Evde sağlık hizmeti alan 80 yaş ve üzeri yetişkinlerde idrar kaçırma ve bunun klinik ve laboratuvar ile ilişkileri: kesitsel bir çalışma
Abstract
Amaç: İdrar kaçırma, yaşam kalitesini bozan ve yaşlı yetişkinlerde morbiditeyi artıran önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu çalışma, evde bakım alan 80 yaş ve üzeri hastalarda idrar kaçırmanın klinik, fonksiyonel ve laboratuvar parametreleriyle ilişkisini araştırmıştır.
Yöntemler: Bu tek merkezli kesitsel çalışma, Mayıs-Kasım 2025 tarihleri arasında evde sağlık hizmeti alan bireylerle gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar ev ziyaretleri sırasında değerlendirilmiş ve idrar kaçırma varlığına göre kategorize edilmiştir. Demografik veriler, tıbbi öykü (mevcut kronik hastalıklar ve düzenli ilaç kullanımı), beslenme durumu [Mini Beslenme Değerlendirme–Kısa Form (MNA-SF)], depresyon düzeyi [Geriatrik Depresyon Ölçeği (GDS)] ve fonksiyonel durum [Katz Günlük Yaşam Aktiviteleri İndeksi (ADL)] değerlendirilmiştir. Ayrıca çeşitli laboratuvar parametreleri kaydedilmiştir. İdrar kaçırma ile ilişkili faktörler, lojistik regresyon analizi kullanılarak belirlenmiştir.
Bulgular: 135 katılımcı değerlendirildi (ortalama yaş: 85,6 ± 3,9 yıl; %61,5’i kadın). İdrar kaçırma prevalansı %34,8 olarak bulundu. Yalnız yaşama, ADL (günlük yaşam aktiviteleri) bağımlılığı, malnütrisyon, demans ve ek hastalık sayısı, idrar kaçırma olan bireylerde anlamlı şekilde daha yüksekti (p < 0,05). Bu grupta kreatinin ve CRP düzeyleri daha yüksek, demir, folat ve albümin düzeyleri ise daha düşüktü (p < 0,05). Çok değişkenli analizde yalnızca demans (OR: 5,337; p < 0,001) ve albümin (OR: 0,873; p = 0,014) bağımsız belirleyiciler olarak kaldı. ROC analizine göre, hem demans (AUC = 0,684) hem de albümin (AUC = 0,653), idrar kaçırmayı öngörmede orta derecede ayırt edici güce sahipti.
Sonuç: Evde sağlık hizmeti alan yaşlı bireylerde idrar kaçırmanın, bağımsız olarak demans ve hipoalbüminemi ile ilişkili olduğu; ayrıca beslenme, fonksiyonel ve biyokimyasal faktörlerle de bağlantılı olduğu bulunmuştur. Risk faktörlerinin erken belirlenmesi, kişiselleştirilmiş bakım planlamasını destekleyebilir. Bu bulguların doğrulanması için ileri araştırmalara ihtiyaç vardır.
Keywords
Urinary incontinence and its clinical and laboratory associations in adults aged 80 and over receiving home healthcare: a cross-sectional study
Abstract
Aims: Urinary incontinence is a major public health issue that impairs quality of life and increases morbidity in older adults. This study investigated its relationship with clinical, functional, and laboratory parameters in home care patients aged ≥80.
Methods: This single-center, cross-sectional study was conducted between May and November 2025 with individuals receiving home care services. Participants were evaluated during home visits and categorized based on the presence of incontinence. Demographic data, medical history (including current chronic diseases and regular medication use), nutritional status [Mini Nutritional Assessment–Short Form (MNA-SF)], level of depression [Geriatric Depression Scale (GDS)], and functional status [Katz Index of Activities of Daily Living (ADL)] were assessed. Laboratory parameters were also recorded. Logistic regression identified factors independently associated with incontinence.
Results: 135 participants were evaluated (mean age: 85.6±3.9 years; 61.5% female). The prevalence of incontinence was 34.8%. Living alone, ADL dependency, malnutrition, dementia, and comorbidity count were significantly higher in those with incontinence (p<0.05). Creatinine and CRP levels were higher, while iron, folate, and albumin levels were lower in this group (p<0.05). In multivariate analysis, only dementia (OR: 5.337; p<0.001) and albumin (OR: 0.873; p=0.014) remained independent predictors. ROC analysis showed modest discriminatory ability for both dementia (AUC=0.684) and albumin (AUC=0.653) in predicting incontinence.
Conclusion: Urinary incontinence in older adults receiving home healthcare was found to be independently associated with dementia and hypoalbuminemia, and also related to nutritional, functional, and biochemical factors. The modest predictive performance of dementia and albumin suggests limited clinical discrimination. Early identification of high-risk individuals may enhance personalized care strategies. Future longitudinal or interventional studies are warranted to validate these findings.
Keywords
The authors declare that this study did not receive any financial support from any institution or organization.
The study was conducted in accordance with the guidelines of the Declaration of Helsinki, and approved by the local institutional ethics committee (Approval number: E‑76988455‑050.04‑258184; date: 28.04.2025). The authors confirm that they meet the authorship criteria and comply with the ethical standards for authorship and publication.