Flindt ve diğerleri, kataral sarılığın aslında karaciğer hücrelerinin zarar görmesinden kaynaklandığını ileri sürmüştür. Birinci Dünya Savaşı’nda sarılıkla ölenlerin otopsilerinde duodenum ve safra yollarında değişiklik bulunmazken, karaciğer parankimasında dejeneratif bozukluklar tespit edilmiştir. Karaciğer fonksiyon testlerinin klinikte yaygın kullanılmasıyla kataral ikterin aslında hepatosellüler bir sarılık olduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle “kataral ikter” terimi kısmen terk edilip “simplex”, “hepatit” ve “hepatoz” gibi isimler ortaya çıkmıştır. Zaman zaman kataral sarılık geniş epidemiler halinde görülmüş ve bu epidemik şekil, sporadik kataral sarılıktan ayrı bir hastalık olarak kabul edilmeye çalışılmıştır.
Flindt and others claimed that catarrhal jaundice actually results from damage to liver cells. Autopsies of soldiers who died with jaundice in World War I showed no changes in the duodenum or bile ducts, but degenerative disorders were found in the liver parenchyma. With the widespread clinical use of liver function tests, it became accepted that catarrhal jaundice is actually a hepatocellular jaundice. Thus, the term “catarrhal jaundice” was partially abandoned in favor of names like “simplex,” “hepatitis,” and “hepatoz.” Occasionally, catarrhal jaundice appeared in widespread epidemics, and this epidemic form was considered a separate entity from sporadic catarrhal jaundice.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Internal Diseases |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Publication Date | December 31, 1949 |
| IZ | https://izlik.org/JA25EU35LF |
| Published in Issue | Year 1949 Volume: 3 Issue: 4 |