Türkiye karstik yapılar açısından zengin olmasına rağmen, karst ve speleoloji konusundaki çalışmaların geçmişi henüz, yenidir. 1940'lardan başlamak üzere Türk, Alman ve Fransız bilim adamlarının öncü çalışmalarının ardından bu bilimlerle ilgili yazılar yazan araştırmacılar her terimin karşılığını bulmak zorunda olduklarından genellikle zorluklarla karşılaşıyorlardı. Alagöz ( 1944), Aygen ( 1959) ve İzbırak ( 1976) gibi araştırmacılar yayınlarında terimlerin önemi konusuna yer vermişler ve bazı çeviriler yanında "halk ağzı" karst deyimlerine de değinmişlerdir. Türkçe'de karst konusunda bugüne kadar sadece bir terminoloji çalışmasında diğer dillerdeki 194 terimin karşılığı verilmeye çalışılmıştır (FAO 1972). Ancak bu konuda daha kapsamlı bir çalışma yapılmamıştır. İlk olarak Türk araştırmacılar tarafından kullanılan terimler genelde Fransızca, İngilizce, Sırpça ve Hırvatça'dan alınmıştır. Konusunda yapılan bu ikinci çalışmada ise 300 kelimelik listede önemli bazı Fransızca, Sırpça ve Hırvatça terimlere de yer verilmeye çalışılmıştır. Bu konudaki boşluğu biraz, olsun dolduracağı düşünülen bu denemenin güncel mühendislik bilimlerinin ihtiyacını karşılayamayacağı açıktır. Geçmiş yıllarda Türk ve Macar speleologların başlattığı iletişim gelecekte Türk ve Macar karst araştırmacılarının daha yoğun bir iletişim içinde olacaklarının göstergesi olarak değerlendirilmelidir. Değişik dünya dilleri arasındaki bilimsel iletişime katkıda bulunabilmek için, çalışmalarda bu ülkelerin yerel terminolojilerine de yer vermenin büyük bir önemi bulunmaktadır.
Although karst features of Turkey arc rich, the studies regarding karstology and speleology have not began long ago. By the beginning of 1940’s following the pioneering works of some Turkish. German and French scholars, researchers often found themselves in difficulty when writing on these sciences as they had to find an equivalent for each specific word. Researchers like Alagöz (1944), Aygen (1959) and İzbırak (1976) have long ago pointed out the need for such studies in their works. They used some translation words for some new terms as well as the words used by local people. The first and most detailed study of a karst terminology with Turkish equivalents was published by FAO in 1972 including 194 entries. Although, no consistent terminology or glossary study has been made about Turkish karst since then, we know that a more detailed study will be on the way by other researchers, soon. If we consider the technical terms used by Turkish scientists in general, we will notice that they are generally taken from French, English and Serbo-Croatian. Also some important French and Serbo-Croatian karst terms arc included in this list of 300 words. The presented work is an attempt to remedy this need though authors are conscious that this attempt fells short of the needs of engineering sciences. As the collaboration of Turkish and Hungarian speleologists in the past few years invoked the need of such attempts, we strongly hope and wish the intensive communication of the researchers of these countries in the future. We also believe that to abet the scientific communication between different languages, the local terminologies of each country must not be forgotten in these studies.
Primary Language | Turkish |
---|---|
Subjects | Geological Sciences and Engineering (Other) |
Journal Section | Makaleler - Articles |
Authors | |
Publication Date | December 15, 2000 |
Submission Date | January 1, 2000 |
Published in Issue | Year 2000 Volume: 24 Issue: 1 |