Classical Turkish poetry manifests as an artistic expression that harmonizes beauty and depth within a cohesive aesthetic, appealing to both the brain and the spirit. In this tradition, poets employ words for both their denotative meanings and their emotional and artistic connotations. Nature serves as a fundamental aspect of this vision: soil, water, sky, flora, and fauna act as symbolic elements that enhance harmony and amplify significance. Nature transcends mere description, serving as an allegorical and figurative medium for the expression of the human psyche and existential contemplations. Emrî, a sixteenth-century divan poet, creates a complex semantic setting, particularly employing allegories of flora and fauna. Plants symbolize beauty, mortality, and transience, whereas animals represent freedom, fidelity, grace, or yearning for the beloved. Classical motifs like the rose and the nightingale are redefined as universal symbols of love and anguish. Emrî utilizes these symbols not merely as natural entities but as tools that enhance lyrical profundity. The depicted flora exemplify the delicate equilibrium of existence, while animals embody intrinsic human conflicts and aspirations, with each representation eliciting novel connotations in the reader's imagination. In Emrî’s oeuvre, the hüma represents fortune and elevation, but the gazelle (ahu) symbolizes the beloved’s beauty, coyness, and elusiveness. Floral elements, including the wilting hyacinth and the blooming rose, underscore the transience and delicacy of love. This allegorical aesthetic method converts poetry from a verbal art form into a visual and cognitive experience. Imagery of flora and fauna not only enhances visual cohesion but also facilitates universal contemplation of the human-nature connection. This study examines how natural allegories in Emrî’s Divan enhance poetic aesthetics and elucidates the symbolic roles of these elements, so clarifying the poet’s artistic vision.
Klasik Türk şiiri, güzellik ve derinliği estetik bir bütünlükle birleştirerek okuyucunun hem zihnine hem de ruhuna hitap eden bir sanat formudur. Bu şiir geleneğinde şair, kelimeleri yalnızca anlamlarıyla değil taşıdıkları duygusal ve estetik etkilerle seçer. Doğa unsurları, bu estetik anlayışın temel unsurlarındandır. Toprak, su, gökyüzü, bitkiler ve hayvanlar gibi unsurlar şiirin ahengini ve anlam katmanlarını besleyen sembolik öğeler olarak işlev görür. Şairler için doğa, betimleme aracı olmanın ötesinde insanın iç dünyasını ve varoluşsal sorgulamalarını aktarmak için kullanılan alegorik ve metaforik bir dil hâline gelir. XVI. yüzyıl klasik Türk edebiyatı temsilcilerinden Emrî, doğa imgelerini özellikle bitki ve hayvan sembolleri üzerinden çok katmanlı bir anlam dünyasına dönüştürür. Bitkiler şiirlerinde güzellik, ölümlülük ve yaşamın geçiciliği gibi temalarla ilişkilendirilirken hayvanlar özgürlük, sadakat, zarafet veya sevgiliye duyulan özlem gibi duyguların taşıyıcısı olur. Örneğin, gül ve bülbül gibi klasik imgeler aşkın ve ıstırabın evrensel alegorileri olarak yeniden yorumlanır. Emrî, bu unsurları salt doğal varlıklar olarak değil şiirsel derinliği artıran araçlar olarak değerlendirir. Bitkilerle hayatın kırılgan dengesini, hayvanlarla ise insanın içsel çatışmalarını ve arzularını somutlaştırır. Şiirdeki her bir imge, anlamı çoğaltan ve okurun zihninde yeni çağrışımlar uyandıran alegorik bir işleve sahiptir. Emrî’nin eserlerinde, hüma talih ve yüceliğin; ahu ise sevgilinin güzelliği, nazı ve ulaşılmazlığıyla özdeşleşir. Sümbülün solgunluğu veya gülün tazeliği gibi bitkisel imgeler ise zamanın geçiciliğini ve aşkın kırılgan doğasını vurgular. Bu yaklaşım, şiiri yalnızca sözel bir sanat olmaktan çıkararak görsel ve düşünsel bir deneyime dönüştürür. Bitki ve hayvan imgeleri, estetik bütünlüğü tamamlamakla kalmaz; insan-doğa ilişkisine dair evrensel sorgulamalara da kapı aralar. Bu çalışma, Emrî Divanı’ndaki doğa imgelerinin şiir estetiğine kattığı derinliği ve bu unsurların alegorik işlevlerini analiz ederek şairin sanatsal vizyonunu ortaya koymayı hedefler.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Language Studies (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Early Pub Date | October 26, 2025 |
| Publication Date | November 30, 2025 |
| Submission Date | February 7, 2025 |
| Acceptance Date | October 8, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Issue: 104 |