SİLAHLI ÇATIŞMALARDA SİVİLLERİN KORUNMASI: NORMATİF ÇERÇEVE VE UYGULAMADAKİ ZORLUKLAR
Öz
Uluslararası hukukun temel ilke, usul ve kurumlarının gelişimi günümüzün karmaşık ve çoğu zamanda çelişkili siyasi dinamiklerinden etkilenmektedir. Bu etkileşim, hukuki belirsizliklere ve norm ile uygulama arasında uçuruma neden olmaktadır. Bu çerçevede, sivillerin korunması uluslararası hukukun temel hedeflerinden biri olarak kabul edilse de bu korumanın etkin bir şekilde sağlanması büyük ölçüde siyasi iradeye bağlıdır.
Silahlı çatışmalarda sivillerin korunması, uluslararası toplum açısından öncelikli bir meseledir. Bu bağlamda uluslararası insancıl hukukun teamül kurallarının kodifikasyonu ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları ile kapsamlı ve güçlü bir normatif yapı oluşturulmuştur. Ancak, uluslararası hukuk bağlamında devletlerin norm oluşturma süreçlerine bağlılıkları ile bu normları uygulama konusundaki taahhütleri arasında belirgin bir tutarsızlık bulunmaktadır. Özellikle, soykırım ve diğer kitlesel vahşet suçlarına karşı "bir daha asla" taahhüdünün vurgulandığı Dünya Zirvesi’nin ardından, devletlerin bu tür insani krizlere müdahale konusundaki isteksizlikleri, uluslararası hukukun uygulanmasındaki çelişkilerin somut bir örneğini teşkil etmektedir. Silahlı çatışmalarda sivillerin yeterince korunamaması, mevcut normların içeriği ve bunların uygulanabilirliği konusunda kritik soruları gündeme getirmektedir. Bu sorunlar, normların muğlaklığı/belirsizliğinden ya da uygulanmasındaki eksiklikler/yetersizliklerden kaynaklanabileceği gibi, devletlerin siyasi çıkarları doğrultusunda kasıtlı bir şekilde yükümlülüklerini yerine getirmemelerinden de ileri gelebilmektedir. Sonuç olarak, silahlı çatışmalarda artan sivil kayıplar uluslararası hukuk düzeninde Vestfalyan anlayışın ve devlet egemenliğinin dokunulmazlığına verilen önceliğin devam ettiğini göstermektedir. Bu durum barış ve güvenliği korumak amacıyla kurulan Birleşmiş Milletlerin (BM) sivilleri savaşın yıkıcı etkilerinden koruma görevini yerine getirmekte yetersiz kalmasına yol açarken aynı zamanda BM ve Güvenlik Konseyi gibi uluslararası kurumların güvenilirliğini ve meşruiyetini zayıflatmakta, sivillerin korunmasındaki temel rollerini de sorgulatmaktadır.
Bu çalışma, silahlı çatışmalarda sivillerin korunmasına ilişkin hukuki çerçevenin sınırlarını ve gelişimini incelemekte; Güvenlik Konseyi kararları temelinde geliştirilen normların uygulanabilirliğini, mevcut araç ve mekanizmalarla ve devletlerin iş birliği ve rızaya dayalı tutumları çerçevesinde değerlendirmektedir.
Anahtar Kelimeler
silahlı çatışmalar
,
sivillerin korunması
,
uluslararası insancıl hukuk
,
birleşmiş milletler güvenlik konseyi
PROTECTION OF CIVILIANS IN ARMED CONFLICTS: NORMATIVE FRAMEWORK AND CHALLENGES IN IMPLEMENTATION
Abstract
The development of fundamental principles, procedures, and institutions of international law is shaped by today’s complex and often contradictory political dynamics. This interaction leads to legal uncertainty and a widening gap between norms and their implementation. In this context, although the protection of civilians is recognized as one of the core objectives of international law, the effectiveness of this protection largely depends on political will.
The protection of civilians in armed conflicts is a priority issue for the international community. In this regard, a comprehensive and robust normative framework has been established through the codification of customary rules of international humanitarian law and the resolutions of the United Nations Security Council. However, there is a clear inconsistency between states’ participation in norm-making processes and their commitment to implement those norms. In particular, the reluctance of states to intervene in such humanitarian crises—even after the World Summit, where the “never again” pledge against genocide and other mass atrocity crimes was strongly emphasized—illustrates the contradictions in the application of international law.
The failure to adequately protect civilians in armed conflicts raises critical questions regarding both the substance and the enforceability of existing norms. These shortcomings may stem from the ambiguity or limitations of the norms themselves, but also from states’ deliberate unwillingness to fulfill their obligations due to political interests. Ultimately, the growing civilian toll in armed conflicts reveals the persistence of the Westphalian logic and the primacy of state sovereignty in the international legal order. This not only undermines the UN’s ability to fulfill its mandate of protecting civilians from the devastating effects of war but also weakens the legitimacy and credibility of institutions such as the UN and the Security Council.
This study examines the limits and evolution of the legal framework for the protection of civilians in armed conflict, evaluating the applicability of norms developed through Security Council resolutions in light of existing mechanisms and the cooperation and consent of states.
Keywords
protection of civilians
,
armed conflict
,
humanitarian law
,
security council