Research Article
PDF Mendeley EndNote BibTex Cite

From Particular to Universal in Hegel’s Philosophy: Citizenship and Justice

Year 2017, Volume -, Issue 6, 101 - 112, 28.11.2017

Abstract

Abstract

Giorgio Agamben has emphasized the issue of individual and recognition as a citizen in the Homo Sacer. I think that addressing this problem in the context of Hegel's Phenomenology of Spirit and Philosophy of Right is important for current political and social practices. Because the problem with the world is a self-conscious problem. Hegel has also dealt with a dialectical process while dealing with the essential social, subjective, and interactive world. It establishes or aims at the relation of dialectical recognition in the Hegel system with the assumption of ideal state and citizenship. This dialectical attitude hides the fact that some social dilemmas are overcome and their contingent side. Such a recognition process also points to the fact that the subject's domain of subjective freedom erodes in the thought of a unity. A few basic questions/problems arise in this direction. I start with a quote from Agamben's book is to reveal the exact question/problem. Is there always a positive recognition and unity from the conflict between the subjectivity of the individual and the objectivity of the state? Can an idealized state and its product citizenship always offer a universal understanding of justice for each individual who shares that social life?

In this study, I will try to present a critique of the dialectical process in the context of the issues I have discussed above, while examining the relation of absolute recognition between the individual and the state. For each individual, I will establish the need to establish a recognition relationship on more equal and equal terms, aiming at a collective life on the basis of freedom and justice. I think we need a new dialectic idea that opens doors to new possibilities from reproduced dual opposites in order to shed light on the blind spots in the world we live in. In this regard, this study explains the relation between recognition and justice, which will be able to reassess the relationship of absolute recognition.

References

  • Agamben, G. (2013). Kutsal İnsan: Egemen İktidar ve Çıplak Hayat. (İsmail Türkmen, Çev.). İstanbul: Ayrıntı. Hegel, G.W.F. (2015). Tinin Görüngübilimi. (Aziz Yardımlı, Çev.). İstanbul: İdea Yayınları. Hegel, G.W.F. (2013). Anahatlarda Tüze Felsefesi ya da Doğal Hak ve Politik Bilim (Aziz Yardımlı, Çev.). İstanbul: İdea Yayınları. Herbert, M. (2013).Us ve Devrim. (Aziz Yardımlı, Çev.). İstanbul: İdea Yayınları. Honneth, A. (2015).Tanınma Uğruna Mücadele. (Özgür Aktok, Çev.). İstanbul: İthaki.

Hegel Felsefesinde Tikelden Evrensele: Yurttaşlık ve Adalet

Year 2017, Volume -, Issue 6, 101 - 112, 28.11.2017

Abstract

Özet

Giorgio Agamben’ in Kutsal İnsan’ da ortaya koyduğu yurttaş olarak birey ve tanınma sorununu G.W.F. Hegel’in Tinin Fenomenolojisi ve Hukuk Felsefesinin Anahatları bağlamında ele almanın ve yeniden hatırlamanın güncel politik ve toplumsal pratikler için önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü insanın dünyayla sorunu özbilinç sorunudur. Hegel özbilinci toplumsal, öznelerarası ve etkileşimsel bir dünyada ele alırken aynı zamanda diyalektik bir süreci de işletmiştir. Hegel sisteminde ortaya koyduğu diyalektik tanınma ilişkisini ideal bir devlet ve yurttaşlık varsayımıyla kurar ya da onu amaçlar. Bu diyalektik tavır bir takım toplumsal açmazların aşılması olanağını ve olumsal yanlarını gizler. Böylesi bir tanınma süreci, aynı zamanda bireyin öznel özgürlük alanının bir birlik düşüncesinde eridiğine işaret eder. Bu doğrultuda ortaya bir kaç temel soru/sorun çıkar. Agamben’in kitabından bir alıntıyla başlama sebebim tam da işaret etmeye çalıştığım soru/sorunları ifşa etmeye yöneliktir. Bireyin öznelliği ile devletin nesnelliğinin çatışmasından her zaman olumlayıcı bir tanınma ve birlik çıkar mı? İdealize edilmiş bir devlet ve onun ürünü yurttaşlık her zaman için o toplumsal yaşamı paylaşan tek tek her bir birey için evrensel bir adalet anlayışı sunabilir mi?

Bu çalışmada birey-devlet arasındaki mutlak tanınma ilişkisini irdelerken yukarıda sorunsallaştırdığım meseleler çerçevesinde diyalektik sürecin de bir eleştirisini sunmaya çalışacağım. Tek tek her bir birey için özgürlük ve adalet temelinde olumlayıcı beraber yaşamı amaçlayan daha adil ve eşit şartlarda bir tanıma ilişkisi kurmanın gerekliliğini ortaya koyacağım. Şu anda içinde yaşadığımız dünyadaki kör noktalara ışık tutabilmek için yeniden üretilen ikili karşıtlıklardan ziyade yeni imkânlara kapı aralayan yeni bir diyalektik fikre ihtiyacımız olduğu düşüncesindeyim. Bu sayede bu çalışma tanınma-adalet ilişkisini açımlayarak; o mutlak tanınma ilişkisinin yeniden değerlendirilmesine fırsat verecektir.

References

  • Agamben, G. (2013). Kutsal İnsan: Egemen İktidar ve Çıplak Hayat. (İsmail Türkmen, Çev.). İstanbul: Ayrıntı. Hegel, G.W.F. (2015). Tinin Görüngübilimi. (Aziz Yardımlı, Çev.). İstanbul: İdea Yayınları. Hegel, G.W.F. (2013). Anahatlarda Tüze Felsefesi ya da Doğal Hak ve Politik Bilim (Aziz Yardımlı, Çev.). İstanbul: İdea Yayınları. Herbert, M. (2013).Us ve Devrim. (Aziz Yardımlı, Çev.). İstanbul: İdea Yayınları. Honneth, A. (2015).Tanınma Uğruna Mücadele. (Özgür Aktok, Çev.). İstanbul: İthaki.

Details

Primary Language Turkish
Subjects Social
Journal Section Articles
Authors

Müge TEPEYURT This is me (Primary Author)
MİMAR SİNAN GÜZEL SANATLAR ÜNİVERSİTESİ, FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ, FELSEFE BÖLÜMÜ
Türkiye

Publication Date November 28, 2017
Application Date May 1, 2017
Acceptance Date August 9, 2017
Published in Issue Year 2017, Volume -, Issue 6

Cite

APA Tepeyurt, M. (2017). Hegel Felsefesinde Tikelden Evrensele: Yurttaşlık ve Adalet . ViraVerita E-Dergi , - (6) , 101-112 . Retrieved from https://dergipark.org.tr/en/pub/viraverita/issue/37259/430429