Günümüzde yaşanan eğitim ve istihdam piyasasındaki rekabet ile sosyokültürel beklentilerin yoğunlaşması veya ekonomik dalgalanmalar gibi hızlı toplumsal dönüşümler ve dönemsel belirsizlikler bireyleri psikolojik açıdan olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Evlilik ve meslek edinme gibi eşiklerin bulunduğu gençlik çağında ise bu gibi olgular daha fazla etki etmekte ve geleceğe yönelik umutsuzluğu artırmaktadır. Bu evrede bireyin hayatı anlamlandırma gereksinimi belirginleşmekte, aidiyet, yön bulma ve umut gibi psikolojik ihtiyaçlar daha görünür hale gelmektedir. Bu çalışma, Türkiye’de 15–24 yaş aralığındaki gençlerde dindarlığın umutsuzluk ve yaşamın anlamı ile nasıl ve hangi yönde ilişkili olduğunu incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nicel yöntem tercih edilmiştir. Değişkenler arası ilişkileri betimlemeye elverişli ilişkisel tarama deseni benimsenmiştir. Örneklem, İstanbul ve Yalova’da ikamet eden ve yaş aralığı 15-24 olan 459 gençten oluşmaktadır. Veriler, geleceğe ilişkin olumsuz beklenti ve umutsuzluk boyutlarını değerlendiren Beck Umutsuzluk Ölçeği; bireyin dinî tutum ve yönelimlerine ilişkin eğilimlerini ölçen Dini Tutum Ölçeği; yaşamda amaç ve anlam atfetmeye dönük eğilimleri değerlendiren Yaşamın Anlamı Ölçeği ve Kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. İstatistiksel çözümlemelerde SPSS 22 programı kullanılmıştır. Değişkenler arası ilişkilerin yön ve büyüklüğünü belirlemek üzere korelasyon analizleri, dindarlığın yordayıcı etkisini sınamak üzere çoklu doğrusal regresyon analizleri uygulanmıştır. Ek olarak yaş, cinsiyet, medeni durum ve eğitim düzeyi gibi demografik değişkenlerle olan ilişkiler ayrı ayrı ele alınmış olup alt gruplar arasında ilişki örüntülerinin nasıl farklılaşabildiği değerlendirilmiştir. Bulgular, dindarlık ile umutsuzluk arasında anlamlı ve negatif, dindarlık ile yaşamın anlamı arasında ise anlamlı ve pozitif bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Başka bir deyişle, dindarlık düzeyindeki artış, geleceğe yönelik umutsuzlukta azalma ve yaşamda anlam bulma eğiliminde yükselişle birliktedir. Bununla birlikte, ilişkinin yönü ve gücü demografik alt gruplara göre değişebilmektedir. Elde edilen sonuçlar, dinî tutumun bireyin umut duygusunda ve yaşama anlam vermede olumlu etkileri olduğunu ortaya koymaktadır. Umutsuzluk faktörünün ise anlam kaybına bağlı olarak anlam arayışını arttırabileceği sonucuna ulaşılmıştır. Böylelikle çalışma, gençlik döneminde karşılaşılan belirsizlikler karşısında dindarlığın koruyucu ve destekleyici niteliğini ortaya koymaktadır. Bulgular, genç bireylerle ilgili olarak yapılacak olaran kuramsal ve uygulamalı araştırmalara katkı sunacaktır.
In contemporary society, rapid social transformations and recurring uncertainties—such as heightened competition in education and the labor market, intensified sociocultural expectations, and economic fluctuations—can adversely affect individuals’ psychological well-being. These factors particularly impact youth, a developmental stage marked by critical life decisions such as marriage and career selection, often exacerbating feelings of hopelessness about the future. During this period, the need to derive meaning from life becomes increasingly pronounced, with psychological needs for belonging, direction, and hope gaining visibility. This study aims to explore the relationship between religiosity, hopelessness, and meaning in life among young people aged 15 to 24 in Türkiye. Employing a quantitative research design with a correlational survey model, the research involved a sample of 459 young individuals from Istanbul and Yalova. Data were collected using the Beck Hopelessness Scale, which assesses negative expectations regarding the future; the Religious Attitude Scale, which evaluates individuals’ religious orientations; and the Meaning in Life Scale, which measures the inclination to attribute purpose to one’s life, along with a demographic information form. Statistical analyses were conducted via SPSS 22, using correlation analyses to examine the direction and strength of relationships among variables, as well as multiple linear regression analyses to test the predictive effects of religiosity. Additionally, the study investigated how these relationships varied by demographic factors such as age, gender, marital status, and educational level. The findings revealed a significant negative correlation between religiosity and hopelessness, alongside a positive correlation between religiosity and meaning in life. Specifically, higher levels of religiosity were associated with lower levels of hopelessness and a greater propensity to find meaning in life. However, the strength and direction of these correlations varied among demographic subgroups. Ultimately, the results suggest that religious attitudes positively influence individuals’ sense of hope and ability to find meaning, indicating that hopelessness—often stemming from a loss of meaning—can intensify the search for purpose. Overall, this study underscores the role of religiosity as a protective and supportive factor for young individuals confronting uncertainty during this transitional phase of life, thereby contributing to both theoretical and practical discourses on the psychological well-being of youth.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Religious Studies (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | August 10, 2025 |
| Acceptance Date | November 16, 2025 |
| Publication Date | December 31, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Issue: 69 |