KLASİK DÖNEM SONRASI OSMANLIDA BİLİM
Abstract
Diğer İslam devletlerinde olduğu gibi Osmanlı Devleti’nde de, eğitim kurumlarının dışında, insanların ilim tahsil ettikleri yerler vardı. Mescit, cami, namazgâh, zaviye, tekke, dergâh vb. dini kurumlar bu iş için kullanılabilmekteydi. Bunlardan başka konaklar ve kütüphaneler gibi mekânlar da ilim öğrenmek isteyenlerin tercih ettiği yerler olabilmekteydi. Osmanlıda ilmî manada modern dönemin açılışı umumiyetle Mühendishane-i Bahrı-i Hümayun’un açılışı ile başlatılır.
Osmanlı ilmiye sınıfı bazı istisnalar haricinde genel olarak Osmanlı devletinde yapılan ıslahatlara karşı çıkmamıştır. Bilakis yapılacak yeniliklere dair sunulan bazı önemli layihaların sahipleri ilmiye sınıfına mensup kişilerdi. Örneğin ilmiye sınıfın için önemli bir makam olan kazaskerlik rütbesine sahip Tatarcık Abdullah'ın padişah III. Selim’e sunmuş olduğu layihanın yapılan reformlarda önemli bir etkisi oldu. Yine aynı şekilde 1839 tarihinde başlayan Tanzimat döneminde yapılan ıslahatlarda ilmiye sınıfına mensup bir isim olan Keçecizade İzzet Molla'nın II. Mahmut’a sunduğu raporların etkisi vardı. Bunların yanı sıra 18. yüzyıldan itibaren oluşturulmaya başlanan modern eğitim kurumlarına da ilmiye sınıfı destek olmuştur.
Gelenbevî İsmail genellikle, klasik dönem matematikçilerinin sonuncusu olarak kabul edilen bir bilim adamıdır. Manisa’nın Kırkağaç’a bağlı Gelenbe köyünde doğan ve doğduğu köye nispetle daha çok Gelenbevî ismiyle anılan İsmail, bazı eserlerinde Şeyhzade müstear ismini de kullanmaktaydı. İlmiyeye mensup bir aileden gelmektedir. Babasının ve dedesinin medresede müderris oldukları bilinmektedir. Bulunduğu kasabada eğitim hayatına başlayan Gelenbevî bir süre sonra İstanbul’a gelerek Fatih Medresesi’ne girdi. Burada Yasincizade Osman Efendi, Müftizade Mehmet Emin Efendi gibi devrin ünlü âlimlerden ilim tahsil etti.
18. ve 19. yüzyılda tıp alanında Osmanlıda önemli gelişmeler meydana geldi. Tıp alanında yeni okullar açıldı. Bilimsel eserler basıldı ve Türkçe mecmualar yayınlanmaya başlandı. Bu devirde adı anılması gereken isimlerden biri de ülkemizde tıp eğitim tarihinde önemli emeği olan Mustafa Behçet Efendi’dir (ö.1834). Devrin diğer bir önemli ismi Fransa’ya tıp tahsili için gönderilen Mehmet Şakir’dir. Durus-u Hayat-ı Beşeriyye isimli eseri önemlidir. Osmanlı’da ilk röntgen ışını uygulaması Dr. Esad Feyzi’ye aittir (d. 1874). Bu uygulama 1897 Yunan Harbi’nde cerrah Cemil Paşa’nın yaptığı ameliyatlarda işe yaramıştır.
Keywords
References
- AK, Mahmut. “Osmanlı Coğrafya Çalışılmaları” Türkiye Araştırmaları Literatür Dergisi, 2/ 4 (2004): 163-212.
- AKÜN, Ömer Faruk (1998), “Hoca Tahsin” TDV İslam Ansiklopedisi, C. 18, İstanbul, s. 198-206.
- ALGÜL, Mesut (2018), “Hoca Tahsin Efendi’nin Hey’et İlmi Üzerine Bir Manzumesi”, Akademik Dil ve Edebiyat Dergisi, C. 2, S. 4, s. 110-120.
- ALTIN, Hamza (2008), “1869 Maarif-İ Umumiye Nizamnamesi ve Öğretmen Yetiştirme Tarihimizdeki Yeri”, Fırat Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, C.13, S.1, s. 271-283.
- ALTIN, Hamza (2009), II. Abdülhamid ve II. Meşrutiyet Devirlerinde Öğretmen Yetiştirme Meselesi, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara: Ankara Üniversitesi.
- UNAT, Yavuz (2018), “Osmanlılarda Fen Bilimleri ve Teknoloji” , İslam Medeniyeti-II, Osmanlı Dönemi, C.15, Haz. Seyfettin Erşahin, İstanbul: Siyer Yayınları, s.559-586.
- UNAT, Yavuz (1999), “Osmanlı Astronomisine Genel Bir Bakış”, Osmanlı Ansiklopedisi, C. 8, Haz. Güler Eren, Ankara: Yeni Türkiye Yayınları.
- Ülken, Hilmi Ziya (1998), Türkiye’de Çağdaş Düşünce Tarihi, İstanbul: Ülken Yayınları, 1998.
Details
Primary Language
Turkish
Subjects
-
Journal Section
Research Article
Authors
Hamza Altın
*
0000-0002-0747-6904
Türkiye
Publication Date
December 27, 2019
Submission Date
December 14, 2019
Acceptance Date
December 17, 2019
Published in Issue
Year 2019