Bu çalışma, Ankara’daki Roma ve Augustus Tapınağı ile Monumentum Ancyranum’un (Ankara Anıtı) ortaya çıkardığı mimari, metinsel ve ritüel bütünlüğü dinler tarihi açısından incelemektedir. Araştırmanın temel amacı, Roma imparatorluk kültünün Galatia’da nasıl yerelleşerek yalnızca siyasi bir hâkimiyet biçimi olmaktan çıkıp, bölgenin çok katmanlı dinsel yapısıyla bütünleşen kapsamlı bir kutsal otorite düzenine dönüştüğünü ortaya koymaktır. Çalışma, özellikle Roma’nın merkezî siyasi teolojisinin Ankara’da nasıl yeniden üretildiği, Res Gestae Divi Augusti’nin tapınak mimarisine hangi ilkeler doğrultusunda entegre edildiği ve tapınak–metin–ritüel üçgeninin Galatia toplumunda nasıl içkin bir kutsal deneyime dönüştüğü sorularını ele almaktadır. Araştırmada kullanılan yöntem, dinler tarihi yaklaşımlarını, epigrafik çözümlemeyi, kutsal mekân fenomenolojisini ve tarihsel-bağlamsal incelemeyi bir araya getiren nitel bir analiz yöntemidir; böylece hem tapınağın topografik konumu hem de metnin teolojik dili, tekil unsurlar olarak değil, aynı bütünün farklı boyutları olarak okunabilmektedir. Galatia’nın Frig, Galat ve Helenistik dönemlerden devraldığı dini miras, Roma’nın imparatorluk kültünü bölgeye uyarlamasını kolaylaştıran bir altyapı sunmuştur. Tümülüslerin şekillendirdiği kadim kutsal peyzaj, Augustus Tapınağı’nın konumlandırılmasında belirleyici olmuş; Roma, yeni kutsal düzenini mevcut dinsel hafızanın üzerine inşa ederek mekânsal süreklilik sağlamıştır. Tapınağın yer seçimi, Eliade’nin kutsal merkez, eksen ve ritüel mekân kavramlarıyla uyumlu bir stratejiyi yansıtırken, Sökmen Adalı’nın politik peyzaj vurgusuyla birlikte okunduğunda, Ankara’nın yalnızca idari bir merkez değil, aynı zamanda imparatorluk imgesinin sahnelendiği bir kutsal odak olduğunu göstermektedir. Monumentum Ancyranum’un tapınağın iç ve dış duvarlarına kazınmış olması, metni yalnızca tarihsel bir belge olmaktan çıkarıp ritmik olarak deneyimlenen bir kutsal nesneye dönüştürmüş; böylece Res Gestae, mekânla bütünleşmiş bir epigrafik teoloji hâline gelmiştir. Metnin Latince–Grekçe iki dilliliği, Roma’nın siyasi-teolojik söylemini farklı kültürel gruplara eşzamanlı olarak aktarmayı mümkün kılan çok katmanlı bir iletişim alanı yaratmıştır. Tapınakta gerçekleştirilen yıllık festivaller, rahiplik merasimleri, imparatorluk bayramları ve adak ritüelleri, Augustus’un ilahi statüsünü toplumsal hafızada sürekli olarak yeniden üreten mekanizmalar olarak işlev görmüştür. Bu ritüel çerçeve, tapınak, metin ve ritüelin birleşimiyle Galatia’da hem mekânsal hem de sembolik düzeyde işleyen bir kutsal otorite düzeni üretmiştir. Araştırmamız neticesinde, Augustus kültünün Galatia’da yalnızca devlet tarafından dayatılan bir resmî kült değil; yerel kutsal yapılar, ritüel süreklilik ve metinsel-teolojik çerçevelerin birleştiği çok katmanlı bir kutsal düzen olduğunu göstermektedir; bu açıdan Monumentum Ancyranum, Roma’nın kozmik düzeninin Galatia’daki en görünür ve en etkili ifadesi olarak değerlendirilmektedir.
This study examines the architectural, textual, and ritual unity of the Temple of Rome and Augustus in Ancyra together with the *Monumentum Ancyranum* from a history of religions perspective. Its central aim is to understand how the Roman imperial cult in Galatia evolved beyond a purely political instrument into a comprehensive form of sacred authority that became interwoven with the region’s multilayered religious landscape. The investigation focuses specifically on three interconnected dimensions: the local reproduction of Rome’s centralized political theology in Ancyra, the incorporation of the *Res Gestae Divi Augusti* into the temple’s architectural program, and the internalization of the triad of temple, text, and ritual as lived sacred experience within Galatian society.
Methodologically, the study employs a qualitative analytical framework integrating theoretical approaches from the history of religions, epigraphic analysis, sacred space phenomenology, and contextual-historical inquiry. This integrated approach enables a holistic interpretation in which the temple’s topographical placement and the theological language of the inscription are treated as interrelated dimensions of a unified sacred-political structure. The religious heritage inherited from Phrygian, Galatian, and Hellenistic periods provided a foundation for the localization of the imperial cult. The ancient sacred landscape, characterized by tumuli, played a decisive role in the siting of the Temple of Augustus. Rome constructed its new sacred order upon existing religious memory, ensuring spatial and symbolic continuity. The temple’s location resonates with Mircea Eliade’s concepts of the sacred center, axis mundi, and ritual space. When considered alongside scholarship on political landscape, it becomes evident that Ancyra functioned not only as an administrative capital but also as a sacred focal point where imperial ideology was deliberately staged.
The *Monumentum Ancyranum*, inscribed on the temple’s interior and exterior walls, transformed the *Res Gestae* from a historical narrative into a ritually experienced sacred object. As such, the text functioned as an epigraphic theology embedded within the spatial fabric of the sanctuary. Its bilingual structure (Latin and Greek) created a multilayered communicative environment, conveying Rome’s political-theological message simultaneously to different cultural groups within the province. Annual festivals, priestly ceremonies, imperial celebrations, and votive rituals performed at the temple reinforced the divine status of Augustus in communal memory. The findings indicate that the Augustan cult in Galatia was not merely an imposed state religion, but a complex sacred order shaped through the interplay of local traditions, ritual continuity, and the inscribed theological framework. In this context, the *Monumentum Ancyranum* stands as the most concrete and influential material manifestation of Rome’s cosmic order in Galatia.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Religious Studies (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | November 14, 2025 |
| Acceptance Date | February 10, 2026 |
| Publication Date | February 28, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.15745/da.1823827 |
| IZ | https://izlik.org/JA47WC43AH |
| Published in Issue | Year 2026 Issue: 70. Ankara Özel Sayısı |