lastly the feeling of belonging in the city. This study highlights that women’s engagement with the city extends beyond a simple male-female dichotomy, requiring an intersectional discussion of social backgrounds. By combining gender studies, literary analysis, and urban sociology, this research offers a nuanced understanding of gender, spatiality, and modernization in Turkish literature and history.
Urban sociology Urban identity Turkish modernization Turkish novels Gender-based spatialities
Cinsiyet temelli ilişkilerin dönüşümü Osmanlı son dönem ve Cumhuriyet ilk dönem romanlarının Türk modernleşmesi ekseninde odaklandığı konulardan biridir. Bu çalışmanın farkı ve katkısı ise modernleşme tarihiyle paralel ilerleyen kentsel mekanın dönüşümünü de araştırmaya dahil ederek toplumsal cinsiyet ilişkilerini kesişimsel bir yaklaşımla tartışmasıdır. Bir başka deyişle bu çalışma edebi ve sosyolojik perspektifleri sentezleyerek toplumsal cinsiyet kimliklerinin kentsel mekânların paylaşımı açısından modernleşme tarafından nasıl şekillendirildiğini araştırır. Çalışmanın yöntemi niteliksel tematik analiz olup, kapsamı ise 1874-1931 yılları arasında yazılan, kentsel mekan duygusunun merkezi bir tema olduğu Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, Araba Sevdası, Çalıkuşu, Fatih-Harbiye romanlarıdır. Bulgular, Cumhuriyet döneminde kadınların, modernleşme projeleriyle yönlendirilen daha geniş toplumsal değişimleri yansıtan, kentsel mekanlara bağlı daha güçlü bir kimlik ve aidiyet duygusu geliştirmeye başladığını ortaya koymaktadır. Geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini, şehri deneyimlemek için küçük bir fırsatı, sokakta güvenli bir şekilde yürümeyi ve son olarak şehirde aidiyet duygusunu vurgulayan temel bulgular, Osmanlı İmparatorluğu‘nun son döneminden Cumhuriyet’in ilk dönemine kadar kentsel mekanlarda kadınların temsili açısından kademeli dönüşümleri göstermektedir. Bu geçiş süreci kentle geliştirilen ilişkinin basit bir kadın-erkek ayrımından daha fazlasını içerdiğini ve kesişimsel bir yaklaşımla kadınların toplumsal arkaplanlarının tartışmaya dahil edilmesi gerektiğini bize göstermektedir. Bu çalışma kadın çalışmalarını, edebi analizi ve kentsel yaşama ilişkin sosyolojik perspektifleri birleştirerek, toplumsal cinsiyet, mekansallık ve modernleşme konusunda nüanslı bir anlayış sunmaktadır.
Kent sosyolojisi Kentsel kimlik Türk modernleşmesi Türk romanı Cinsiyet temelli mekânsallıklar
Birincil Dil | İngilizce |
---|---|
Konular | Kent Sosyolojisi ve Toplum Çalışmaları |
Bölüm | Research Articles |
Yazarlar | |
Erken Görünüm Tarihi | 25 Mart 2025 |
Yayımlanma Tarihi | |
Gönderilme Tarihi | 22 Ocak 2025 |
Kabul Tarihi | 15 Mart 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 22 Sayı: 2 |