The “Terrible Turk” image originated in Europe and was later transmitted to colonial America through clerical writings and church culture. After independence, Americans adopted this perception and repeated European descriptions of the “Turk” in Barbary captivity narratives following the enslavement of American seamen by the North African states. Since the region was ruled and populated by Muslims, the negative image of the “Turk” continued to serve as a general label for Islam. The Greek War of Independence further reinforced this perception, depicting “Turks” as cruel oppressors and portraying the conflict as a holy struggle of the Cross against the Crescent. American newspapers circulated and amplified Philhellenism through letters, literary texts, and accounts arriving from Europe, many of which emphasized Ottoman atrocities. Meanwhile, increasing numbers of American missionaries, travelers, diplomats, and merchants visited Anatolia and encountered “Turks” in person. Their writings—some published as travel narratives and personal letters, others preserved in archives—show how firsthand experience challenged earlier assumptions. These texts presented a more favorable view of the Turks without European intervention or secondhand mediation, introducing a more balanced representation into American discourse.
This article is based on my doctoral thesis, and I would like to thank TÜBİTAK for the research support.
“Korkunç Türk” imgesi, kökenini Avrupa’da bulmuş ve özellikle dini metinler ile kilise geleneği aracılığıyla Koloni dönemi Amerika’sına aktarılmıştır. Amerikalıların bağımsızlıklarını kazanmalarının ardından, Kuzey Afrika devletlerinin Amerikan denizcilerini esir almaları üzerine, Avrupa kaynaklı bu tasvir esaret anlatılarında yeniden üretilmiş ve “Türk” imgesi büyük ölçüde Avrupa’daki söylemle uyumlu biçimde sunulmuştur. Bölgedeki yöneticilerin ve halkın Müslüman olması, olumsuz “Türk” imajının dini çağrışımlarla birlikte sürdürülmesine ve etnik boyutu aşan genel bir kullanıma zemin hazırlamıştır. Yunan Bağımsızlık Savaşı ise bu olumsuz algıyı pekiştirmiş; “Türkler” zalim ve baskıcı bir güç olarak temsil edilirken, savaş “Haç’ın Hilal’e karşı yürüttüğü kutsal mücadele” şeklinde betimlenmiştir. Buna karşılık, sayıları artan Amerikalı misyonerler, gezginler, diplomatlar ve tüccarlar Anadolu’yu ziyaret ederek “Türkler” ile doğrudan temas kurma olanağı bulmuşlardır. Seyahat anlatıları ve kişisel mektuplar şeklinde yayımlanan ya da arşivlerde saklanan bu metinler, Amerikalıların ilk elden edindikleri deneyimlerin önceden oluşmuş yargıları sorgulamaya başladığını göstermektedir. Böylece Amerikalılar, Avrupa’nın etkisinden ve ikinci elden bilgi dolaşımından bağımsız biçimde, Türkler hakkında daha dengeli ve yer yer olumlu bir imge oluşturarak Amerikan anlatılarına daha ölçülü bir bakış kazandırmışlardır.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | North American Language, Literature and Culture |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | March 20, 2025 |
| Acceptance Date | May 7, 2025 |
| Publication Date | December 30, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Issue: 64 |
JAST - Journal of American Studies of Turkey