Saha Deneyimleri Işığında Diyanet Akademisi Eğitimleri: Mezun Din Görevlilerinin Görüşlerine Dayalı Bir Analiz
Abstract
Diyanet İşleri Başkanlığı, hizmet öncesi mesleki eğitimlerle din görevlilerinin mesleki yeterliklerini geliştirmek ve böylece hizmet kalitesini artırmak amacıyla Diyanet Akademisini kurmuştur. Din görevlilerinin sahadaki uygulamalarda karşılaştıkları deneyimler, Akademi eğitimlerinin saha ihtiyaçlarını karşılayıp karşılamadığı sorusunu gündeme getirmektedir. Bu çerçevede Diyanet Akademisinde verilen eğitimlerin, mezunların sahadaki görevlerini yerine getirmeleri açısından ne derece yeterli olduğu; mezunların, Akademide edindikleri bilgi, beceri ve deneyimlerin sahadaki uygulama ve gereksinmelerle ne ölçüde örtüştüğü konularının araştırılması önem arz etmektedir. Ancak literatürde, Diyanet Akademisinden mezun olmamış ve/veya göreve başlamamış aday din görevlilerine yönelik araştırmalar yapılmasına rağmen; Diyanet Akademisinden mezun olup göreve başlayan din görevlilerinin tecrübeleri kapsamında Akademi eğitimlerini inceleyen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Literatürdeki bu gereksinimden hareketle bu çalışma, "Diyanet Akademisinin eğitimleri, sahadaki din hizmeti ihtiyaçlarına cevap vermekte midir?" problemi üzerinde kurgulanmıştır. Araştırmanın amacı, din görevlileri perspektifinden Akademi eğitimlerinin, din hizmetlerinin sahadaki ihtiyaç, eksiklik ve uygulamalarına ne ölçüde cevap verdiğini belirlemek; bu doğrultuda Akademinin güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koymaktır. Araştırmanın, Akademiyle ilgili ihtiyaç, eksiklik ve beklentilerin ortaya konulmasına; böylece gerçekleştirilecek din hizmeti ve faaliyetlerinin niteliğinin artırılmasına ve din görevlilerinin mesleki yeterliklerinin geliştirilmesine katkı sağlaması beklenmektedir. Araştırma, nitel yöntemlerden durum çalışması desenine göre tasarlanmıştır. Maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemiyle belirlenen araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye’nin yedi coğrafi bölgesindeki Diyanet Akademisinden mezun olan ve yedi coğrafi bölgede görev yapan farklı mezuniyet, unvan ve kıdeme sahip 26 imam-hatip ve müezzin-kayyım oluşturmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu aracığıyla katılımcılarla görüşmeler gerçekleştirilmiş; görüşme verileri içerik analizi yöntemi kullanılarak NVIVO 12 programıyla kodlanmış ve temalar inşa edilmiştir. Bu temalar gereklilik, yeterlilik ve uygulanabilirlik olarak belirlenmiştir. Gereklilik temasında, mesleki deneyim kazanma, bilgi edinme, yeterlilik ve özgüven geliştirme, tecrübe paylaşımından yararlanma, bilgi tekrarı yapma, aidiyet, mensubiyet ve sosyalleşmeyi destekleme ile hedef kitleyi tanıma özelliklerini kazandırması nedeniyle Akademi eğitimlerinin gerekli görüldüğü belirlenmiştir. Yeterlilik temasında derslere yönelik hem olumlu hem de olumsuz deneyimlerin öne çıktığı tespit edilmiştir. Bu çerçevede, Kur’an eğitimlerinin kıraat, tecvit ve ezber konularında bilgi ve beceri kazandırdığı; fakat program yoğunluğunun hafız olmayanların nitelikli ezberler yapmasını zorlaştırdığı belirlenmiştir. Staj derslerinde yapılan uygulamaların deneyim kazandırdığı; ancak uygulamaların sayıca ve çeşitlilik açısından az, zaman ve mekânsal olarak sınırlı kaldığı ortaya çıkmıştır. Dini musiki dersinin ses ve makam becerilerini kazandırdığı; bununla birlikte ders saatinin az olduğu ve mevlit okuma becerisini kazandırmada yetersiz kaldığı bulgusuna ulaşılmıştır. Fıkıh dersinin güncel ve uygulamaya dönük bilgi kazandırdığı ama mezhepsel çeşitliliği yeterince yansıtmadığı; hadis ezberlerinin işlevsel olduğu ancak hadis usulü açısından derslerin yetersiz kaldığı; kelam-akaid derslerinin ise modern inanç sorunlarını karşılamada sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Manevi danışmanlık dersinin psiko-sosyal destek sağlama ve özel gereksinimli bireylerle olumlu iletişim kurma yönüyle olumlu katkı sağlamakla birlikte, eğitim görevlileri ve müfredatının yetersiz olduğu saptanmıştır. Mevzuat dersinin hak ve sorumluluklar konusunda farkındalık oluşturduğu; ancak müfredatın sahada kullanılmayan içeriklerle yoğunlaştırıldığı tespit edilmiştir. Etkinlik derslerinde kişi tanıtımlarına ilişkin yapılan etkinliklerin rol model sunduğu ve mesleki motivasyonu geliştirdiği; fakat etkinliklerin uzun süreli ve sıklıkla yapılmasının verimliliği düşürdüğü belirlenmiştir. Arapça, formasyon ve diksiyon eğitimlerinin Akademi müfredatında yer alması gerektiğine ilişkin talepler de ileri sürülmüştür. Uygulanabilirlik temasında ise Akademide gerçekleştirilen uygulamalardan namaz, hutbe, vaaz, ezan, kamet gibi cami içi din hizmetlerine yönelik faaliyetlerin sahada sıklıkla kullanılabildiği; hacı ve asker uğurlama ile yağmur duası gibi cami dışı din hizmetlerinin daha az sıklıkta yapıldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Akademi eğitimlerinin kazandırdığı bilgi ve becerilerin, din görevlilerinin mesleki yetkinliklerini geliştirdiği ve din hizmetlerindeki verimliliğe olumlu katkı sunduğu; eğitimlere yönelik eksikliklerin ise din görevlilerinin mesleki hizmet kalitesini düşürerek sahada çeşitli sorunların yaşanmasına neden olduğu belirlenmiştir.
Keywords
Ethical Statement
Bu araştırma, Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal ve Beşerî Bilimler Araştırmaları Etik Kurulu'nun (Tarih: 28.06.2025, Karar No: 2025/06-21, Sayı: E.7475) etik izniyle hazırlanmıştır.
Diyanet Academy Training Programs in Light of Field Experiences: An Analysis Based on the Views of Graduate Religious Officials
Abstract
The Presidency of Religious Affairs established the Diyanet Academy to enhance the professional competencies of religious officials through pre-service vocational training and thereby improve the quality of religious services. However, the experiences encountered by religious officials in field practice raise the question of whether the Academy’s training adequately meets field needs. In this context, it is important to investigate to what extent the training provided at the Diyanet Academy is sufficient for graduates in fulfilling their field duties and how well the knowledge, skills, and experiences acquired at the Academy align with practical applications and needs in the field. Although the literature includes studies focusing on candidate religious officials who have not yet graduated from the Academy and/or have not started their duties, no study has been identified that examines Academy training based on the experiences of graduates who have begun active service. Addressing this gap, the present study is structured around the problem of whether the Diyanet Academy’s training responds to the needs of religious services in the field. The aim of the study is to determine, from the perspective of religious officials, the extent to which Academy training meets the demand and practical requirements of, field-based religious services, and to identify the strengths and weaknesses of the Academy accordingly. The study is expected to contribute to identifying gaps and expectations related to the Academy, thereby improving the quality of religious services and enhancing the professional competencies of religious officials. The research was designed as a qualitative case study. The study group, determined through maximum variation sampling, consists of 26 imams and muezzins with different educational backgrounds, titles, and seniority levels, who graduated from the Diyanet Academy and are serving across Turkey’s seven geographical regions. Data were collected through semi-structured interviews, and the interview data were analyzed using content analysis with NVIVO 12. Three main themes were identified: necessity, adequacy, and applicability. Under the theme of necessity, Academy training was considered essential due to its contribution to gaining professional experience, acquiring knowledge, developing competence and self-confidence, benefiting from experience sharing, reinforcing prior knowledge, fostering a sense of belonging and socialization, and recognizing target audiences. Within the adequacy theme, both positive and negative experiences related to courses were identified. Qur’an courses were found to enhance recitation, tajwīd, and memorization skills; however, the intensive program made it difficult for non-hāfiẓ students to achieve high-quality memorization. Internship practices provided experience, yet were limited in number, diversity, and in terms of time and setting. Religious music courses contributed to vocal and maqam skills, but limited course hours were insufficient for developing mevlid recitation skills. Fiqh courses offered up-to-date and practice-oriented knowledge but did not adequately reflect sectarian diversity. Hadith memorization was found to be functional, whereas instruction in hadith methodology was insufficient. Kalām and creed courses were limited in addressing contemporary belief-related issues. While the spiritual counseling course positively contributed to providing psychosocial support and communicating with individuals with special needs, both the instructors and curriculum were found to be inadequate. The legislation course raised awareness of rights and responsibilities, yet its curriculum was overloaded with content rarely used in the field. Sessions featuring exemplary figures provided role models and enhanced professional motivation; however, the excessive duration and frequency of such activities reduced their effectiveness. Participants also expressed demands for the inclusion of Arabic, pedagogical formation, and diction training in the Academy curriculum. Under the applicability theme, practices related to mosque-based services -such as prayer leadership, sermons, preaching, the call to prayer, and the iqama- were frequently applicable in the field, whereas non-mosque-based services such as send off payers for pilgrims and soldiers, and rain prayers were practiced less frequently. In conclusion, it was determined that the knowledge and skills acquired through the Academy’s training programs enhanced the professional competencies of religious officials and contributed positively to the efficiency of religious services; whereas deficiencies in these training programs reduced the quality of professional service delivery and led to various problems in the field.
Keywords
Ethical Statement
This study was conducted with the ethical approval of the Ethics Committee for Social and Human Sciences Research of Bitlis Eren University (Date: 28 June 2025; Decision No: 2025/06-21; Reference No: E.7475).