A. Ü. Tıp Fakültesi 3. ve diğer şirürji klinikleri sağlık personelinden boğaz, burun kültürleri yapılarak patojen stfilokokların bu personelde çoğunlukla burunda olduğu 83) gösterildi.
Ameliyat, ilk bakım ve hasta odaları ile hasta yatak takımlaısında patojen bakterilerin bulunmadığı gösterilerek yara süpürasyonu oluşumunda önemli bir etken olamıyacağı gösterildi. Hastalarııı yaralarından stafilokoklar kadar E. coli'nin de tesbit edilmiş olması, hastaların başka yollarla da yaralarının mikropsal kirlenmeşinin mümkün olduğunu ortaya koymaktadır.
Süpüre yaralardan çoğunlukla antibiyotiklere dirençli bakterilerin izole edilmiş olması bunların tedavisinde hassasiyet testi gullamanın yararım gösterdi. Önleyici gayelerle antibiyotik uygulamalarında bu etkenlerin ön planda düşünülmesi gereği belirtildi.
ankara üniversitesi tıp fakültesi
Throat and nasal cultures were performed on healthcare personnel from the 3rd and other surgical clinics of the Faculty of Medicine at A.Ü., demonstrating that pathogenic staphylococci were most commonly found in their noses (83).
The absence of pathogenic bacteria in operating rooms, primary care rooms, patient rooms, and patient bedding demonstrated that they are unlikely to be a significant factor in wound suppuration. The detection of E. coli, as well as staphylococci, in patients' wounds suggests that microbial contamination of wounds through other means is also possible.
The isolation of antibiotic-resistant bacteria from suppurated wounds frequently demonstrated the utility of susceptibility testing in their treatment. It was emphasized that these factors should be considered prioritized in preventative antibiotic administration.
ankara university school of medicine
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Clinical Microbiology |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Publication Date | December 31, 1972 |
| IZ | https://izlik.org/JA88RL33RL |
| Published in Issue | Year 1972 Volume: 25 Issue: 4 |