Tarih Boyunca Altay Halkları Arasındaki Geçişkenlik
Öz
Altay halkları olarak adlandırılan halklar öbeği, bu ismi dillerinin birbirlerine olan benzerliklerinden dolayı almıştır. Bu halklar arasındaki bu dil benzerliğinin köken birliğinden mi yoksa uzun süre birlikte yaşamadan mı kaynaklandığı bir tartışma konusu olmakla birlikte, tartışmasız olan bir konu var ki o da bu halkların tarih boyunca iç içe yaşamış oldukları ve bu durumun bir sonucu olarak da bu halkların karışmalarıdır. Bu karışma o denli güçlü olmuştur ki tarih boyunca birçok halk bir milliyetten başka bir milliyete geçmiştir. Bu meyanda Asya Hunlarının, Avarların Türk mü Moğol mu oldukları bilim âleminde uzun zaman tartışma konusu olmuştur. Kaşgarlı da Divan’ında bazı Türk boylarının kendi aralarında Türkçe dışında başka diller konuştuklarını kaydetmiştir. Bu boylardan mesela Kayların daha sonra Kuman-Kıpçak federasyonu içerisinde tamamen Türkleşmiş olarak karşımıza çıktıkları görülmektedir. Türklerden Kerayitlerin ve Öngütlerin Moğollaştığı, hatta büyük Moğol Hakanı Cengiz Han’ın Kerayitlerin Burçikin ailesinden olduğu bilinmektedir. Bu örneklerin sayısı artırmak mümkün. Bu durumun elbette bugüne yansıyan sonuçları da olmuştur. Sibirya’da birçok Moğol ve Tunguz kavminin Türkleştiğini tarih kaydetmektedir. Günümüzde bu durumun bir diğer sonucu olarak iki dilli halklar veya milliyet bakımından ikiye ayrılmış halklar da ortaya çıkmıştır. Mesela Çin’in Kansu eyaletinde yaşayan Sarı Uygurlar / Şera Yogurlar, yarısı Türk dilli yarısı Moğol dilli iki dilli bir halktır. Keza yine Uranhaylar olarak bilinen Tuvalıların da Moğolistan topraklarında yaşayan kısmının bir bölümü Türk dilli iken diğer bölümü Moğol dillidir. Moğolistan – Çin – Rusya arasında üçe bölünmüş olarak yaşayan Hamniganlar ise daha ilginç bir durum arz etmektedir. Bu halkın bir kısmı Moğolca ve Tunguzca olmak üzere iki dillidir. Moğolca olarak tek dilli olan kısmının da geçmişte iki dilli olduğu bilinmektedir. “Hamnigan” kelimesinin Moğolcada Tunguz manasına geldiği düşünüldüğünde durum daha da ilginçleşmektedir. Görüleceği üzere geçmişte iç içe yaşamanın bir sonucu olarak birçok Altay halkının Altay içi bir milliyet değiştirme tecrübe etmiş oldukları gibi, günümüzde de benzer durumlar yaşanmaktadır. Bu hızlı milliyet değiştirmede, iç içe yaşamanın ve yaşayış tarzının benzerliğinin yanında, diller arasındaki benzerliğin de etkili olduğuna şüphe yoktur.
Anahtar Kelimeler
References
- Acun, Fatma (2000). “İlk Osmanlılara Dair”, Kebikeç, 2000/10, s. 59-74.
- Demir, Necati (2017). Ulu Han Ata Bitiiği. İstanbul.
- Eberhard, Wolfram (1942). Çin’in Şimal Komşuları. Ankara.
- Golden, Peter B. (1995-97). “Cumanica IV: The Tribes of the Cuman – Qipčaqs”, Archivum Eurasiae Medii Aevi, 9, s. 99-122.
- Köprülü, M. Fuat (1999). Osmanlının Etnik Kökeni. İstanbul.
Details
Primary Language
Turkish
Subjects
-
Journal Section
Research Article
Authors
Gökçe Peler
*
0000-0002-9604-5101
Türkiye
Publication Date
March 7, 2019
Submission Date
March 5, 2019
Acceptance Date
March 7, 2019
Published in Issue
Year 2019 Volume: 1 Number: 1