This study evaluates the efficacy and safety of intravenous iron therapy in cases of iron deficiency anemia where oral administration is either not possible or ineffective. Since the late 1940s, the development of iron complexes with reduced toxicity enabled the wider use of parenteral iron; in Turkey, it has been applied since 1950. Twenty hospitalized patients from the 1st Internal Medicine Clinic of Ankara University Faculty of Medicine were analyzed. Main indications included gastrointestinal absorption disorders, oral iron intolerance, chronic infection-related anemia, urgent treatment requirements (e.g., pregnancy), and the need to replenish iron stores. The total iron dose was calculated based on hemoglobin deficit and storage requirements. Preparations used included Ferronascine, Ferrum (Hausmann), Ferrum Injectabile (Vitis), and Iviron. Most cases showed significant clinical and laboratory improvement, and no severe adverse effects were reported, except for two cases with transient neurological and angioedema reactions after Iviron infusion. Ensuring slow administration, preventing extravasation, and avoiding doses over 100 mg per session are recommended to enhance safety.
Bu çalışma, ağızdan demir tedavisinin mümkün olmadığı veya yetersiz kaldığı demir eksikliği anemilerinde intravenöz demir uygulamasının etkinliğini ve güvenilirliğini değerlendirmektedir. 1940’ların sonlarından itibaren toksisiteyi azaltan demir komplekslerinin geliştirilmesiyle damar yoluyla demir tedavisi yaygınlaşmış; Türkiye’de 1950’den itibaren uygulanmaya başlanmıştır. Çalışmada Ankara Tıp Fakültesi 1. İç Hastalıkları Kliniği’nde yatırılarak tedavi edilen 20 olgu değerlendirilmiştir. Endikasyonlar arasında gastrointestinal absorbsiyon bozuklukları, demir intoleransı, kronik enfeksiyon anemileri, hızlı tedavi gereksinimi (ör. gebelik), ve depoları doldurma ihtiyacı öne çıkmaktadır. Tedavi dozu, hemoglobin açığı ve depo demir gereksinimi hesaplanarak belirlenmiştir. Kullanılan preparatlar arasında Ferronascine, Ferrum (Hausmann), Ferrum Injectabile (Vitis) ve İviron bulunmaktadır. Olguların çoğunda klinik ve laboratuvar parametrelerinde belirgin düzelme sağlanmış, ciddi yan etki gözlenmemiştir. Ancak iki vakada İviron uygulaması sonrası geçici nörolojik ve anjiyoödem reaksiyonları gelişmiştir. Uygulamanın yavaş yapılması, damar dışına kaçışın önlenmesi ve bir defada 100 mg’ı aşmama gibi teknik önlemlerle tedavinin güvenliği artırılabilir.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Internal Diseases |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Publication Date | December 12, 1956 |
| Published in Issue | Year 1956 Volume: 15 Issue: 1-2 |