Bu makale, feminist siyaset ile popülizm arasındaki ilişkiyi, “popülist feminizm” ve “feminist popülizm” ayrımı üzerinden teorik olarak tartışmayı amaçlamaktadır. Popülist feminizm, neoliberalizmin toplumsal cinsiyet söylemini araçsallaştırarak kadın haklarını rejimlerin meşruluk üretiminin parçası hâline getirirken; feminist popülizm, patriyarkal ve kapitalist tahakküm biçimlerine karşı çoğulcu ve kolektif bir halk siyaseti önerir. Çalışma, Nancy Fraser’ın “üçlü hareket” modeli ile Cinzia Arruzza vd.’nin “%99 için feminizm” perspektifi doğrultusunda feminist popülizm üzerinden, özgürleşme, yeniden bölüşüm ve tanınma taleplerini, eşdeğerlik zinciri içinde birleştirerek antikapitalist ve enternasyonalist bir mücadele hattı kurmayı hedeflemektedir. Bu anlamda, makale, popülist feminizmin sistem içi uzlaşmacı doğasını vurgularken, feminist popülizmin halkı yeniden inşa eden, duygulanımsal ve yapısal bir politik pratik olarak ortaya çıkışını kuramsal ve siyasal düzlemde tartışmaya çalışmaktadır. Böylelikle feminist popülizm, neoliberal çağda feminist mücadelenin yeniden siyasileştirilmesi için stratejik bir imkân/ihtimal olarak önerilmektedir.
Bu makale, Siyasi İlimler Türk Derneği’nin (SİTD) III. Ulusal Siyaset Bilimi Kongresi’nde sunulmuş olan, “Feminist Popülizm ve %99 İçin Siyasal Katılım ve Karar Alma Süreçlerinde Eşit Temsil” isimli bildiri özetinden yararlanılarak hazırlanmıştır.
This article explores the theoretical relationship between feminist politics and populism, distinguishing between “populist feminism” and “feminist populism”. While populist feminism uses neoliberal gender discourse to legitimise political regimes, feminist populism offers pluralistic, collective popular politics aimed at challenging patriarchal and capitalist domination. Building on Nancy Fraser’s “triple movement” model and the “Feminism for the 99%” perspective developed by Cinzia Arruzza and others, the article conceptualises feminist populism as an anti-capitalist, internationalist strategy articulating demands for emancipation, redistribution and recognition as part of a chain of equivalence. In doing so, the article highlights feminist populism as an affective and structural political practice that reconstitutes the public sphere. It also critically examines the system-compatible and consensual nature of populist feminism.To conclude, the article presents feminist populism as a strategic approach to re-politicising feminist struggles in the neoliberal era.
Bu makale, Siyasi İlimler Türk Derneği’nin (SİTD) III. Ulusal Siyaset Bilimi Kongresi’nde sunulmuş olan, “Feminist Popülizm ve %99 İçin Siyasal Katılım ve Karar Alma Süreçlerinde Eşit Temsil” isimli bildiri özetinden yararlanılarak hazırlanmıştır.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Gender and Politics |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | June 15, 2025 |
| Acceptance Date | December 4, 2025 |
| Publication Date | February 20, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.53376/ap.2026.05 |
| IZ | https://izlik.org/JA36GZ86BG |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 18 Issue: 1 |