Objectıve: Inguinal hernia development is a
significant postoperative complication in patients
receiving penile revascularization. This study aimed
to reveal that mesh reinforcement in patients with
a risk of inguinal hernia is an applicable treatment
method to prevent hernia formation.
Material and Methods: Seventy-seven patients, were included into the study. While thirtynine of the patients had penile revascularization
without mesh reinforcement(Group 1), 38 of the
patients had the operation with prolene mesh
reinforcement(Group 2). Patients were grouped homogeneously in terms of hernia formation risk factors. After penile revascularization operation, patients were evaluated considering hernia formation.
Results: Mean age of the patients was 47.7
years for Group 1(25-68) and 49.6 years for Group
2(28-66). Mean patient follow up was 16.3(11-26)
months. It was determined that 3 of the patients in
group 1 had hernia during post-operative second
month and 2 of the patients had it during postoperative third and fourth months. None of the
patients in group 2 had hernia. Hernia repair was
conducted by open surgery in four of the patients
who had hernia and by laparoscopic surgery in one
patient who had hernia.
Conclusion: Preperitoneal mesh reinforcement is an effective method that can be applied
to prevent inguinal hernia which is observed in
patients who have risk of inguinal hernia in penile
revascularization operation.
Amaç: Penil revaskülarizasyon yapılan hastalarda inguinal herni gelişimi önemli bir postoperatif komplikasyondur. Bu çalışmada, inguinal herni
riski taşıyan hastalarda mesh takviyesi yapılmasının
herni gelişmesini önleyici prosedür olarak uygulanabilir bir yöntem olduğunu göstermek amaçlanmıştır.
Materyal ve Metot: Bu çalışmaya, 2010-2014
yılları arasında penil revaskülarizasyon ameliyatı yapılan 77 hasta dahil edilmiştir. Bu hastalardan 39’una
mesh takviyesi yapılmadan (Grup 1), 38’ine ise prolen mesh takviyesi yapılarak (Grup 2) penil revaskülarizasyon ameliyatı yapılmıştır. Hastalar inguinal
herni gelişimi için risk faktörleri açısından homojen
olarak gruplandırılmıştır. Bütün hastaların operasyondan sonra üçüncü, altıncı ve onikinci aylardaki
kontrollerinde fizik muayeneleri yapılmış ve gerekli
görülen hastalarda inguinal bölge ultrasonografik
olarak değerlendirilmiştir. Hastalar penil revaskülarizasyon ameliyatı sonrası herni gelişimine ve ameliyat sürelerine göre değerlendirilmiştir.
Bulgular: Bu çalışmaya dahil edilen hastaların yaş ortalaması grup 1 için 47,7 (25-68), grup
2 için 49,6 (28-66) olarak tespit edilmiştir. Her iki
grup içinde ortalama takip süreleri 16,3 ay (11-26
ay) olmuştur. Grup 1 deki hastalardan 3 tanesinde
postoperatif ikinci ayda, 2 tanesinde ise postoperatif üçüncü ve dördüncü aylarda direkt inguinal
herni geliştiği saptanmıştır. Grup 2 deki hastaların hiçbirisinde herni gelişmemiştir. Fıtık gelişen
hastalardan hastalardan 4 tanesine açık, 1 tanesine
ise laparoskopik yöntemle herni tamiri yapılmıştır.
Bu çalışmada prolen mesh kullanılmasına bağlı bir
komplikasyon gelişmemiştir.
Sonuç: Penil revaskülarizasyon operasyonunda inguinal herni risk faktörü taşıyan hastalarda inguinal bölgeye preperitoneal mesh takviyesi yapılması operasyon sonrasında görülen direkt inguinal
hernilerin önlenmesi için uygulanabilecek etkili bir
yöntemdir.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Surgery |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Publication Date | October 1, 2017 |
| Published in Issue | Year 2017 Volume: 12 Issue: 3 |