Tarihin Tekrar Yazılması Ve Suçun Başkasının Üzerine Atılması: Katyń Katliamları (1940) Ve Ermeni Sevk Ve İskânı (1915) Arasında Karşılaştırmalı Bir Çalışma
Abstract
On dokuzuncu ve
yirminci yüzyılda farklı uluslar, kendi ulus inşası süreçlerine başladılar. Bu
ulus oluşturma süreci başlangıçta, ulusun kendi tarihsel olaylarını yücelterek
birlik oluşturmayı çalışmıştır. Bir başka bir yöntemse, bazı olayları
yüceltirken diğer tarihsel olayları ihmal veya inkâr etmek olmuştur. Özellikle
o dönem bağımsızlığına kavuşan uluslar, çok sayıda savaş suçunun işlendiği iki
dünya savaşı sırasında büyük çatışmalar yaşamışlardır. Bu "lekeli
dönemden" kendilerine temiz ve ak bir sayfayla başlangıç yapmak için,
özellikle bağımsızlıklarına ulaştıkları dönemlerde yaşadıkları tarihsel
olayları yüceltmek veya tam tersi ihmal etmek istemişlerdir. Dolayısıyla bu
aşamada ihmal etmek, ardından inkâr etmek ve son olarak da tarihi yeniden
yazmak gibi üç yöntem uygulanmıştır. Tarihi tamamen yeniden yazma yönetime
başvuran uluslar az sayıda olmuştur. Fakat özellikle iki dünya savaşının
ardından yeni kurulan uluslar, bağımsızlıklarını sürdürmek için savaşmak
zorunda kaldıkları ve şiddetli bir dönem yaşadıkları için, bu yönteme başvurmuşlardır.
Bu dönem, ortaya koydukları "asil ulus" tablosuna uymadığı için, o
dönem yaşananları bilinçli olarak farklı bir şekilde anlatmak için büyük uğraş
göstermişlerdir. Bu uğraş içerisinde, bağlı oldukları devletten kopup kendi
ulus-devletlerini kurabilmek için uyguladıkları savaş ve şiddet doğrultusunda
bunu farklı anlatmayı daha uygun gösterip bu savaşın "adaletli bir
mücadele" olduğunu göstermeye çalışmışlardır. Böylece suç işleyen taraftan
mağdur olmuş veya kahraman taraf olmayı çalışmışlardır. Bunun iki en belirgin
örneğiyse, Birinci Dünya Savaşı sırasında (1914-1918) Osmanlı Devleti'ne karşı
ayaklanan Ermeniler ile 1939-1945 arasında gerçekleşen İkinci Dünya Savaşı
sırasında, Polonya'da katliam uygulayan Sovyet Ruslarıdır. Her iki olayda da
vahşet saçan taraf kendi ulusunu mağdur ve kahraman göstermeye çalışmıştır. Bu
iki konuyu araştırıp karşılaştırarak, ulus inşası çabası sürecinde tarihi
yeniden yazma yöntemi uygulanan uluslar hakkında taslak ve aşamaları
belirlemeye çalışan bir ön araştırma için uygun bir başlangıç yapılması
amaçlanmaktadır.
Keywords
Rewriting History And Passing Blame: A Comparative Study Between The Katyń Massacres (1940) And The Armenian Relocation (1915)
Abstract
During the nineteenth and twentieth century, different
nations initiated their own nation-building process. In early processes of
nation-building, the focus was on glorifying existing events to create unity.
There are; however, cases in which the focus shifted from glorifying past
events into neglecting or even denying events. This was especially the case for
newly established nations who witnessed major conflict during the two world
wars in which multiple war crimes were committed. In order to not “taint” their
independence with such mishaps, the committed atrocities were subsequently
downplayed, neglected, or even (in the most extreme situation) subjected to
complete rewriting of history. Few nations have resorted to engaging in
complete rewriting of history. Nations that rose from the ashes of the two
world wars often had a big part in the violence since they had to fight their
way to their independence. Hence, they resorted to complete rewriting of
history. Since newly established nations preferred to start of their newly
reached independence with the thought of being "a noble people" not
capable of vile actions against other nations, they exerted much effort into
narrating in an alternative manner what happened during the previous period. Nations
justified their struggle for independence by pointing out that they were
victims of other nations that were oppressing them. Two clear examples for this
were the Armenians during their war effort against the Ottoman Empire during
World War One (1914-1918); and the Soviet Russians in Poland during Second
World War (1939-1945). In both events, the perpetrators tried (and still try)
to shift their role in the events from committing atrocities, to victims and
heroes. A comparative look into the two case studies will be a good start for a
preliminary research in which an outline and model will be determined for
nations who have resorted to rewriting history in the process of nation
building.
Keywords