Bu makale, başta lobotomi olmak üzere psikocerrahi yöntemlerinin tıbbi, etik ve adli tıp açısından yarattığı ciddi sorunları ele almaktadır. Yazar, apandisit gibi acil cerrahi vakaların aksine, psikiyatride cerrahi müdahalenin fonksiyonel hastalıkları geri dönüşü olmayan "organik" hasarlara çevirdiğini savunmaktadır.Klinik veriler, ameliyat sonrası görülen kısa süreli iyileşmelerin aldatıcı olduğunu; hastaların zamanla çevrelerine karşı ilgisizleştiğini, zekâlarının azaldığını ve organik bunama (demans) belirtileri gösterdiklerini ortaya koymaktadır. Maymunlar üzerinde yapılan laboratuvar deneylerinde, bu tür müdahalelerin yıllar sonra ölümcül epilepsi krizlerine yol açtığı saptanmıştır. Makale, psikocerrahinin mevcut haliyle çok tehlikeli bir deney olduğunu ve özellikle suçluların veya "zor" hastaların yönetiminde bir istismar aracına dönüşebileceği uyarısında bulunmaktadır.
This paper analyzes the moral and medico-legal challenges associated with psycho-surgery, specifically procedures like lobotomy. The author argues that unlike urgent surgeries (e.g., appendicitis), psycho-surgery lacks immediate necessity and often transforms functional mental illnesses into irreversible organic damages.Clinical observations indicate that initial post-operative improvements are often deceptive, eventually leading to severe regressions, moral indifference, and organic dementia. Furthermore, experimental studies on primates revealed long-term complications like epilepsy. The paper concludes that current psycho-surgical methods are dangerously experimental and may lead to clinical abuses, particularly in managing difficult patients or criminals.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Psychiatry |
| Journal Section | Review |
| Authors | |
| Publication Date | December 31, 1951 |
| IZ | https://izlik.org/JA46TL75UF |
| Published in Issue | Year 1951 Volume: 5 Issue: 3-4 |