This study investigates the role of seasonal factors in the pathogenesis of preeclampsia and eclampsia—serious hypertensive disorders of pregnancy. Based on six clinical cases observed at Ankara University Faculty of Medicine's Department of Obstetrics and Gynecology during May and June of 1954, the article emphasizes the influence of sudden climatic shifts, including abrupt wind direction changes and temperature fluctuations, on the autonomic nervous system. These environmental changes are proposed to exacerbate vagosympathetic imbalance in pregnant individuals predisposed to toxemia. The article also delves into the hormonal imbalances—particularly involving estrogen, progesterone, and chorionic gonadotropin—that contribute to adaptation failure and the development of organ-specific gestoses. Clinical and laboratory findings, fetal outcomes, and pathological examinations suggest that preeclampsia is not solely an endogenously driven condition but is also significantly affected by environmental stressors. The findings underscore the importance of close monitoring and environmental regulation during climatically unstable periods like spring and autumn for at-risk pregnancies.
Bu makalede, preeklampsi ve eklampsi gibi gebelik zehirlenmeleriyle seyreden klinik tabloların oluşumunda mevsimsel faktörlerin etkisi ele alınmıştır. Ankara Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği’nde 1954 yılı Mayıs ve Haziran aylarında gözlemlenen altı olgu üzerinden yapılan değerlendirmede, bu döneme özgü sıcak-soğuk hava geçişlerinin, ani rüzgâr yönü değişikliklerinin ve iklim istikrarsızlıklarının, nörovejetatif sistemde vagosimpatik distoniyi tetikleyerek gebelerde toksik tabloya zemin hazırladığı vurgulanmaktadır. Çalışma, aynı zamanda hormon dengesizliklerinin (özellikle östrojen, progesteron, chorionik gonadotropin) bu nörovejetatif bozukluklara katkısını da detaylı olarak tartışmakta ve gebelikteki adaptasyon mekanizmalarının yetersizliğinin organ gestozlarına yol açtığını ileri sürmektedir. Vakaların klinik seyirleri, laboratuvar bulguları, doğum sonuçları ve patolojik tetkikler doğrultusunda yapılan analiz, preeklampsi tablosunun yalnızca endojen değil, aynı zamanda çevresel faktörlerin etkisiyle ağırlaştığını ortaya koymaktadır. Bu nedenle, ilkbahar ve sonbahar gibi suhunet farklarının sık görüldüğü dönemlerde gebelerin çevresel koşullara karşı daha dikkatli izlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Clinical Sciences (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Publication Date | December 31, 1959 |
| IZ | https://izlik.org/JA77RU23YN |
| Published in Issue | Year 1959 Volume: 12 Issue: 3-4 |