Osmanlı Devleti’nin tarih sahnesinden çek(tir)ilmesinin
sancılarının hissedildiği Anadolu coğrafyasında bu süreçte yaşanan krizlerden
müstağni kalamayan şehirlerden birisi olan Gaziantep, kendi manevi ve ilmi
dinamikleri ile bu krizden çıkış kapıları aralamasını başarabilmiş bir
şehirdir. Hiç şüphe yok ki, bu krizin aşılmasında çaba sarfedenler arasında ilk
sıralarda zikredilmesi gereken âlimlerden birisi Ahmet Muhtar Büyükçınar’dır (1920-2013). Büyükçınar, son dönemde
yetişmiş ve ömrünü
geçmişe ait İslâm müktesebatının aydınlığa kavuşmasına adamış İslâm
âlimlerindendir. Yaşadığı zor zamanda yüklendiği iki temel vazifesi vardır. Bu
vazifelerden ilki, köklerine olabildiğince bağlı ama bir o kadar da dönemin
ihtiyaçlarına göre donanmış Türkiye’nin yeni nesillerinin yetişmesine öncülük
etmek; diğeri ise kendisine ait olan kabiliyetlerini ve imkânlarını, İslâm’ın
daha iyi anlaşılması ve yaşanılması için kullanmak. Büyükçınar’ın hayatını bu iki
meseleye vakfetmesinin altında yatan neden onun din anlayışıdır. Bu anlayış, Büyükçınar’ın ilim uğruna çileli bir mücadeleye
katlanmasına, ilmini amel, infak ve eser ile tezyin etmesine ve yüzlerce
yetişmiş insanı ardında bırakmasına imkan oluşturmuştur.
| Journal Section | Research Article |
|---|---|
| Authors | |
| Acceptance Date | December 18, 2017 |
| Publication Date | December 10, 2017 |
| Published in Issue | Year 2017 Volume: 1 Issue: 2 |