Blockchain Technology's Use And Necessity in the Healthcare Industry: A Scale Development Study
Abstract
In this study, a Likert-type scale entitled the “Scale for the Usability and Necessity of Blockchain Technology in Healthcare Services” was developed to assess the perceived necessity and usability of blockchain technology in the healthcare sector. An item pool was initially generated through a comprehensive literature review, followed by expert evaluations and a pilot implementation. A total of 316 valid responses were collected from professionals working in health information systems in Türkiye. Prior to the exploratory factor analysis (EFA), the Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) value was calculated as 0.919. EFA results revealed a five-factor structure comprising environmental, organizational, technological, improvement, and structural challenges dimensions explaining 89% of the total variance. Confirmatory factor analysis (CFA) verified the construct validity, and Cronbach’s alpha coefficients ranged between 0.862 and 0.925 across subdimensions, with an overall reliability coefficient of 0.913. The findings indicated that participants generally held a favorable perception of blockchain technology, particularly in relation to data security, transparency, and process improvement. However, mean scores for environmental and organizational dimensions were comparatively lower, suggesting that despite the high potential for implementation, current systemic limitations may hinder broader adoption. The developed scale is considered a valid and reliable instrument for measuring perceptions of blockchain technology in healthcare settings. It is anticipated that this scale may serve as a useful tool in future applied research focused on shaping healthcare technology policies particularly in areas such as infrastructure modernization, regulatory framework development, and the identification of training needs.
Keywords
Ethical Statement
The ethical suitability of the research was accepted by the decision of Süleyman Demirel University Social and Human Sciences Ethics Committee dated 05.11.2024 and numbered 155/9.
Blok Zinciri Teknolojisinin Sağlıkta Uygulanabilirliğine Yönelik Bir Ölçek Geliştirme Çalışması
Abstract
Bu çalışmada, sağlık sektöründe blok zinciri teknolojisinin gereklilik ve kullanılabilirliğini değerlendirmek için “Sağlık Hizmetlerinde Blok Zinciri Teknolojisinin Kullanılabilirlik ve Gereklilik Ölçeği” (SBKGÖ) adıyla Likert tipi bir ölçek geliştirilmiştir. Literatür taramasıyla madde havuzu oluşturulmuş, uzman görüşleri alınmış ve pilot uygulama yapılmıştır. Türkiye’deki sağlık bilgi sistemleri çalışanlarından 316 geçerli veri toplanmıştır. Açımlayıcı faktör analizi öncesi KMO değeri 0,919 olarak hesaplanmış; analiz, ölçeğin çevresel, organizasyonel, teknolojik, iyileştirme ve yapısal sorunlar ekseninde beş faktörlü bir yapıya sahip olduğunu ve varyansın %89’unu açıkladığını göstermiştir. Doğrulayıcı faktör analizi yapı geçerliliğini doğrulamış; Cronbach’s Alpha değerleri alt boyutlarda 0,862-0,925, genelde ise 0,913 olarak bulunmuştur. Ölçek, blok zinciri teknolojisinin sağlık sektöründeki algısını ölçmede geçerli ve güvenilir bir araç olarak kabul edilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına göre katılımcıların blok zinciri teknolojisine ilişkin genel olarak olumlu bir algıya sahip oldukları, özellikle veri güvenliği, şeffaflık ve süreç iyileştirme gibi boyutlarda yüksek algılar sergilediklerini görülmüştür. Ancak, çevresel ve organizasyonel faktörlere ilişkin ortalamaların diğer boyutlara kıyasla daha düşük olduğu görülmüştür. Bu durum, blok zinciri teknolojisinin uygulanabilirliğinin potansiyel olarak yüksek olduğunu, ancak mevcut sistemsel kısıtların bazı tereddütlere neden olduğunu ortaya koymaktadır. Geliştirilen bu ölçeğin gelecekte sağlık teknolojileri politikalarına yön verecek altyapı iyileştirme, düzenleyici çerçeve oluşturma ve eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi gibi uygulamalı çalışmalarda kullanılacağı düşünülmektedir.
Keywords
Ethical Statement
Bu çalışma, Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Etik Kurulunun 05.11.2024 tarihli ve 155/9 sayılı kararı ile etik açıdan uygun bulunmuştur.