Aim: This study aimed to evaluate the relationship between eating addiction and depression in obese individuals, as well as examining
the sociodemographic and clinical factors associated with these conditions.
Material and Methods: The research was conducted based on descriptive research principles. The study took place between August 1,
2023, and December 1, 2023, at the Obesity Center of Samsun Education and Research Hospital, following the acquisition of necessary
permissions and ethical approval. A total of 142 obese individuals who volunteered to participate in the study were included. Data were
collected using a Personal Information Form, the Beck Depression Scale (BDS), and the Modified Yale Food Addiction Scale (mYFAS).
Researchers employed a face-to-face survey method for data collection. The SPSS 25.0 program was used to perform descriptive statistics,
group comparisons, correlation analyses, and logistic regression analyses. A statistical significance level of p<0.05 was accepted.
Results: Among the participants, 90.1% were female, 65.5% were aged between 36 and 55, 78.9% were married, and 57.7% had no
chronic illnesses. Additionally, 31% had a BMI over 40, 71.8% were unemployed, 72.5% had a medium income level, and 35.2% had a
university education or higher. Depression was present in 57.7% of participants, while eating addiction was present in 18.3%. Although eating addiction was more prevalent among women, the difference between genders was not statistically significant (p>0.05). Eating
addiction was significantly more prevalent among individuals with a BMI of at least 40 kg/m² (p < 0.005). Depression was significantly
more prevalent among individuals with low income (p < 0.01). A weak but significant positive correlation was found between food
addiction and depression level (r = 0.270, p < 0.05) and BMI (r = 0.288, p < 0.05). Logistic regression analysis revealed that the risk of
food addiction was lower in the 56–73 age group (OR = 0.124, 95% CI=0.023–0.656, p=0.014) and higher in individuals with a BMI ≥
40 kg/m² (OR=4.196, 95% CI=1.540–11.428, p=0.005). Logistic regression analysis identified low income level as an independent risk
factor for depression (OR=2.628; 95% CI: 1.121–6.159; p=0.026).
Conclusion: Depression and eating disorders are common among obese individuals, and the two conditions are significantly related. In
this sample, which consists predominantly of women, morbid obesity and a low income level are important risk factors. When managing
obesity, it is important to include psychiatric assessments and comprehensive approaches to eating behaviors in the treatment process.
Amaç: Bu çalışmada obez bireylerin yeme bağımlılığı ve depresyon durumları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi ve bu iki durumla
ilişkili sosyodemografik ve klinik faktörlerin incelenmesi amaçlandı.
Gereç ve Yöntemler: Çalışma tanımlayıcı araştırma türü ilkelerine göre yürütüldü. Çalışma Samsun Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Obezite Merkezinde 01.08.2023/01.12.2023 tarihleri arasında izinler ve etik kurul alındıktan sonra tamamlandı. Çalışmaya katılmaya
gönüllü 142 obez birey dahil edildi. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), Modifiye Edilmiş Yale
Yeme Bağımlılığı Ölçeği (mYYBÖ) kullandı. Veriler araştırmacılar tarafından yüz yüze anket yöntemiyle toplandı. SPSS 25.0 programı
ile verilerin tanımlayıcı istatistikleri, grup karşılaştırmaları, korelasyon analizleri ve lojistik regresyon analizleri yapıldı. İstatistiksel
anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi.
Bulgular: Katılımcıların %90,1’nin kadın olduğu, %65,5’nin 36-55 yaş aralığında olduğu, %78,9’nun evli olduğu, %57,7’sinin kronik bir
hastalığının olmadığı, %31’nin BKİ’nin 40’ın üzerinde olduğu, %71,8’nin çalışmadığı, %72.5’nin gelir düzeyinin orta düzeyde olduğu,
%35,2’sinin üniversite ve üzeri eğitim seviyesine sahip olduğu belirlendi Katılımcıların %57,7’sinde depresyon, %18,3’ünde yeme bağımlılığı saptandı. Yeme bağımlılığı kadınlarda daha yüksek olmakla birlikte
cinsiyetler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). BKİ ≥40 kg/m² olan bireylerde yeme bağımlılığı anlamlı düzeyde
daha sık görüldü (p<0,005). Düşük gelir düzeyine sahip bireylerde depresyon anlamlı olarak daha yüksekti (p<0,01). Yeme bağımlılığı
ile hem depresyon düzeyi (r=0,270; p<0,05) hem de BKİ arasında zayıf ancak anlamlı pozitif korelasyon saptandı (r=0,288; p<0,05).
Lojistik regresyon analizine göre 56–73 yaş grubunda yeme bağımlılığı riski daha düşüktü (OR=0,124; %95 GA: 0,023–0,656; p=0,014),
BKİ ≥40 kg/m² olan bireylerde ise yeme bağımlılığı riski 4,2 kat artmıştı (OR=4,196; %95 GA: 1,540–11,428; p=0,005). Depresyon için
yapılan lojistik regresyon analizinde düşük gelir düzeyi bağımsız bir risk faktörü olarak belirlendi (OR=2,628; %95 GA: 1,121–6,159;
p=0,026).
Sonuç: Obez bireylerde depresyon ve yeme bağımlılığı sık görülmekte ve bu iki durum arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır.
Kadınların belirgin çoğunlukta olduğu bu örneklemde, morbid obezite ve düşük gelir düzeyi önemli risk faktörleri olarak dikkat
çekmektedir. Obezite yönetiminde psikiyatrik değerlendirme ve yeme davranışlarına yönelik bütüncül yaklaşımların tedavi sürecine
dâhil edilmesi önemlidir
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Clinical Sciences (Other) |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | August 5, 2025 |
| Acceptance Date | December 9, 2025 |
| Publication Date | December 31, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 9 Issue: 3 |