Verbal Collocations in Arabic and Turkish Languages (A Comparative Analytical Study)
Abstract
This article aims to examine lexical collocations in Arabic and Turkish through a comparative analysis. The study analyzes these structures at grammatical, morphological, and semantic levels in order to reveal the similarities and differences between the two languages. In this context, the research seeks to answer three main questions. First, are there grammatical, morphological, and semantic similarities and differences between collocations in Arabic and Turkish? Second, to what extent do Turkish students learning Arabic understand Arabic lexical collocations? Third, is comparative linguistics a fundamental method for helping Turkish learners comprehend Arabic collocations? By addressing these questions, the study aims to identify structural and semantic relationships between the two languages and to explore how similarities and differences between the native language (Turkish) and the target language (Arabic) influence the acquisition and comprehension of collocations by Turkish learners of Arabic. Furthermore, the research evaluates the role of comparative linguistics in facilitating learners’ ability to establish connections between collocations in both languages. The study also highlights several important characteristics of collocations as a linguistic phenomenon. A collocation may consist of two words and is subject to grammatical rules; however, the dictionary meanings of the individual words do not necessarily reflect the overall meaning of the collocation. Rather, the meaning emerges from the contextual combination of its components and from conventional usage accepted by the speech community. In addition, collocations function as fixed expressions that demonstrate semantic and structural unity among their components. The order of their elements cannot be freely changed, replaced, or omitted. For this reason, they are considered conventionalized linguistic patterns that resemble idiomatic or widely used expressions within a language. The study also addresses morphological features in Arabic and Turkish, including structural properties, pronoun usage, and differences in singular, dual, and plural forms.
Keywords
Arapça ve Türkçe'de Söz Öbekleri "Karşılaştırmalı Analitik Bir İnceleme"
Abstract
Bu makale, Arapça ve Türkçedeki sözcük öbeklerini (kolokasyonları) karşılaştırmalı bir yaklaşımla incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, bu yapılar dilbilgisel, morfolojik ve anlamsal düzeylerde ele alınarak iki dil arasındaki benzerlik ve farklılıklar ortaya konulmaktadır. Bu bağlamda araştırma üç temel soruya odaklanmaktadır: Birincisi, Arapça ve Türkçedeki sözcük öbekleri arasında dilbilgisel, morfolojik ve anlamsal bakımdan ne tür benzerlik ve farklılıklar bulunmaktadır? İkincisi, Arapça öğrenen Türk öğrenciler bu dilsel öbekleri ne ölçüde anlayabilmektedir? Üçüncüsü ise karşılaştırmalı dilbilimin, Türk öğrencilerin Arapça dilsel öbekleri anlamasında temel bir yöntem olup olmadığıdır. Araştırma, bu sorulara cevap vererek iki dil arasındaki yapısal ve anlamsal ilişkileri ortaya koymayı; ayrıca Türkçe konuşan Arapça öğrenicilerin sözcük öbeklerini edinme ve anlama süreçlerinde ana dil ile hedef dil arasındaki benzerliklerin ve farklılıkların etkisini incelemeyi hedeflemektedir. Bunun yanında karşılaştırmalı dilbilimin, öğrenicilerin iki dildeki öbekler arasında anlam ve kullanım bakımından yakınlık kurmalarındaki rolü değerlendirilmektedir. Çalışma, sözcük öbeklerinin dilsel bir olgu olarak bazı temel özelliklerini de ortaya koymaktadır. Buna göre bir öbek çoğu zaman iki sözcükten oluşabilir ve dilbilgisel kurallara bağlıdır. Ancak öbeği oluşturan sözcüklerin tek tek sözlük anlamları, öbeğin bütünsel anlamını her zaman yansıtmaz. Bu tür yapıların anlamı, bileşenlerinin birlikte oluşturduğu bağlamdan doğmakta ve konuşur topluluğunun ortak dil kullanımına dayanmaktadır. Ayrıca bu öbekler, öğeleri arasında anlam ve yapı bakımından güçlü bir bütünlük gösteren kalıplaşmış ifadelerdir. Öğelerinin sırası değiştirilemez, yerlerine başka kelimeler getirilemez veya herhangi bir öğe çıkarılamaz. Bu nedenle söz konusu yapılar, toplumda yerleşmiş deyimsel ve kalıplaşmış dilsel ifadeler olarak değerlendirilir. Çalışmada ayrıca Arapça ve Türkçede biçimbilimsel yapı, zamir kullanımı ve tekil-ikil-çoğul biçim farklılıkları gibi konular da ele alınmaktadır.
Keywords
Thanks
Büyük fayda sağlayan, nitelikli ve sağlam bilimsel çalışmalarınız için teşekkür ederim
المتلازمات اللّفظيّة في اللّغتين العربيّة والتّركيّة (دراسة تحليليّة تقابليّة)
Abstract
تهدف هذه المقالة إلى إجراء دراسة تحليليّة تقابليّة للمتلازمات اللّفظيّة في اللّغتين العربيّة والتّركيّة؛ من خلال المقارنة بينهما على المستويات النّحويّة والصّرفيّة والدّلاليّة، وتبيان نمطها الثّقافيّ. ولهذا سنقوم بالإجابة عن الأسئلة الآتية:
1ـ هل هناك تشابه واختلاف بين المتلازمات اللّفظيّة في كلا اللّغتين نحويّاً وصرفيّاً ودلاليّاً؟
2ـ ما هو مدى فهم المتلازمات اللّغويّة العربيّة من قِبَل متعلمِيْ اللّغة العربيّة الأتراك؟
3ـ هل علم اللّغة التّقابليّ هو الأساس الذي سيعتمد عليه المتعلِّم التّركيّ في فهم المتلازمات اللّغويّة العربيّة؟
يعالج البحث تلك الأسئلة بالإجابة عنها من خلال إظهار أوجه التّشابه والاختلاف بينهما؛ وتبيان أثر تلك الأوجه في تسهيل اكتسابها وفهمها من قِبَل متعلّمِيْ اللّغة الأتراك، والتّوقّف عند دور علم اللّغة التّقابليّ في عمليّة التّقريب بين متلازمات اللّغة الأم واللّغة الثّانية الـمُستهدفة.
يسلّط البحثُ الضّوء على حقائق لغويّة تتعلّق بالمتلازمات اللّفظيّة، من حيث إمكانيّة اقتصار المتلازمة على كلمتين؛ وأنّها من ناحية القواعد النّحويّة تخضع لتلك القواعد المنظَّمَة، إضافة إلى أنّ المعنى الحَرْفيّ لكل كلمة داخل المتلازمة اللّفظيّة لا يُسبِغ عليها المعنى المراد، بل تستمدّ معناها العام من ترابطها مُجتمعَةً، ومن توافق أهل اللّغة وتواضعهم على الاصطلاح الخاص المتعلّق بها.
تخلص هذه الدّراسة إلى أنّ المفهومَ العامَّ للمتلازمات اللّفظيّة، يتمثّل في كونها وحدات دلاليّة بنيويّة خاصّة، يجمع بينها الانسجام، ولا تخضع لاحتماليّة التّقديم أو التأخير، ولا الاستبدال أو الحذف بين مفرداتها، لأنّها تراكيب اصطلاحيّة تعارف عليها القوم، واستعملوها في مقاماتها الكلامّية، وتُفهم من خلال قوالبها اللّغويّة، كأمثال أو متلازمات لفظيّة شائعة؛ وتتّصف بظواهر دلاليّة في بنيتها التّركيبيّة
Keywords