Büyük acıların ve büyük felaketlerin
yaşandığı İkinci Dünya Savaşı sonrası Dünya iki kutuplu bir hale gelmiştir. Bu
kutuplardan birini Amerika Birleşik Devletleri diğerini ise Sovyet Rusya oluşturmaktadır.
O dönemin bu iki büyük devleti savaş esnasında her ne kadar ortak amaçlar
etrafında birleşseler de savaştan sonraki süreçte bu durum aynı şekilde devam
etmemiştir. Soğuk Savaş adı verilen savaş sonrası dönemde Amerika Birleşik
Devletleri ve Rusya yeni kurulan Dünya düzenini kendi çıkarları doğrultusunda
şekillendirmek istemişlerdir. Türkiye ise her ne kadar İkinci Dünya Savaşı’na
girmese de bu iki büyük devletin her zaman ilgisini çekmiştir. Her iki devlette
Türkiye’yi kendi tarafına çekmek için savaş esnasında olduğu gibi savaş
sonrasında da büyük uğraşlar vermişlerdir. Türkiye ise yine Atatürk döneminde
olduğu gibi toprak bütünlüğünden taviz vermeden yeni kurulan Dünya düzeni
içerisindeki yerini alma gayretini göstermiştir. Yine Soğuk Savaş döneminde
Türkiye’yi Ortadoğu açısından ilgilendiren en önemli olaylardan biri Süveyş
Krizi ve ardından ilan edilen Eisenhower Doktrini olmuştur. Yaşanan Süveyş
Krizi sonrasında ilan edilen bu doktrin hem Soğuk Savaş’ın iki büyük devleti
olan Amerika Birleşik Devletleri ve Rusya’yı hem de Türkiye’yi ve birçok
Ortadoğu ülkesini yakından ilgilendirmiştir. Bu çalışmada da öncelikle Soğuk
Savaş dönemine ve bu dönemde Türkiye’nin durumuna değinildikten sonra
Ortadoğu’da büyük bir krize neden olan Süveyş Krizi ve ardından ilan edilen
Eisenhower Doktrini ele alınacaktır.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Publication Date | December 31, 2019 |
| IZ | https://izlik.org/JA39HS83TE |
| Published in Issue | Year 2019 Volume: 3 Issue: 2 |