Bu çalışma, dijital mekân üretiminde tolerans kavramını yalnızca teknik bir esneklik olarak değil, aynı zamanda ontolojik ve algoritmik bir açıklık olarak yeniden konumlandırmaktadır. Temsile dayalı, biçim merkezli ve deterministik tasarım yaklaşımlarına karşı olarak; etkileşim, süreç ve fark üzerinden kurulan bir mekân anlayışını savunur. Gilles Deleuze’ün “oluş” ve “fark” düşüncesi ile Luciana Parisi’nin hesaplamalı estetik yaklaşımından yola çıkan araştırma, dijital mekânı sabit bir yapı değil, sürekli olarak ortaya çıkan ilişkisel bir alan olarak kavramsallaştırır. Bu bağlamda tolerans, bir hata ya da sapma olarak değil, dijital sistemlerin evrimsel doğasında içkin olan üretken bir belirsizlik alanı olarak değerlendirilir.
Ajan tabanlı sistemler çerçevesinde yürütülen deneysel çalışmalar, toleransın davranışsal, biçimsel ve zamansal düzlemlerde nasıl işlediğini ortaya koyar. Parametrelerin kesin değerler yerine belirli aralıklarla tanımlandığı bu sistemlerde, mekân biçimden değil, etkileşimden doğar. Çalışma, dijital tasarımı kesinlikten uzaklaştırarak belirsizliğe açıklıkla yaklaşan yeni bir mimari düşünme biçimi önermektedir. Sonuç olarak, tolerans dijital mimaride yalnızca teknik bir boyut olarak değil, aynı zamanda etik ve yaratıcı bir tasarım ilkesi olarak da değerlendirilmektedir.
This study repositions the concept of tolerance in digital space production not only as a technical flexibility but also as an ontological and algorithmic openness. In contrast to representational, form-centered and deterministic design approaches, it advocates an understanding of space established through interaction, process and difference. Drawing on Gilles Deleuze’s idea of becoming and difference and Luciana Parisi’s computational aesthetic approach, the research conceptualizes digital space not as a fixed structure but as a constantly emerging area of relationality. In this context, tolerance is not considered as an error or deviation but as a productive area of uncertainty inherent in the evolutionary nature of digital systems.
Experiments conducted within the framework of agent-based systems reveal how tolerance operates on behavioral, formal and temporal planes. In these systems, where parameters are defined not with definite values but with intervals, space emerges not from form but from interaction. The study proposes a new architectural way of thinking that distances digital design from certainty and approaches uncertainty with openness. As a result, tolerance is considered not only as a technical aspect but also as an ethical and creative design principle in digital architecture.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Architectural Computing and Visualisation Methods, Architectural Design |
| Journal Section | Theoretical Article |
| Authors | |
| Submission Date | June 20, 2025 |
| Acceptance Date | September 26, 2025 |
| Publication Date | March 30, 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.53710/jcode.1723991 |
| IZ | https://izlik.org/JA45YX62SN |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 7 Issue: 1 |