Adâlet ve fazileti Kur’ân ve Sünnet’le sâbit olan sahâbe topluluğu Hz. Peygamber’in
bizzat eğitiminden geçmiş, İslâm’ın pratik hayatta ilk numunesi olmuş, Efendimize hem beden
ve hem de mal yoluyla hizmet etme şansını bulmuş, İslâm’ı Hz. Peygamber’in kendisinden
öğrenip sonrakilere aktarmada köprü vazifesi görmüş önemli bir nesildir. Bu önemine
binaen ilk dönemlerden itibaren ümmetin tamamına yakını onlara saygı duyarak hukuklarını
korumuş, Şîa, Havâric, Mu‘tezile ve Nâsıbe gibi fırkaların oluşturduğu azınlık bir kesim ise
bu anlayışı terk ederek sahâbeyi eleştirme ve onlara saygısızca davranışlarda bulunma yolunu
tutmuştur. Kur’ân ve Sünnet’in sahâbe anlayışına uygun düşmeyen saygısızca davranışların
dinî hükmünün ne olacağı konusu Selef-i sâlihîn ve Ehl-i sünnet âlimlerini epey meşgul etmiştir.
Bu çalışmada ashâba saygısızca davranan kimseler hakkında ortaya atılan görüşler ile
bunların delilleri üzerinde durulacak ve dinî açıdan durumları değerlendirilecektir.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Publication Date | June 30, 2010 |
| Published in Issue | Year 2010 Volume: 8 Issue: 1 |