Özellikle 1980’li yıllardan sonra küreselleşmenin de etkisiyle devletin, ekonomi içerisindeki payının azaldığı gözlenmektedir. Bu aşamadan sonra devlet, ekonomi içinde bir oyuncu olarak değil kural koyan, düzen belirleyen bir role sahip olmaktadır. Devletin sahip olduğu bu işlevine “regülasyon” denmektedir. Devlet elinde saklı bulundurduğu “regülasyon” işlevini kendilerine ait yasaları ve tüzel kişiliğe sahip olan merkezi otoriteden bağımsız olarak faaliyetlerini sürdüren “Düzenleyici ve Denetleyici Kuruluşlar” tarafından yerine getirmektedir.
Bu çalışma Türkiye’deki Düzenleyici ve Denetleyici Kuruluşların düzenleme, denetleme ve kural koyma fonksiyonlarına dayanak oluşturan hukuksal altyapıları ve yaptırım güçlerini değerlendirmektedir. Elde edilen sonuç ise Türkiye’de aktif rol oynayan Düzenleyici ve Denetleyici Kuruluşların hukuki zeminlerinin kendi kanunları bakımından bağlayıcı yetkilere sahip olmasına rağmen, bu kanunların Anayasal bakımdan güçlü bağlarla hukuki bir zemine oturmamış olduğu gözler önüne serilmiştir.| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Authors | |
| Publication Date | April 19, 2016 |
| Published in Issue | Year 2016 Volume: 3 Issue: 1 |