Despite the prohibition of sculpture in Islamic art, the renowned Ottoman architect, Mimar Sinan, transcended this limitation through his architectural mastery. Over his tenure as chief architect of the Ottoman Empire, spanning half a century, Sinan's constructions attained a monumental sculptural quality. Viewing constraints as opportunities for creative innovation, he transformed structures ranging from modest buildings to grand architectural complexes, aqueducts, and bridges into sculptural entities. The aesthetic sophistication of his works not only surpassed those of his predecessors and contemporaries but also integrated innovative technical solutions with refined artistic expression. Through his novel spatial compositions and continuous architectural experimentation, Sinan positioned himself at the confluence of art and science. Architecture, in his hands, became a vehicle for expressing religious devotion, political authority, and artistic ingenuity. By the late sixteenth century, Istanbul had been reshaped by his interventions, earning the moniker "Sinan's Istanbul." This study aims to explore the intersections of art and science within his oeuvre, emphasizing the sculptural nature of his structures and their impact on the spatial organization of Istanbul.
İslam sanatında heykelin yasak olmasına rağmen, ünlü Osmanlı mimarı Mimar Sinan, bu sınırlamayı ustalıkla aşmayı bilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun baş mimarı olarak görev yaptığı yarım yüzyıl boyunca Sinan'ın yapıları anıtsal bir heykelsi nitelik kazanmıştır. Kısıtlamaları yaratıcı yenilikler için fırsatlar olarak gören Sinan, mütevazı yapılardan büyük mimari külliyelere, su kemerlerine ve köprülere kadar çeşitli yapıları heykelsi varlıklara dönüştürmüştür. Eserlerinin estetik inceliği sadece seleflerinin ve çağdaşlarınınkini aşmakla kalmamış, aynı zamanda yenilikçi teknik çözümleri rafine sanatsal ifadeyle bütünleştirmiştir. Yeni mekânsal kompozisyon arayışları ve sonu gelmeyen mimari deneyleri sayesinde Sinan, kendisini sanat ve bilimin kesiştiği noktada konumlandırmış; mimari, onun elinde dine bağlılığı, siyasi otoriteyi ve sanatsal yaratıcılığı ifade etmenin bir aracı haline gelmiştir. On altıncı yüzyılın sonlarına gelindiğinde, İstanbul onun katkılarıyla yeniden şekillenmiş ve “Sinan'ın İstanbul'u” görünümünü kazanmıştır. Dolayısıyla bu makale, Sinan'ın bu kenti birer kent heykeli gibi süsleyen çeşitli eserlerinde sanat ve bilimin kesişme noktalarını ortaya koymayı amaçlamakta ve Sinan'ın İstanbul siluetini dönüştüren ustalıklı mekânsal araştırmalarını, yapılarının plastik değeri, kent planlaması ve mekân organizasyonu üzerindeki etkileri bağlamında incelemektedir.
Primary Language | English |
---|---|
Subjects | Architectural History, Theory and Criticism |
Journal Section | Makaleler |
Authors | |
Publication Date | March 31, 2025 |
Submission Date | February 5, 2025 |
Acceptance Date | March 20, 2025 |
Published in Issue | Year 2025 Volume: 2 Issue: 1 |