Bu çalışma, Türkiye'nin Şanlıurfa kentinin son derece ataerkil ve geleneksel bağlamında kadınlara yönelik aile içi şiddeti, hem kadınların hem de erkeklerin bakış açılarından incelemektedir. Sıralı keşifsel nitel bir desenle yürütülen çalışmanın ilk aşamasında, 21 katılımcının şiddet deneyimlerini ve bu deneyimlere yükledikleri anlamları derinlemesine anlamak için fenomenolojik bir yaklaşım kullanılmıştır. İkinci aşamada ise ortaya çıkan temaları ve deneyim kalıplarını analitik olarak işlemek için temellendirilmiş teori metodolojisi kullanılmış ve nihayetinde bu bağlamda şiddetin nasıl işlediğine dair kapsamlı bir kavramsal model geliştirilmiştir. Bulgular, aile içi şiddetin sadece rastgele bir eylem veya bireysel bir patoloji değil, “Ataerkil Statü Koruma ve Yeniden Üretim Mekanizması” olarak işleyen döngüsel bir sosyal mekanizma olduğunu ortaya koymaktadır. Bu süreç, erkek otoritesine, geçim sağlayıcı rolüne veya onura yönelik algılanan tehditler tarafından tetiklenir, katı bir cinsiyet rolü yapısı ve şiddetin normalleşmesi tarafından mümkün kılınır, rasyonalizasyon stratejileri (örneğin, kurbanı suçlama) yoluyla uygulanır ve ataerkil düzenin yeniden kurulması ve şiddet kültürünün nesiller arası aktarımıyla sonuçlanır. Model, feminist teoriler, sembolik etkileşimcilik ve Bourdieu'nun sembolik şiddet kavramıyla açıklanan, şiddetin cinsiyet ideolojilerinin ve iktidar ilişkilerinin derinlemesine yerleşmiş bir tezahürü olduğunu göstermektedir.
Aile İçi Şiddet Toplumsal Cinsiyet Ataerkillik Gömülü Teori Şanlıurfa
Araştırmanın yürütülmesinde herhangi bir fon kullanılmamıştır.
The present study examines domestic violence against women in the highly patriarchal and traditional context of Şanlıurfa, Turkey, from the perspectives of both women and men. In the initial phase of the study, a sequential exploratory qualitative design was employed, with a phenomenological approach being utilised to facilitate a profound comprehension of the violence experiences of 21 participants and the meanings they ascribed to these experiences. In the second phase, grounded theory methodology was employed to analytically process the emerging themes and patterns of experience, thereby developing a comprehensive conceptual model of how violence operates in this context. The findings reveal that domestic violence is not merely a random act or an individual pathology, but rather a cyclical social mechanism that functions as a “Patriarchal Status Preservation and Reproduction Mechanism.” This process is initiated in response to perceived threats to male authority, the breadwinner role, or honour. It is facilitated by a rigid gender role structure and the normalisation of violence, and implemented through rationalisation strategies (e.g. victim blaming). The outcome of this process is the re-establishment of the patriarchal order and the intergenerational transmission of a culture of violence. The model demonstrates that violence is a deeply embedded manifestation of gender ideologies and power relations, explained through feminist theories, symbolic interactionism, and Bourdieu's concept of symbolic violence.
Domestic Violence Gender Patriarchy Grounded Theory Şanlıurfa
No funding was used to conduct the research.
| Birincil Dil | İngilizce |
|---|---|
| Konular | Kadın Araştırmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Ağustos 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.31592/aeusbed.1757926 |
| IZ | https://izlik.org/JA28EZ56AH |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 12 Sayı: 1 |