Gastric and Duodenal Peptic Ulcer Bleeding And Surgical Treatments
Abstract
This retrospective study evaluated 36 cases of gastro-duodenal peptic ulcer bleeding admitted to the 1st Surgical Clinic of Ankara University Medical Faculty between 1962 and 1969. As one of the most serious complications of peptic ulcer disease, gastrointestinal bleeding requires careful timing of surgical intervention. The study emphasizes that if bleeding persists or recurs despite medical therapy, surgical management becomes indispensable. Out of 36 patients, 22 underwent various surgical procedures, with Billroth II gastric resection being the most commonly applied technique. Other procedures included combinations of vagotomy and pyloroplasty, selective vagotomy, and direct ligation of the bleeding vessel within the ulcer base. No mortality was observed among the surgically treated cases. This positive outcome was attributed to the timely decision-making regarding surgical intervention. Only one patient in the entire cohort died (overall mortality rate: 2.8%). The study highlights the importance of individualized and timely surgical decision-making in managing peptic ulcer hemorrhage.
Keywords
Peptic ulcer bleeding, Surgical treatment, Gastroduodenal ulcer
Mi̇de - Duodenum Pepti̇k Ülser Kanamalari Ve Cerrahi̇ Tedavi̇leri̇
Abstract
Bu çalışmada, 1962–1969 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi 1. Cerrahi Kliniği'nde peptik ülser kanaması nedeniyle yatırılan 36 hasta retrospektif olarak değerlendirilmiştir. Mide-duodenum ülserlerinin en ciddi komplikasyonlarından biri olan gastrointestinal kanamanın tanı ve tedavisinde cerrahi müdahalenin zamanlamasının hayati önemi vurgulanmıştır. Tıbbi tedaviye yanıt vermeyen veya yeniden kanayan hastalarda cerrahi müdahale kaçınılmazdır. Çalışmada toplam 22 hastaya çeşitli cerrahi girişimler uygulanmış; en sık tercih edilen yöntem Billroth II tipi mide rezeksiyonu olmuştur. Diğer cerrahi yöntemler arasında vagotomi-piloroplasti kombinasyonları, selektif vagotomi ve ülser zeminindeki kanayan damarın ligatürü yer almaktadır. Cerrahi tedavi uygulanan vakalarda mortalite gözlenmemiştir. Bu başarı, cerrahi müdahale zamanlamasının doğru belirlenmesine bağlanmıştır. Toplam seride ise sadece bir olguda ölüm gerçekleşmiştir (mortalite oranı: %2.8). Çalışma, peptik ülser kanamalarında bireysel hasta faktörlerine dayalı dinamik karar almanın, yaşam kurtarıcı rolüne işaret etmektedir.
Keywords
Peptik ülser kanaması, Cerrahi tedavi, Mide-duodenum ülseri