Amaç: COVID-19 döneminde tüm dünyada acil servisler salgının kontrolü açısından ilk odaklanılan birimler olmuştur. Bu çalışmada acil servise başvuran ve dahili açıdan değerlendirilmek üzere iç hastalıkları konsültasyonu istenilen hastaların COVID-19 pandemisi öncesinde ve sonrasında karşılaştırılarak değerlendirilmesi ve pandeminin dahili grup hastalar üzerindeki etkisinin araştırılması amaçlanmıştır.
Yöntem: Çalışma, Mayıs 2019 (COVID-19 öncesi dönem) ve Mayıs 2020 (COVID-19 sonrası dönem) dönemlerinde planlanmıştır. Bu kapsamda her bir periyot için hastane veri tabanı ayrı ayrı retrospektif olarak taranmış ve 18 yaş ve üzeri hastalar değerlendirilmiştir. Hastalara ait demografik özellikler, acile başvurma sebepleri, iç hastalıkları konsültasyonu istenme sebepleri, konsültasyon süreçleri ve konsültasyon sonuçları hastane bilgi sistemindeki (HICAMP®) iç hastalıkları konsültasyon form kayıtları dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS versiyon 21 (SPSS Inc, Chicago, IL, USA) programı kullanılarak analiz edilmiştir.
Bulgular: Dönemler arasında hastaların yaş ortalaması ve cinsiyeti açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Her iki dönemde de iç hastalıkları tarafından değerlendirilen hastaların en sık acil servise başvurma nedenlerinin oral alım bozukluğu, genel durum bozukluğu, bilinç bozukluğu ve halsizlik olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte COVID-19 sonrası dönemde gastrointestinal sisteme ait şikayetlerle acil servise başvuruda anlamlı bir artış olduğu gözlenmiştir. İç hastalıkları konsültasyon istem nedenlerine göre değerlendirildiğinde her iki dönemde de en sık konsültasyon istem nedeni gastrointestinal nedenlerken, COVID-19 sonrası dönemde enfeksiyöz ve nefrolojik nedenlerle konsültasyon isteminde anlamlı bir artış olduğu gözlenmiştir. Hastalar konsültasyon sonlanım durumuna göre değerlendirildiğinde ise COVID-19 sonrası dönemde yoğun bakım ünitesine yatış oranında anlamlı bir artış saptanırken servis yatışlarında anlamlı bir değişim saptanmamıştır.
Sonuç: Çalışmanın sonuçları, pandemi sonrası dönemde enfeksiyöz ve nefrolojik nedenlerle dahiliye konsültasyonlarının yanı sıra yoğun bakım ünitesine yatış oranlarında artış olduğunu göstermektedir. Bu bulgular, COVID-19 pandemisi sonrasında acil servise başvuran hastaların klinik ciddiyetinde ve özelliklerinde bir değişim olduğunu düşündürmektedir.
Objective: During the COVID-19 pandemic, emergency departments became the primary units in the control and management of the epidemic worldwide. This study aimed to evaluate patients who presented to the emergency department and required internal medicine consultation in the pre- and post-COVID-19 periods, and to investigate the impact of the pandemic on the profile and outcomes of these patients.
Method: This retrospective study was conducted by comparing two periods: May 2019 (pre-COVID-19 period) and May 2020 (post-COVID-19 period). Hospital database records were reviewed separately for each period, and patients aged 18 years and older were included. Demographic characteristics, reasons for emergency department admission, indications for internal medicine consultation, consultation processes, and outcomes were analyzed based on internal medicine consultation forms recorded in the hospital information system (HICAMP®). Statistical analyses were performed using SPSS version 21 (SPSS Inc, Chicago, IL, USA) software.
Results: There was no statistically significant difference between the two periods regarding mean age and gender distribution. In both periods, the most common reasons for emergency department admission were oral intake disorders, deterioration in general condition, altered consciousness, and fatigue. However, a significant increase in gastrointestinal-related complaints was observed in the post-COVID-19 period. Gastrointestinal causes remained the leading reason for internal medicine consultation in both periods, while consultations due to infectious and nephrological causes increased significantly after the pandemic. Evaluation of consultation outcomes revealed a significant increase in intensive care unit admissions in the post-COVID-19 period, whereas no significant difference was observed in hospitalization rates to inpatient services.
Conclusion: The findings of this study indicate that the post-pandemic period was associated with increased intensive care admissions and a higher rate of internal medicine consultations for infectious and nephrological conditions, reflecting a shift in patient severity and clinical characteristics following the COVID-19 pandemic.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Internal Diseases |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | August 18, 2025 |
| Acceptance Date | October 3, 2025 |
| Publication Date | April 30, 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA32UB28LY |
| Published in Issue | Year 2026 Volume: 4 Issue: 1 |