Özel Hukuk Tüzel Kişilerinin Bilirkişilik Hizmeti Vermesine İlişkin Hukuki Sorunlar Üzerine Bir Değerlendirme
Abstract
Gerek adli gerek idari yargıda önemli bir fonksiyon ifa eden “bilirkişilik” müessesesi, esas itibarıyla, 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu ile “özel hukuk tüzel kişileri”ne de açılmış bulunmaktadır. Adı geçen Kanun’un, aslen “gerçek kişi” odaklı bilirkişilik sistemi kurgusuna rağmen, “özel hukuk tüzel kişileri”ne de “bilirkişilik” hizmeti sunma olanağı tanıması; bilirkişilik faaliyetinin hukuki niteliği ile bilirkişinin hukuki statüsü ve sorumluluk rejimi bakımından ciddi “hukukilik” ve “yerindelik” sorunlarını beraberinde getirmektedir.
Dahası, bilirkişilik müessesesinin karakteriyle bağdaştırılması güç biçimde, “özel hukuk tüzel kişileri”ne de bilirkişilik imkânı veren Bilirkişilik Kanunu; bu hususta asgari düzeyde dahi çerçeve çizmeksizin, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde yer alan Bilirkişilik Daire Başkanlığı’nca belirleme yapılmasını öngörmekle yetinmektedir. Bir tür “yetki devri” anlamına gelen bu kanuni dayanak doğrultusunda, Bilirkişilik Daire Başkanlığı, “Özel Hukuk Tüzel Kişilerinin Bilirkişilik Hizmeti Vermesine İlişkin Usul ve Esaslar”ı, 23.08.2024 tarihinde resmî internet sitesinde duyurmak suretiyle yürürlüğe koymuş bulunmaktadır.
Böylece, “özel hukuk tüzel kişileri”nin bilirkişilik faaliyeti sunmasının hukuki rejimi, esasen, Resmî Gazete’de yayımlanmayan bir “adsız düzenleyici idari işlem” vasıtasıyla ihdas edilmiş olmaktadır. Normlar hiyerarşisi açısından “yönetmelik altı” seviyedeki bir düzenleme tarzı ile hukuki rejim ihdası ise; esasen, “idarenin kanuniliği ilkesi”, “idarenin düzenleme yetkisinin tali niteliği” ile “temel hak ve hürriyetlerin güvence rejimi” ekseninde tartışılmayı hak eden ve Anayasallığa varan bir dizi sorun yaratmaktadır.
İşte, “özel hukuk tüzel kişileri”ne bilirkişilik hizmeti verme yetkisi tanınmasının yol açabileceği muhtelif sorunlara projeksiyon tutulmak suretiyle, “özel hukuk tüzel kişileri”nin bilirkişi olarak görevlendirilmesinin hukuken isabetli olup olmadığı temel sorusundan hareketle hazırlanan bu çalışmada; mezkûr “Usul ve Esaslar” vasıtasıyla ihdas edilen hukuki rejim, eleştirel bir perspektifle irdelenmektedir. Neticede, “özel hukuk tüzel kişileri”ne bilirkişilik imkânı tanıyan düzenlemelerin tamamen kaldırılması ya da en azından bilirkişilik müessesesinin mahiyetine uygun, öngörülebilir bir kanuni çerçeveye kavuşturulması gerektiğine kanaat getirilmektedir.
Keywords
- Bilirkişi
- Bilirkişilik
- Bilirkişilik Şirketleri
- Bilirkişilik Daire Başkanlığı
- Özel Hukuk Tüzel Kişileri
- Özel Hukuk Tüzel Kişilerinin Bilirkişilik Hizmeti Vermesine İlişkin Usul ve Esaslar
- Adsız Düzenleyici İdari İşlem
- İdarenin Kanuniliği İlkesi
- İdarenin Düzenleme Yetkisi
- Temel Hak ve Hürriyetlerin Sınırlanması
References
- Akbulut E, Türk İdare Hukukunda Kanuni İdare İlkesi (1. Baskı, Beta 2013). google scholar
- Akyılmaz B, Sezginer M ve Kaya C, Türk İdare Hukuku (19. Baskı, Seçkin 2025). google scholar
- Atalay O ve Bulut U, Pekcanıtez Usûl Medenî Usûl Hukuku, C.3 (16. Bası, On İki Levha 2025) s.3030-3092. google scholar
- Atalı M, ‘6754 Sayılı Bilirkişilik Kanunu ve Hukuki Konularda Bilirkişilik’ (2016) 65(4) Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 3271-3282. google scholar
- Bell J ve Lichère F, Contemporary French Administrative Law (1. Edition, Cambridge University 2022). google scholar
- Blomeyer J, Schadensersatzansprüche des im Prozess Unterlegenen wegen Fehlverhaltens Dritter (1. Auflage, Carl Heymanns 1972). google scholar
- Bolayır N, ‘Fransız Hukukunda Amicus Curiae (Mahkeme Dostu) Kurumu’ (2021) 1 Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 803-833. google scholar
- Bülbül E, İdari İşlemlerin Yürürlükten Kaldırılması (1. Baskı, Beta 2010). google scholar
Details
Primary Language
Turkish
Subjects
Law in Context (Other)
Journal Section
Research Article
Publication Date
July 3, 2026
Submission Date
March 9, 2026
Acceptance Date
April 17, 2026
Published in Issue
Year 2026 Volume: 84 Number: 2