Araştırma Makalesi

Câhiliye Arapları’nın Ulûhiyet Anlayışını Etkileyen Faktörler ve Bunların Esmâ-i Hüsnâ Yoluyla Tashihi

Sayı: 3 30 Aralık 2023
PDF İndir

Câhiliye Arapları’nın Ulûhiyet Anlayışını Etkileyen Faktörler ve Bunların Esmâ-i Hüsnâ Yoluyla Tashihi

Öz

Konuya ilişkin hemen hemen bütün temel İslâmî kaynaklar ile bilimsel duyarlılığa sahip bir kısım müsteşriklerin tespitlerine göre, diğer Sâmî kavimler gibi Arapların da benimsedikleri en eski din, aslında “tevhîd” esasına dayanmaktaydı. Ancak Câhiliye döneminden günümüze kadar ulaşan çeşitli bilgi ve belgelerde Arapların ilk dinlerinin tevhîde dayalı olduğunu gösteren kesin bilgiler bulunmamaktadır. Bu yüzden özellikle İslâm’ın doğuşundan önceki târihî durumu ifade eden Câhiliye dönemi ile İslâm’ın zuhûr edip Hz. Peygamber tarafından tebliğ edilmeye başlandığı sırada Arap Yarımadası’nda yerleşik durumda olan müşrik Arapların benimsedikleri inançlar hakkında en sağlam, güvenilir ve ayrıntılı bilgilere biz, sadece Kur’ân-ı Kerîm’den ulaşmaktayız. Kur’an’a göre insan, “kendisini yaratan Yüce Zâtı bilip tanımak (mârifetullâh) ve O’na kulluk etmek (ubûdiyyet) için yaratılmıştır”. İnsanın yaratılış gayesi olan kulluk, “beşerî aklın Allah’ı tanıyıp bilmesi, irâdenin de O’na yönelip bağlanması”, kendisinde tabiî olarak mevcut olan “fıtratullah” (inanma yeteneği) sayesinde gerçekleşmektedir. İnsanın yaratılışında zâten başlangıçta mevcut olan bu temel inanma özelliği yanında ilâhî mesaja ve onun tebliğcisine düşen görev, kişiye uyarıcı, hatırlatıcı ve yol gösterici mâhiyette rol oynamaktır.İşte bu makalede, Kur’ân’ın nâzil olduğu dönemde Câhiliye Arapları’nın ulûhiyet anlayışını etkileyip şekillendiren Putperestlik, Mecûsîlik, Sâbiîlik, Hanîflik, Yahudilik ve Hristiyanlık gibi çeşitli din ve inançlar ile sosyal ve kültürel faktörler hakkında kısa ve öz temel bilgiler verilmiş, bunların etkisiyle müşriklerin zihninde yer etmiş olan “içi boş ve anlamsız bir tanrı tasavvuru”nun, Hz. Peygamber’in İslâm’ı ve Kur’ân’ı tebliğ etmeye başlamasının sonrasında, özellikle ilk nâzil olduğu bilinen âyetlerde yer alan Allah’ın “Rab”, “İlâh” ve “Rahmân” gibi ilâhî isimlerinin kullanılmasıyla nasıl anlamlı ve dolu hâle getirildiğine dikkat çekilmiş, bu bağlamda müşrik zihniyetin şirkten süratle uzaklaşıp tevhîde ulaşmasında Esmâ-i Hüsnâ’nın oynadığı rolün katkı ve öneminin de vurgulanmasına çalışılmıştır.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Ağırakça, Ahmet. “Gassânîler”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 13/397-398. İstanbul: TDV Yayınları, 1996.
  2. Ağırakça, Ahmet. “Nabatîler”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 32/257-258. İstanbul: TDV Yayınları, 2006.
  3. Akay, Akif. İslam İnancında Şefaat. Ankara: Akçağ Yayınları, 2016.
  4. Albayrak, Kadir. “Keldânîler”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 25/207-210. Ankara: TDV Yayınları, 2002.
  5. Algül, Hüseyin. “Evs (Benî Evs)”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 11/541-542. İstanbul: TDV Yayınları, 1995.
  6. Algül, Hüseyin. “Himyerîler”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 18/62-63. İstanbul: TDV Yayınları, 1998.
  7. Alıcı, Mustafa. “Şefaat”. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi. 38/411-412. İstanbul: TDV Yayınları, 2010.
  8. Apak, Adem. Kur’an’ın Geliş Ortamında Arap Toplumu (Sosyal, Kültürel ve İktisadi Hayat). İstanbul: Kuramer, 2017.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Kelam

Bölüm

Araştırma Makalesi

Erken Görünüm Tarihi

29 Aralık 2023

Yayımlanma Tarihi

30 Aralık 2023

Gönderilme Tarihi

6 Nisan 2023

Kabul Tarihi

6 Haziran 2023

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2023 Sayı: 3

Kaynak Göster

ISNAD
Yurdagür, Metin. “Câhiliye Arapları’nın Ulûhiyet Anlayışını Etkileyen Faktörler ve Bunların Esmâ-i Hüsnâ Yoluyla Tashihi”. Hakkari İlahiyat Dergisi. 3 (01 Aralık 2023): 7-29. https://izlik.org/JA95WC66YC.