Üst gastrointestinal sisteme âit spesifik şikayetleri olmayan 65 asemptomatik kişide endoskopik muayene yapıldı ve her vakada antrum ve korpus-fundus bölgesinden ikişer biyopsi alınarak histopatolojik olarak incelendi. Vakaların üçünde (& 4,61) mideye safra reflüsü görüldü. Bu oran mideye safra reflüsünün nadiren asemptomatik olduğunu göstermektedir. Her üç vakanın da endoskopiye bağlı olduğu düşünülse bile bu oran oldukça düşüktür. Alkalen reflux gastritis (ARG) bir vakada, Ze 1,53 saptandı. Bu oran ARG'in hemen daime, semptomlarla, birlikte olduğunu ortaya koymaktadır,Peptik ülser ya da peptik ülserasyona eğilimin bazen semptom
vermeyebileceğini gördük (X 9,32). Ameliyatlardan sonra dispeptik şikayetleri başlayan hastalar bu gruptan olabilir. Bu tür hastalarda komplikasyon gelişmesine fırsat bırakmadan deneme tedavisi başlatılmalıdır. Endoskopik olarak en çok gördüğümüz lezyon kronik gastrittir (X 52,30). Histopatolojik olarak saptanan gastrit (7 81,5) bazen
endoskopik olarak görülememektedir. Özellikle yüzeyel gastritlerin fark edilememesi ihtimali yüksektir. Gastrit tanısı için histopatolojik tanı gereklidir Endoskopi yapılan her vakada görülen lezyonlardan biyopsi alındığı gibi antrum ve korpus-fundus alanlarından da, sistematik olarak biyopsi alınmalıdır. Böylece ağır kronik atrofik gastritli
vakaların izlenmesi mümkün olur.
Üst gastrointestinal sisteme âit spesifik şikayetleri olmayan 65 asemptomatik kişide endoskopik muayene yapıldı ve her vakada antrum ve korpus-fundus bölgesinden ikişer biyopsi alınarak histopatolojik olarak incelendi. Vakaların üçünde (& 4,61) mideye safra reflüsü görüldü. Bu oran mideye safra reflüsünün nadiren asemptomatik olduğunu göstermektedir. Her üç vakanın da endoskopiye bağlı olduğu düşünülse bile bu oran oldukça düşüktür. Alkalen reflux gastritis (ARG) bir vakada, Ze 1,53 saptandı. Bu oran ARG'in hemen daime, semptomlarla, birlikte olduğunu ortaya koymaktadır,Peptik ülser ya da peptik ülserasyona eğilimin bazen semptom
vermeyebileceğini gördük (X 9,32). Ameliyatlardan sonra dispeptik şikayetleri başlayan hastalar bu gruptan olabilir. Bu tür hastalarda komplikasyon gelişmesine fırsat bırakmadan deneme tedavisi başlatılmalıdır. Endoskopik olarak en çok gördüğümüz lezyon kronik gastrittir (X 52,30). Histopatolojik olarak saptanan gastrit (7 81,5) bazen
endoskopik olarak görülememektedir. Özellikle yüzeyel gastritlerin fark edilememesi ihtimali yüksektir. Gastrit tanısı için histopatolojik tanı gereklidir Endoskopi yapılan her vakada görülen lezyonlardan biyopsi alındığı gibi antrum ve korpus-fundus alanlarından da, sistematik olarak biyopsi alınmalıdır. Böylece ağır kronik atrofik gastritli
vakaların izlenmesi mümkün olur.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Internal Diseases |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Publication Date | March 31, 1989 |
| IZ | https://izlik.org/JA48YW49DW |
| Published in Issue | Year 1989 Volume: 42 Issue: 1 |