In societies dominated by patriarchal structures, the distinction between men and women and the behaviors associated with these genders are rigidly separated. Gender, the primary determinant of physiological difference, transforms into a sociological and psychological sanction, leading to the development of discourses and sanctions aimed at controlling both genders. The patriarchal control mechanism, with its intensification of gender roles, attempts to assign women an identity based on their gender, particularly through the behavior and life of women, whom it considers the weaker party. The pressure created by transforming the female body into an object of sexual desire or restricting their behavior often leads to loneliness. In his work "Black Eyes," Cemil Süleyman, one of the leading Turkish novelists of the Fecr-i Ati period, questions the boundaries placed on women, particularly in relation to the concept of honor. A woman's reckoning with her body within the confines of confinement and prohibitions transforms her into a being suffering from hysterical pain. While the artist reflects the melancholic feelings generated by her perception of the woman's body in his work, he also attempts to explore the psychological and social traumas caused by her physical appearance. In his work, Cemil Süleyman addresses the hysteria engendered by identity and gender roles, particularly those constructed through the female body. This study examines the perception of female identity and the issue of hysteria in the novel Black Eyes. The novel examines the limitations imposed by social pressure on male-female relationships and the transformation of a negative view of the body into hysteria.
Ataerkil yapının hâkim olduğu toplumlarda kadın ve erkek ayrımı ve bu cinsiyetlere bağlı davranışlar katı bir şekilde birbirinden ayrılır. Fizyolojik farklılığın ilk belirleyicisi olan cinsiyet, sosyolojik ve psikolojik bir yaptırıma dönüşerek her iki cinsi de kontrol altında tutmaya yönelik söylem ve yaptırımın gelişmesine neden olur. Cinsiyet rolleri üzerine yoğunlaşan ataerkil kontrol mekanizması, özellikle güçsüz taraf olarak kabul ettiği kadının davranışları ve yaşamı üzerinden kadına cinsiyetine bağlı bir kimlik tayin etmeye çalışır. Kadın bedeninin cinsel bir arzu nesnesine haline dönüştürülmesi veya davranışlarının kısıtlanmasının oluşturduğu baskı kadını çoğu zaman yalnızlığa sürükler. Fecr-i Ati dönemi Türk romancılığının önemli yazarlarından olan Cemil Süleyman Siyah Gözler adlı eserinde özellikle kadına çizilen sınırları namus kavramı ile ilişkili olacak şekilde sorgular. Kadının hapsedildiği mekân ve yasaklar içinde bedeniyle olan hesaplaşması, onu histerik sancılar çeken bir varlığa dönüştürür. Sanatçı, kadının bedeni ile ilgili algısının yarattığı melankolik duyguları eserine yansıtırken fiziki görünümün yarattığı psikolojik ve toplumsal travmaları da işlemeye çalışır. Cemil Süleyman eserinde özellikle kadın bedeni üzerinden inşa edilen kimlik, toplumsal cinsiyet rollerinin ortaya çıkardığı histeriyi ele alır. Bu çalışmada Siyah Gözler romanında kadın kimliği algısı ve histeri konusu incelenmiştir. Romanda toplumsal baskının kadın erkek ilişkileri üzerinde yarattığı sınırlama, bedene olumsuz bakışının histeriye dönüşümü incelenmiştir.
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur. Çalışma için Etik Kurul Kararı gerekmemektedir.
Bu makalenin araştırılması, yazarlığı ve yayınlanması için herhangi bir kurumdan finansal destek alınmamıştır.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Modern Turkish Literature in Turkiye Field, Sex Development, Personal Development |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | September 1, 2025 |
| Acceptance Date | December 27, 2025 |
| Publication Date | December 31, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Issue: 51 |