İNSAN ONURU NEDİR? PICO DELLA MİRANDOLA’NIN "BUKALEMUN İNSAN"INDAN KANT’IN "YASA KOYUCU İNSAN"INA BİR KAVRAMIN ANALİZİ
Abstract
İnsan onuru kavramı uluslararası belgelerde insan haklarının temeli olarak gösterilmektedir. Peki insan onuru nedir? Bu soru etrafında pek çok tartışma vardır. Bu makalede, insan onuru kavramının uluslararası belgelerdeki yeri gösterildikten sonra kavram etimolojik bir incelemeye tabi tutulmuştur. Bu etimolojik incelemeler insan onuru kavramını insanın kutsallığına işaret ettiğini göstermektedir. İnsanın kutsal bir varlık olduğuna ilişkin yaklaşımlara dini metinlerde de rastlanmaktadır. Genel olarak bu kutsallık özgür irade ile ilişkilendirilmektedir. Benzer yaklaşıma insan hakları düşüncesinde de rastlanır: İnsan hakları, insan onuru ile, insan onuru ise özgür irade ile temellendirilir. O halde dini düşünce ile insan hakları düşüncesi, insanı kutsal bir varlık olarak kabul etmekte ve bu kutsallığın özgür iradeden kaynaklandığını kabul etmekte ortaktır. Peki dini düşünce tarzı ile insan hakları düşüncesinin insan onuru yaklaşımları aynı mıdır? Bu makalede aynı olmadığı görüşü işlenmektedir. Dini düşünce tarzına göre, insan her ne kadar kutsal ise de Tanrı’nın buyruklarına uymadığında bu kutsallığını yitirebilir. İnsan hakları düşüncesinde ise insan hiçbir zaman kutsallığını yitirmez. Bu, insan onuru kavramının insan hakları açısından özgün bir anlam ifade ettiğini gösterir. Makalede dini ve felsefi metinlerden örneklerle bu özgün anlam ortaya konmaya çalışılacaktır. Bu çerçevede Pico Della Mirandola’nın “bukalemun insan” kavramı, insanın kutsal olduğunu fakat bu kutsallığın yitirilebileceği anlayışını temsil etmekte, Kant’ın “yasa koyucu insan” kavramı ise yitirilmeyecek kutsallığa işaret etmektedir.
Keywords
İnsan Onuru, İnsanın Kutsallığı, Özgür İrade, Pico Della Mirandola, Kant
Thanks
Bu makalenin çok erken taslaklarını okuyarak değerli eleştirilerini benimle paylaşan Dr. Öğr. Üyesi Özgem Tuğçe Gümüş Boyacı’ya teşekkür ederim. Hatalar tümüyle bana aittir.
WHAT IS HUMAN DIGNITY? TRACING A CONCEPT FROM PICO DELLA MIRANDOLA’S “CHAMELEON MAN” TO KANT’S “LAW-GIVING MAN
Abstract
International human rights documents consistently present human dignity as the foundation of all human rights. But what does human dignity actually mean? This article first examines the place of the concept in international instruments, then subjects it to an etymological analysis which reveals that "human dignity" signifies the sacredness of the human being. Religious texts similarly associate this sacredness with free will—a connection also found in human rights thought, where human rights are grounded in dignity and dignity in free will. Despite this apparent convergence, this article argues that religious and human rights approaches to dignity are fundamentally different. In religious thought, human sacredness is conditional and can be lost through disobedience to divine commands. In human rights thought, however, sacredness is inalienable and never lost—regardless of one's actions. This marks the unique meaning of dignity within human rights discourse. Drawing on religious and philosophical sources, the article illustrates this distinction through two contrasting concepts: Pico della Mirandola's "chameleon man," who may ascend or descend by his own free choice, and Kant's "lawgiving man," who, as a self-legislating being, possesses an irrevocable dignity. The article concludes that the modern human rights understanding of dignity represents a conceptual transformation in which the human being ceases to be a means within a moral system and becomes an end in itself.
Keywords
Human dignity, human sacredness, free will, Pico della Mirandola, Kant