4814 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce ya da yeni çek defterlerinin bastırılıp müşterilere verilerek “eski çek kameleri”nin imha edileceği son tarihe kadar (9 Temmuz 2003), banka ya da özel finans kurumlarınca müşterilere verilen, keşide tarihleri bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki bir tarih olan ve “hesap sahibinin vergi kimlik numarası” unsurunu içermeyen “eski çekler”, TTK m.692 ve 693’de belirtilen bir çekte bulunması gereken tüm zorunlu unsurları içermek kaydıyla, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra da geçerliliklerini aynı şekilde sürdüreceklerdir. Bir başka deyişle, hesap sahibinin vergi kimlik numarası unsuru, “eski çek yapraklan” açısından zorunlu bir unsur olarak aranmayacaktır. Hesap sahibinin vergi kimlik numarasını taşımayan eski çekler, 4814 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra da gerek ticaret hukuku gerek ceza hukuku açısından “geçerli çek” olarak değerlendirilecektir. Buna göre, eski çeklerin karşılıksız kalmaları durumunda Çek Kanununda öngörülen hukukî ve cezai yaptırımlar karşılıksız çek keşide eden kişi hakkında uygulanmaya devam edecektir. Bütün bu sebeplerle, Yargıtay 10 uncu Ceza Dairesinin kararı yasal düzenlemelerin gerek lafzına gerek ruhuna uygun ve yerinde bir karardır.
“3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun 3167 Sayılı ÇekK’nın 3 ncü maddesi TTK m.692
Primary Language | Turkish |
---|---|
Subjects | Law in Context |
Journal Section | Research Articles |
Authors | |
Publication Date | June 1, 2004 |
Submission Date | March 1, 2004 |
Published in Issue | Year 2004 Volume: VIII Issue: 1-2 |