HİLAFET VE İKTİDAR BAĞLAMINDA SELİMÎ VE HATÂYÎ DİVANLARINDA DİNÎ - SİYASÎ İMGELEM
Abstract
XVI. yüzyıl, Osmanlı ile Safevî Devleti arasında yaşanan siyasî ve mezhebî rekabetin edebî metinlere de yansıdığı önemli bir dönemdir. Osmanlı padişahı Yavuz Selim’in "Selimî" mahlasıyla kaleme aldığı Farsça divanı ile Safevî Devleti’nin kurucusu Şah İsmail’in "Hatâyî" mahlasıyla yazdığı Türkçe divan, bu rekabetin dinî ve siyasî söylem bakımından en dikkat çekici örnekleri arasında yer almaktadır. Her iki hükümdarın şiirleri klasik nazım geleneğine bağlı olmakla birlikte, içerik bakımından yoğun bir ideolojik söylem taşımaktadır. Hatâyî’nin Divanı, imamet ve mehdiyet gibi Şiî-tasavvufî kavramları merkeze alarak Şah İsmail’in siyasal otoritesini ilâhi bir zeminde temellendiren propagandacı bir nitelik taşımaktadır. Divandaki şiirlerde Şah İsmail, bir hükümdar olmanın ötesinde, manevî bir kurtarıcı ve mürşid-i kâmil olarak sunulmaktadır. Buna karşılık Selimî’nin şiirlerinde siyasal meşruiyet, imamet ya da hilafet gibi kurumsal dinî iddialardan ziyade fetih, askerî güç ve hükümdarın şahsî dirayeti üzerinden temellendirilmektedir. Yavuz Selim, Ehl-i Sünnet çizgisinde bir hükümdar olarak, Şah İsmail’in imamet anlayışına karşı nizam-ı âlem ve adalet eksenli bir sultanlık tasavvuru ortaya koymaktadır. O, Tasavvufî imgelerden yararlanmakla birlikte, iktidarın dayanağını esas olarak fetihle kazanılmış güç, ordu disiplini ve liderlik vasfında aramaktadır. Bu yönüyle Selimî’nin şiirleri, Hatâyî’de görülen ilâhi misyon vurgusundan ayrılarak siyasî ve askerî gerçekliğe dayalı bir hükümdarlık anlayışını yansıtmaktadır. Bu çalışmada Selimî ve Hatâyî divanları karşılaştırmalı olarak incelenerek dönemin mezhepsel gerilimleri, otorite anlayışları ve iktidar temsilleri edebî metinler üzerinden değerlendirilmiştir. İnceleme sonucunda, Selimî ve Hatâyî divanlarının yalnızca estetik bir şiir geleneğini değil, iki farklı siyasî ve mezhebî dünya görüşünü temsil ettiği görülmüştür. Hatâyî’nin şiirlerinde imamet düşüncesi mistik ve ilâhi bir misyonla siyasallaştırılırken, Selimî’nin divanında hükümdarlık tasavvufî imgeler, askerî kudret ve liderlik vasfı üzerinden meşrulaştırılmaktadır. Bu durum, Osmanlı–Safevî rekabetinin yalnızca askerî ve siyasî alanlarda değil, kültürel, dinî ve ideolojik düzlemde de sürdüğünü göstermektedir. Selimî ve Hatâyî divanları, hilafet ve imamet ekseninde şekillenen farklı otorite anlayışlarının şiir diliyle temsil edilişini ortaya koyan önemli kaynaklar niteliğindedir.
Keywords
RELIGIOUS AND POLITICAL IMAGINATION IN THE DIVANS OF SELIMÎ AND ḤATÂYÎ IN THE CONTEXT OF CALIPHATE AND POWER
Abstract
The sixteenth century was a significant period in which the political and sectarian rivalry between the Ottoman and Safavid states was also reflected in literary texts. The Persian divan composed by Sultan Selim I of the Ottoman Empire under the pen name “Selimî” and the Turkish divan written by Shah Ismail, the founder of the Safavid state, under the pen name “Khatai” are among the most striking examples of this rivalry in terms of religious and political discourse. Although the poems of both rulers adhere to the classical tradition of verse, they carry an intense ideological discourse in terms of content. Khatai’s divan has a propagandistic character that grounds Shah Ismail’s political authority on a divine basis by centering Shiʿi-sufi concepts such as the imamate and mahdi doctrine. In the poems of the divan, Shah Ismail is presented not merely as a ruler, but as a spiritual savior and a murshid-i kamil. In contrast, in Selimî’s poetry, political legitimacy is grounded not in institutional religious claims such as the Imamate or the Caliphate, but rather in conquest, military power, and the ruler’s personal competence. As a ruler within the Sunni tradition, Selim I constructs a conception of sultanate based on the principles of world order (niẓām al-ʿālam) and justice in response to Shah Ismail’s claim of Imamate. While making use of Sufi imagery, he primarily bases sovereignty on power acquired through conquest, military discipline, and leadership qualities. In this respect, Selimî’s poetry reflects a conception of rulership grounded in political and military reality, in contrast to the emphasis on divine mission found in Khatai’s verse.
In this study, the divans of Selimî and Khatai are examined comparatively, and the sectarian tensions, conceptions of authority, and representations of power in the period are analyzed through literary texts. The findings show that these divans represent not only an aesthetic poetic tradition but also two different political and sectarian worldviews. In Khatai’s poetry, the concept of Imamate is politicized through a mystical and divine mission, whereas in Selimî’s divan, sovereignty is legitimized through Sufi imagery, military power, and leadership qualities. This situation demonstrates that the Ottoman-Safavid rivalry extended beyond military and political spheres into cultural, religious, and ideological dimensions. The divans of Selimî and Khatai thus constitute important sources that reveal how different conceptions of authority shaped around the Caliphate and the Imamate are represented through poetic language.
Keywords