BibTex RIS Kaynak Göster

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ PERSPEKTİFİNDEN DİJİTAL BÖLÜNME VE FARKLI YAKLAŞIMLAR

Yıl 2016, Cilt: 3 Sayı: 5 - Cilt: 3 Sayı: 5, 301 - 319, 11.01.2017

Öz

İnternet teknolojilerindeki gelişmeler, hem bireyler hem de toplumlar için ekonomiden eğitime, siyasal katılımdan haberleşmeye kadar pek çok alanda önemli yenilikler ve açılımlar getirmiştir. Bu açılımlara paralel olarak bu teknolojilere erişim ve kullanım becerisine sahip olmak, bireyler ve toplumlar arasında kimi zaman mevcut eşitsizlikleri tekrar üretmekte, kimi zaman da yeni eşitsizlik biçimleri yaratmaktadır. Günümüz toplumlarında yaşamsal bir öneme sahip olan bilgi, siyasal, kültürel, ekonomik sistemlerin ve halkların geleceğini yakından ilgilendirmektedir. Soyut bir kavram olmasına karşın büyük bir maddi güç üreten bilgi için de mevcut olan bir sahip olma ve sahip olamama durumu söz konusudur. Enformasyon toplumu olarak adlandırılan günümüz toplumunda bilgi ve iletişim teknolojilerine sahip olmak ve bunları etkin biçimde kullanmak hem uluslara hem de bireylere önemli avantajlar sağlamakta, buna karşılık bu teknolojilerden yoksun olmak ise pek çok açıdan önemli dezavantajlar yaratmaktadır. Bu çalışmada bilgi ve İnternet teknolojilerine erişim konusunda gelişmiş ve az gelişmiş ülkeler ile aynı ülke içinde yaşayan farklı kesimler arasında yaşanan eşitsizliği ifade etmek için kullanılan dijital açık kavramı, toplumsal cinsiyet eşitsizliği perspektifinden ele alınmıştır. Cinsiyet, bilgi ve iletişim teknolojilerine erişebilme ve bu teknolojileri nitelikli olarak kullanabilme açısından önemli bir değişken olarak tespit edilmektedir. Mevcut çalışmalar ışığında dünya genelinde bazı ülke örnekleri üzerinden kadınlar ve erkekler arasındaki İnternet erişimi ve kullanımı konusundaki farklılıklar ortaya konulmuş ve ardından Türkiye’deki duruma bakılmıştır. Çalışma sonucunda özellikle gelişmekte olan ülkelerin hemen hepsinde erkeklerin İnternet teknolojilerini kullanım konusunda kadınlardan daha avantajlı konumda olduğu görülmüştür. Bu durum kadınları hem erkekler, hem de gelişmiş ülkelerdeki hemcinsleri karşısında dezavantajlı konuma düşürmektedir. Kadınlar ve erkekler arasındaki İnternet kullanım oranlarında görülen fark ve farkın keskinliği ülkelerin sosyo-ekonomik durumuna göre değişiklik göstermekte, gelişmişlik ve refah 

seviyesi düştükçe fark keskinleşmektedir. Aynı ülke içerisindeki kullanım oranları da yine eğitim seviyesi ve kent/kır ayrımı gibi pek çok faktörden etkilenmekte, kırda yaşayan kadınlar erkeklere ve kentte yaşayan kadınlara nazaran daha dezavantajlı konumda görünmektedir. Kadınların tümüyle avantajlı konumda olmasalar da istatistiksel açıdan İnternet kullanımında erkeklere yakın bir oran sağladıkları tek değişken eğitimdir. Kadınların eğitim seviyesi yükseldikçe, bilgisayar ve İnternet kullanımının arttığı görülmektedir. Ancak bunun olumlu bir sonuç olarak değerlendirilebilmesi için İnternet kullanım amaçlarının da dikkate alınması gerektiği fark edilmektedir. Türkiye’de ise İnternet kullanımı hızla artmakta, ancak dijital cinsiyet açığı hala keskin bir biçimde karşımızda durmaktadır.

İnternet teknolojilerine kolay, güvenilir ve nitelikli erişime sahip olmamak, bilginin serbest dolaşım avantajından mahrum olmak anlamına geldiği için, bu temel bir yurttaşlık hakkı olarak görülmelidir. Bu nedenle dijital açığı ortadan kaldırmak, yalnızca teknolojik yatırımların planlanması boyutunda değil, sosyal politikalar içerisinde de ele alınmalıdır. Ülkenin her yerinde ucuz ve güvenli internet erişiminin yanı sıra, e-okuryazarlık eğitimlerinin de isteyen herkesin ulaşabileceği şekilde düzenlenmesi bir gerekliliktir. İnternete erişim tüm yurttaşlar için anayasal olarak güvence altına alınmalı, asgari standartlar belirlenerek erişim konusunda eşitlik sağlanması için kapsayıcı politika ve projeler hayata geçirilmelidir. Cinsiyetler arasında görülen dijital açığın kapatılması ise toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin mücadelenin önemli bir parçası olarak görülmeli ve İnternet teknolojilerinin kadınların sosyal ve ekonomik hayata daha etkin katılımının bir aracı olarak kullanılması yolunda adımlar atılmalıdır. Kadınlara ücretsiz yeni medya okuryazarlığı eğitimleri verilmeli, kadınların bilgi iletişim teknolojilerine erişimi noktasında pozitif ayrıcalıklar uygulanmalı, bu sektördeki girişimci kadınlar devlet tarafından desteklenmelidir. Ayrıca ülkeler arasındaki dijital açığın kapatılması adına da uluslararası örgütler düzeyinde de çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Ulusal ve uluslararası düzeydeki politika ve projelerle sektördeki firmaların İnterneti bir ‘erkek alanı’ olarak gören bakışı yıkacak şekilde kadın odaklı yazılımlar geliştirmesi de oldukça önemlidir.

Anahtar Sözcükler: dijital açık, dijital cinsiyet açığı, İnternet, Türkiye 

Yıl 2016, Cilt: 3 Sayı: 5 - Cilt: 3 Sayı: 5, 301 - 319, 11.01.2017

Öz

Toplam 0 adet kaynakça vardır.

Ayrıntılar

Bölüm Araştırma Makaleleri
Yazarlar

Emel Baştürk Akca

Buket Kaya Bu kişi benim

Yayımlanma Tarihi 11 Ocak 2017
Gönderilme Tarihi 17 Ocak 2017
Yayımlandığı Sayı Yıl 2016 Cilt: 3 Sayı: 5 - Cilt: 3 Sayı: 5

Kaynak Göster

APA Akca, E. B., & Kaya, B. (2017). TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTLİĞİ PERSPEKTİFİNDEN DİJİTAL BÖLÜNME VE FARKLI YAKLAŞIMLAR. Intermedia International E-Journal, 3(5), 301-319.

Creative Commons Lisansı Intermedia International E-journal

Bu eser Creative Commons Alıntı-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.