Ursula K. Le Guin’in Anlatış (The Telling, 2000) adlı romanı, dil, kültür ve kolektif bellek arasındaki ilişkiyi sorgulayarak, otoriter ve baskıcı bir rejim altında kültürel anlatıların sistematik olarak yok edilmeye çalışılmasını ele alır. Maurice Halbwachs’ın kolektif bellek konusundaki teorik yaklaşımlarına dayanan bu çalışma, ileri teknolojiye sahip totaliter bir rejim tarafından geçmişe dair tüm anlatıların yok edilmesiyle ortaya çıkan bilim distopyasında bellek ve anlatı arasındaki ilişkiyi analiz etmeyi amaçlar. Ana karakter Sutty, kurgusal Aka gezegenindeki Okzat-Ozkat’ta yaptığı gizli araştırmalar neticesinde, anlatının sadece dilsel bir yapı olmadığını, aynı zamanda kültürel aktarımın ve kolektif belleğin temel unsuru olduğunu keşfeder. Bu bağlamda, çalışma, yazılı ve sözlü kültürün toplumsal kimliği ve kolektif belleği nasıl şekillendirdiğine odaklanırken, baskıcı rejimin belleği kontrol etme ve dönüştürme çabalarına rağmen anlatının ve metinsel söylemlerin bir direniş aracı olarak işlevselliğini inceler. Roger Chartier’in metinsel toplum (société textuelle) kavramına referansla, eserdeki toplum yapısı, metinlerin yazıldıkları toplumsal ve tarihi bağlamdan bağımsız olmadıklarını göstermekte ve bu nedenle metinlerin toplumsal yapıları ve pratikleri şekillendiren temel unsurlardan olduğunu öne çıkararak anlatıların kolektif bellek içinde korunduğunu örneklemektedir.
Ursula K. Le Guin Anlatış Kolektif Bellek Metinsel Toplum Kültür
Ursula K. Le Guin’s novel The Telling (2000) addresses the relationship between language, culture, and collective memory, examining the systematic eradication of cultural narratives under an authoritarian and oppressive regime. Grounded in Maurice Halbwachs’ theoretical approach on collective memory, this study analyzes the relationship between memory and narrative within a science fiction dystopia where a highly technologically advanced totalitarian regime seeks to obliterate all accounts of the past. The protagonist, Sutty conducts clandestine research in Okzat-Ozkat on the fictional planet Aka and discovers that narrative is not merely a linguistic structure but also a fundamental component of cultural transmission and collective memory. The study focuses on how written and oral cultures shape social identity and collective memory while examining the functionality of narrative and textual discourse as tools of resistance despite the oppressive regime’s efforts to control and transform memory. Referring to Roger Chartier’s concept of the textual society (société textuelle), the analysis of the social structure in the novel underscores that texts are not independent of the social and historical contexts in which they are produced. Hence, it highlights the role of texts as fundamental elements shaping social structures and practices, exemplifying how narratives are preserved within collective memory.
Ursula K. Le Guin The Telling Collective Memory Textual Society Culture
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | Kuzey Amerika Dilleri, Edebiyatları ve Kültürleri |
Bölüm | Araştırma Makaleleri |
Yazarlar | |
Erken Görünüm Tarihi | 27 Mart 2025 |
Yayımlanma Tarihi | 28 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 5 Şubat 2025 |
Kabul Tarihi | 26 Mart 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 8 Sayı: 1 |
* Hakemlerimizin uzmanlık alanlarını detaylı olarak girmesi süreçte hakem ataması açısından önem arz etmektedir.
* Dergimize gönderilen makaleler sadece ön değerlendirme sürecinde gerekçe gösterilerek geri çekilebilir. Değerlendirme sürecine geçen makalelerin geri çekilmesi mümkün değildir. Anlayışınız için teşekkür eder iyi çalışmalar dileriz.