Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkiler çeşitli ideolojik, dini, siyasi, kültürel ve konjonktürel unsurlara bağlı olarak inişli-çıkışlı bir seyir izlemiş ve geçmişten bugüne bölgesel ve uluslararası sistemdeki gelişmelerin etkisi altında şekillenmiştir. Ne var ki Hamas’ın silahlı kanadını oluşturan Kassam Tugaylarının 7 Ekim 2023 tarihinde gerçekleştirmiş olduğu “Aksa Tufanı Operasyonu” Ortadoğu bölgesindeki güvenlik siyasetini bir bütün olarak değiştirmesi yanında Türkiye-İsrail ilişkilerini de artık eskisi gibi olmayacak yeni ve bambaşka bir döneme doğru itmiştir. Açık bir biçimde Filistin ulusunun yanında yer alarak İsrail’in tüm Ortadoğu coğrafyasını istikrarsızlık ve güvensizlikle baş başa bırakan radikal ve saldırgan eylemleri karşısında sert bir tavır takınan Ankara, 7 Ekim tarihinden önce Tel Aviv ile girmiş olduğu “normalleşme” eğilimini de zorunlu olarak bir kenara bırakmıştır. Netanyahu ve kabinesinin Gazze’de giriştiği kapsamlı hava harekâtı ile buradaki sivil nüfusa yönelik soykırıma varan şiddet dalgası yanında 8 Aralık 2024’te noktalanan “Suriye Devrimi” kapsamında bu ülke topraklarında baş gösteren rekabet ve meydan okumalar her iki bölgesel aktörü de “güvenlikçi” ve “pro-aktif” bir dış politika izlemeye sevk etmiştir. Bu çalışma bahse konu noktalar üzerinden 7 Ekim 2023 tarihi sonrasında İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilere yön veren değişkenleri ve dinamikleri ele alarak analitik bir çerçeve sunma amacını benimsemektedir.
The relations between Turkey and Israel have followed a fluctuating course, influenced by various ideological, religious, political, cultural and conjunctural factors, and have been shaped by developments in the regional and international systems from past to present. However, the “Operation Al-Aqsa Flood” carried out on October 7, 2023, by the Qassam Brigades, the armed wing of Hamas, not only fundamentally changed security policy in the Middle East but also propelled Turkish-Israeli relations into a completely new and distinct era, one that will never be the same again. Ankara, openly siding with the Palestinian nation and taking a firm stance against Israel’s radical and aggressive actions, which have left the entire Middle East region mired in instability and insecurity, has also been forced to abandon the “normalization” initiative it had initiated with Tel Aviv before October 7. The extensive air campaign launched by Netanyahu and his cabinet in Gaza, coupled with the wave of violence that amounted to genocide against the civilian population there, coupled with the “Syrian Revolution” that ended on December 8, 2024, and the rivalries and challenges that emerged in that country have driven both regional actors to pursue a “security-oriented” and “proactive” foreign policy. This study aims to provide an analytical framework by examining the variables and dynamics shaping relations between Israel and Turkey after October 7, 2023, through these points.
| Primary Language | Turkish |
|---|---|
| Subjects | Middle East Studies |
| Journal Section | Research Article |
| Authors | |
| Submission Date | November 10, 2025 |
| Acceptance Date | December 23, 2025 |
| Publication Date | December 30, 2025 |
| Published in Issue | Year 2025 Volume: 7 Issue: 2 |