CEDİTÇİLİK HAREKETİ EKSENİNDE TÜRK DÜNYASINDA İSTİŞARE VE İŞ BİRLİĞİ YILLARI: XX. YÜZYILDAN GÜNÜMÜZE BİR DEĞERLENDİRME
Öz
Türklerin milattan önceki asırlardan itibaren güçlü bir millî bilinç taşıdıkları tarihî kayıtlar aracılığıyla tespit edilen bir olgu olarak kabul görmüştür. Avrasya coğrafyasına yayılan Türk boyları ve siyasî teşekkülleri, geniş bir zaman dilimine ulaşan ve mekâna yayılan tarihleri ile kurumsal varlıklarını sergilemişlerdir. Söz konusu yayılım sonucu gerek farklı çevresel koşullar içerisinde bulunmaları gerekse farklı etnik zümreler ve inanç sistemleriyle etkileşim içerisine girmeleri ile jeopolitik konumlarının belirleyiciliği gibi zorlayıcı dinamikler birtakım konularda (idarî teamüller, ekonomik faaliyetler, dinî pratikler gibi) homojen bir yapı görünümünde kalmalarına engel teşkil etmiştir. Tarihî varoluş düzleminde Türk kültür havzası, kendisini var eden özgün değerlerini koruma kararlılığını göstermiştir. Bahsi geçen bu özgün değerler sistemi, kültürel yapının parçalanmasını engelleyerek tarihî bir süreklilik ve bütünlük arz etmesini sağlamıştır. Türk medeniyetinin, uzun soluklu tarihî zaman diliminde tekil ve izole edilmiş tezahürler olmaktan çıkararak bütünleşik bir sistem ve daimî bir süreç formunda varlık gösterdiğine işaret eden evrelerden biri ceditçilik dönemi olmuştur. Bu dönemde cereyan eden gelişmeler devamında şekillenen fikrî dönüşüm ile Türk Dünyasının modernleşme girişimleri yolunda ortak fikir geliştirme ve kurumsal iş birliği arayışları yaşanmıştır. Yine söz konusu dönemde meydana getirilen istişarî platformların ve iş birliği girişimlerinin ortak bir zemin çerçevesinde modernleşme söylemi, kendi kültürel kodlarına dayanan öze dönüş yaklaşımı doğrultusunda, millî bağımsızlıklarını siyasî ve kültürel bir zorunluluk olarak hedeflemiştir. Ceditçilik hareketinin etkileri ve bu hareket ekseninde gerçekleştirilen reformlar Türk Dünyasının bölgesel iş birliği dinamikleri ve uluslararası siyasetinde güncelliğini koruyan özel bir fikrî miras ve ortak kimlik hafızasını nesillere aktarmıştır. Ceditçiliğin XX. yüzyılın başlarında filizlenen “dilde, fikirde, işte birlik” ideali, Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını kazanmasıyla sistemli bir şekilde yeniden gündeme gelmiştir. Söz konusu ideal, 1991 sonrası oluşan yeni siyasî konjonktürde Türk Cumhuriyetleri için bir kimlik referansı işlevi görmüştür. Ceditçilik düşüncesi ile kurulan bağ sadece geçmişe bir atıf değil aynı zamanda Türk Dünyasının küresel sistemde kurduğu yeni münasebetlerin zeminini oluşturmuştur. Bu çalışmada, Türk medeniyetinin modernizasyonunun yeniden kavramsallaştırıldığı ceditçilik dönemi esas alınarak Türk Dünyasındaki istişare kültürü ve iş birliği arayışları üzerindeki belirleyici rolünün analiz edilmesi amaçlanmıştır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Ahmad, Ayaz, Sana Hussan, Syed Ali Shah. “Russification of Muslim Central Asia: An Overview of Language, Culture and Society”, Global Regional Review (GRR), Vol. 2, No. I, 2017, p. 70-85.
- Akyol, Taha. “Cedîdcilik”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, C. 7, İstanbul, 1993, ss. 211-213.
- Âlem-i Nisvân, Tanıtım Sayısı, Bahçesaray,1905.
- Andican, A. Ahat. Osmanlı’dan Günümüze Türkiye ve Orta Asya, Doğan Kitap, İstanbul, 2009.
- Andican, A. Ahat. Cedidizmden Bağımsızlığa Hariçte Türkistan Mücadelesi, Ötüken, İstanbul, 2020.
- Bennigsen, Alexander. “Sovyet Müslümanları ve İslam Dünyası”, Stratejik Açıdan Sovyet Müslümanları ve Diğer Azınlıklar, Ed. S. Ender Wimbush, (çev: Yuluğ Tekin Kurat), Yeni Forum Yayınları, Ankara, 1988, ss. 303-328.
- Bennigsen, Alexsandre Chantal Lemercier-Quelquejay. La Presse Et Le Mouvement National Chez Les Musulmans De Russie Avant 1920, Mouton et Co, Paris,1964.
- Buran, Ahmet. Kurşunlanan Türkoloji, Manas Yayıncılık, Elazığ, 2007.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Siyasi Tarih (Diğer)
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Kamelya Tekne
*
0000-0001-7635-2326
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
30 Nisan 2026
Gönderilme Tarihi
12 Ocak 2026
Kabul Tarihi
18 Mart 2026
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2026 Sayı: 65