Since the Ottoman State considered the Yezidis as heretics in Islam they were not recognized as a Muslim community and therefore, not included into the “millet system” as Chiristians and Jews. At the same time, they were not acknowledged as a distinct congregation. The relations between the Ottoman State and the Yezidis increased in the Tanzimat period. At that time, the State's purpose was to gain the Yezidis for the Sunni community by recognizing them as Muslims. This policy was followed in the later period but became unsuccessfull, therefore, the Islamization policy of the Yezidis failed.
Yezidîler, devlet tarafından, yüzyıllar önce İslâm'dan sapmış bir top-luluk fırka-i dâlle olarak kabul edildiklerinden dolayı, resmen ne Müs-lüman bir cemaat olarak tanınmışlar, ne de Hristiyan ve Yahudiler gibi ”ehl-i Kitap“ kabul edilmişlerdir. Osmanlı Devleti ile Yezidîler arasın-daki ilişkiler Tanzimat döneminde gayriresmî sûrette de olsa gelişmeye başlamış; bunun sonucu olarak Babıâli, Yezidî topluluklarıyla yakından ilgilenerek onları kazanmaya çalışmıştır. Nüfus kayıtlarına ”Müslim“ olarak kaydedilen Yezidîler, Babıâli tarafından ”Müslüman muamelesi“ yapılarak birçok defa askere alınmak istenmişse de, cemaat liderlerinin muhalefeti yüzünden başarılı olunamamıştır. Aynı şekilde, Yezidîleri İslâm'a döndürmek amacıyla başlatılan eğitim seferberliğinden de bir sonuç alınamamıştır.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Authors | |
| Publication Date | April 26, 2002 |
| IZ | https://izlik.org/JA45BC49GG |
| Published in Issue | Year 2002 Issue: 7 |