Kur’an’dan sonra İslam’ın ikinci kaynağı kabul edilen hadislerin tedvini, erken bir dönemde başlamış olsa da sürecinin tamamlanması asırlar almıştır. Bu hizmet özellikle müçtehit âlim-ler için fevkalade önemi haizdir. Zira içtihatta bulunacak âlim, karşılaştığı meselenin cevabını önce Kur’an ve nebevi sünnette arar, eğer bu iki kaynakta aradığı cevabı bulamazsa içtihat yoluna gider. Müçtehit için Kur’an’a ulaşmak zor olmamıştır. Fakat geniş İslam coğrafyasına yayılmış ve henüz tedvini tamamlanmamış olan nebevi sünnete ulaşmak o dönemin koşullarında pek de kolay olmamış, dolayısıyla Hulefâ-i Raşidin ve büyük mezhep imamları dâhil hiçbir müçtehit, nebevi sünnetin tamamına vakıf olmamıştır. Araştırmada tedvin süreci ve öncesinde sahâbe dâhil her müçtehidin bazı nebevi sünnete muttali olamadığı her tabakadan önemli isimler örnek verilerek tespit edilmiştir. Tedvinin özellikle müçtehitler için önemli olduğu vurgulanmış ve tedvinin müçtehit âlimlerin sünnet bilgisine olumlu yönde katkı sağladığına işaret edilmiştir. Neticede hangi tabakadan olursa olsun müçtehidin kendisine sahih bir sünnet ulaşınca eski görüşünden döndüğü ve sünnetle hüküm verdiği görülmüştür. İslam coğrafyasına sünnetin ulaşması, hadislerin tedviniyle ancak mümkün olmuştur.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Hadith |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | December 7, 2023 |
| Acceptance Date | December 31, 2023 |
| Publication Date | December 31, 2023 |
| Published in Issue | Year 2023 Volume: 22 Issue: 2 |