Amaç: Her Çocukluk çağı cinsel istismarı (Cİ), ciddi fiziksel, psikolojik, adli ve hukuki sonuçları olan çok boyutlu bir sorundur ve en sık travma sonrası stres bozukluğu (TSSB) ile ilişkilendirilmektedir. Bu çalışmanın amacı, bir psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi gören ergen kızların Cİ öyküsünü incelemek ve bunun adli ve psikiyatrik sonuçlarını değerlendirmektir.
Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, bir psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi gören ergen kızlara ait iki yıllık tıbbi kayıtlar incelenmiştir.
Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 15.8 yıl (SS = 1.29) olarak bulunmuştur. Örneklemin %27.4’ünde Cİ öyküsü tespit edilmiştir. En sık bildirilen istismar türü penetrasyon olup (%42.1), faillerin çoğunluğu aile üyeleri (%44.4) veya tanıdık kişiler (%31.1) olarak belirlenmiştir. Cİ’nin, TSSB için önemli bir risk faktörü olduğu saptanmış (OR = 53.3) ve Cİ mağdurlarında TSSB oranlarının, diğer hastaneye yatırılan ergen kızlara kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğu görülmüştür (p < 0.001). Ayrıca, vakaların %20’sinin hastaneye yatış öncesinde yasal bildirimde bulunulmadığı tespit edilmiştir. Cİ mağdurlarının hastanede kalış süreleri de anlamlı derecede daha uzun bulunmuştur (p = 0.019).
Sonuç: Bu bulgular, psikiyatri kliniğinde yatarak tedavi gören ergen kızlarda Cİ yaygınlığına ilişkin önemli epidemiyolojik ve betimleyici veriler sunmaktadır. Araştırma, mağdurlar için güçlendirilmiş hukuki koruma mekanizmaları, özel terapötik müdahaleler ve multidisipliner destek sistemlerinin gerekliliğini vurgulamaktadır.
Aim: The increasing Child sexual abuse (CSA) is a multifaceted issue with serious physical, psychological, forensic, and legal implications, primarily associated with post-traumatic stress disorder (PTSD). This study aims to investigate the history of CSA among adolescent girls admitted to a psychiatric inpatient unit and examine its forensic and psychiatric associations.
Methods: This retrospective study analyzed two years of medical records of adolescent girls admitted to a psychiatric inpatient unit.
Results: The mean age of the participants was 15.8 years (SD = 1.29). A history of CSA was identified in 27.4% of the sample. The most frequently reported form was penetration (42.1%), and the majority of perpetrators were family members (44.4%) or acquaintances (31.1%). CSA was found to be a significant risk factor for PTSD (OR = 53.3), with PTSD rates being significantly higher among victims of CSA compared to other hospitalized adolescent girls (p < 0.001). Additionally, 20% of cases had not been legally reported before hospitalization. Moreover, victims had significantly longer hospitalization durations (p = 0.019).
Conclusion:These findings provide important epidemiological and descriptive data on adolescent girls receiving inpatient psychiatric treatment. This research underscores the need for enhanced legal protections, specialized therapeutic interventions, and multi-disciplinary support systems for survivors.
| Primary Language | English |
|---|---|
| Subjects | Forensic Psychology, Forensic Epidemiology |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | March 6, 2025 |
| Acceptance Date | December 19, 2025 |
| Publication Date | December 28, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 39 Issue: 3 |